Arthur
10 Ekim 2025, 19:17
Ramazan ayının gelmesiyle mide sorunlarına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi arttığı için metabolizma hızı düşer ve kişide halsizlik, baş ağrısı gibi sorunlar görülebilir. Bu yüzden oruç tutarken mutlaka sahura kalkılmalı ve sıvı tüketimine özen gösterilmeli. " dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Oruç tutarken sahura kalkmanın oldukça önemli olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi arttığı için metabolizma hızı düşer ve kişide halsizlik, baş ağrısı gibi sorunlar görülebilir. Bu yüzden oruç tutarken mutlaka sahura kalkılmalı ve sıvı tüketimine özen gösterilmeli.
Ayrıca, sahurda protein ağırlıklı beslenmek midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı da geciktirebilir. Bu nedenle özellikle yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi besinler sahurda mutlaka tüketilmeli” şeklinde konuştu.
Sahurun bir kahvaltı öğünü olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “Tost, gözleme, omlet, süt, salatalık, domates, yeşillikler tercih edebilirsiniz. Sahurda meyve tüketimi de gün içindeki tatlı isteğinin baskılanmasına yardımcı olacaktır.
Posalı besinler de uzun süreli tokluk sağlar; bu nedenle tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği ve kepekli ekmek dönüşümlü tercih etmelisiniz. Posanın diğer kaynaklarından biri de yulaftır. Yulaf; kan şekerini düzenlemede, kolesterol seviyelerini düşürmede ve kabızlığı önlemede çok ideal bir besindir. Tok tutucu özelliği önemli etkisi nedeniyle de Ramazan ayında özellikle sahurda yoğurt veya süt ile birlikte veya salatalara ekleyerek tüketilebilirsiniz” açıklamasında bulundu.
İFTARDA MİDEYİ YORAN BESİNLERDEN KAÇINILMALI
İftar yemeklerinin genellikle Ramazan’ın bereketinden ve uzun süreli açlıktan ötürü ziyafet sofrası şeklinde hazırlandığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “İftar sofrası hazırlarken kızartmalar, tatlılar, pilavlar gibi mideyi yoran besinler yerine çorbalar, salatalar, hafif sebze yemekleri, ızgara veya fırın yemekleri tercih edilmeli. İftar sonrası öğünlerde ise meyve ve dondurma gibi alternatif hafif öğünler seçilebilir” dedi.
RAMAZAN AYINDA REFLÜ SIK GÖRÜLÜYOR
Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan birinin de reflü olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, Ramazan ayında kilo almamak ve mide yanmalarını en aza indirmek için beslenme önerilerinde bulundu: - Sahur öğününü mutlaka yapın. Geceden niyet edip yatıldığında metabolizma yavaşlar ve yağların depolanmasına sebep olursunuz. - Sahurda protein içeren süt, peynir, yumurta, yoğurt türü besinleri mutlaka tüketin. - Asitli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları yerine meyve, şekersiz kompostolar tercih edin.
- Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posa miktarı fazla olan besinler (kepekli ekmek, çok tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, kepekli makarna, kepekli pirinç, sebze, meyve, kuru baklagiller, ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar gibi) tokluk hissi sağladığı için tercih edin. - En az 2 litre su tüketin. - Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlı, dondurma veya meyve tercih edin. Haftada 2 kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde meyve veya kuru meyveyi tatlı olarak kullanın. - İftardan 1,5-2 saat sonrasında mutlaka bir ara öğün yapın.
- İftardan 1–2 saat sonra yapılan yürüyüşün metabolizmayı hızlandırdığını, ağırlık artışını önlediğini unutmayın. - Yemekleri susuz tüketirseniz, daha az yağ almış olursunuz. - Turşular ve salamuralar, iftariyelik olarak hazırladığımız peynir, zeytin ve pastırmalar kanın yoğunluğunu arttırır ve susuzluk hissini tetikler. İftarda ve sahurda bu yiyecekleri hiç bulundurmamak akıllıca olur. - Beyne tokluk sinyalinin ulaşması için yemeğe başladıktan sonra 20 dakika gerekmektedir. Bu nedenle hızlı yemek yemeyin ve lokmalar arasında çatalınızı bırakın.
Ramazan ayına sayılı günler kala oruç tutacaklar için doğru beslenme konusunda uyarılarda bulunan Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz Ülkü, kilo verme amacı ile oruç tutmayı önermediklerini söyledi. İftar ve sahurda tüketebilecek besinlere değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz Ülkü, “Oruç döneminde kilo verenler kadar kilo alanları da görebiliyoruz. Diyetisyen kontrollünde bu süreçte kilo verebilmek de mümkün ama sadece kilo vermek için oruç tutmayı önermiyoruz. Çünkü orucun amacı farklı. Mümkün olduğunca yani ekstra bir durum olmadığı sürece sahura kalkılmasını öneriyoruz. Sahura kalkılmadığı takdirde gece yiyip yatan grupta iftar ile sahur yemeği arasında çok kısa bir zaman dilimi oluşuyor. Bu da metabolizmayı olumsuz yönde etkiliyor. O yüzden muhakkak sahura kalkılması gerekiyor. İftar ile sahur arası ne kadar uzun olur ise metabolizma açısından o kadar iyi olacaktır” dedi.
“SAHURDA YAĞLI, SALÇALI, TUZLU, BAHARATLI BESİNLER TÜKETİLMEMELİ”
Sahurda özellikle tüketilmemesi gereken besinlerin kişiyi susatacak besinler olduğuna değinen Elif Topuz Ülkü, “Gün boyu bizi tok tutacak besinleri tercih etmemiz gerekiyor. Bunların başında protein grubu yer alıyor. Yumurta, peynir, tam buğday ekmeğiyle yapılmış kepekli bir tost, yulaf, yoğurt veya 1 kase taze meyvelerden yapılmış bir karışım tercih edilebilir. Bunların aksine susatacak grupta yer alan yağ giren kızartma, salçalı veya iftardan kalan yemeklerin tüketilmesini çok fazla tavsiye etmiyoruz. Özellikle baharat, acı ve tuzlu grubun tercih edilmemesi gerekiyor” dedi.
“SU TEK SEFERDE DEĞİL YUDUM YUDUM TÜKETİLMELİ”
Ramazan ayında su tüketiminin önemine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz, şu tavsiyelerde bulundu: “Sahurda en az yarım litre tüketilmeli. Tek seferde içildiğinde şişkinlik ve hazımsızlık yapacağından yudum yudum tüketilmesini öneriyoruz.
İftarla birlikte yatana kadar 1 - 1,5 litrenin tamamlanmasını istiyoruz. Minimum 1,5 litre ama fiziksel aktivite gibi ekstra su tüketilmesinin artırılması gereken bazı durumlarda 2 ila 2,5 litrenin üzerine çıkılmasını tavsiye ediyoruz”.
“RAHATSIZLIĞI OLANLAR ORUÇ ÖNCESİ MUTLAKA DOKTORUNA DANIŞMALI”
Başta şeker ve tansiyon olmak üzere metabolik hastalığı olanların oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktoruna danışması gerektiğine dikkat çeken Elif Topuz Ülkü, iftar sofralarında dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu uyarılarda bulundu: “İftara öncelikle iftariyeliklerle başlanması gerekiyor ve belki ardından bir çorba tüketimi olabilir ama ondan sonra mümkün olduğunca bir 10 dakika ara verilmesi gerekiyor. Bu süreçte şeker ve tansiyon dengesi sağlanmış olacaktır. Daha sonra bütün besin gruplarını içeren bir tabak düşünebiliriz. Kırmızı veya beyaz et yanında muhakkak bir haşlama veya zeytinyağlı sebze, ayran, yoğurt ya da cacık tüketilebilir. İftar soframızda salatanın da yer almasına özen göstermeliyiz. Belki bu salataya baklagil eklenerek içeriği zenginleştirilebilir. İftar sonrası tatlı tercihlerinizi şerbetli değil sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini ve porsiyon ölçüsüne dikkat edilmesi gerekiyor"
[Only Registered Users Can See Links]
Oruç tutarken sahura kalkmanın oldukça önemli olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi arttığı için metabolizma hızı düşer ve kişide halsizlik, baş ağrısı gibi sorunlar görülebilir. Bu yüzden oruç tutarken mutlaka sahura kalkılmalı ve sıvı tüketimine özen gösterilmeli.
Ayrıca, sahurda protein ağırlıklı beslenmek midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı da geciktirebilir. Bu nedenle özellikle yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi besinler sahurda mutlaka tüketilmeli” şeklinde konuştu.
Sahurun bir kahvaltı öğünü olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “Tost, gözleme, omlet, süt, salatalık, domates, yeşillikler tercih edebilirsiniz. Sahurda meyve tüketimi de gün içindeki tatlı isteğinin baskılanmasına yardımcı olacaktır.
Posalı besinler de uzun süreli tokluk sağlar; bu nedenle tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği ve kepekli ekmek dönüşümlü tercih etmelisiniz. Posanın diğer kaynaklarından biri de yulaftır. Yulaf; kan şekerini düzenlemede, kolesterol seviyelerini düşürmede ve kabızlığı önlemede çok ideal bir besindir. Tok tutucu özelliği önemli etkisi nedeniyle de Ramazan ayında özellikle sahurda yoğurt veya süt ile birlikte veya salatalara ekleyerek tüketilebilirsiniz” açıklamasında bulundu.
İFTARDA MİDEYİ YORAN BESİNLERDEN KAÇINILMALI
İftar yemeklerinin genellikle Ramazan’ın bereketinden ve uzun süreli açlıktan ötürü ziyafet sofrası şeklinde hazırlandığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, “İftar sofrası hazırlarken kızartmalar, tatlılar, pilavlar gibi mideyi yoran besinler yerine çorbalar, salatalar, hafif sebze yemekleri, ızgara veya fırın yemekleri tercih edilmeli. İftar sonrası öğünlerde ise meyve ve dondurma gibi alternatif hafif öğünler seçilebilir” dedi.
RAMAZAN AYINDA REFLÜ SIK GÖRÜLÜYOR
Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan birinin de reflü olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, Ramazan ayında kilo almamak ve mide yanmalarını en aza indirmek için beslenme önerilerinde bulundu: - Sahur öğününü mutlaka yapın. Geceden niyet edip yatıldığında metabolizma yavaşlar ve yağların depolanmasına sebep olursunuz. - Sahurda protein içeren süt, peynir, yumurta, yoğurt türü besinleri mutlaka tüketin. - Asitli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları yerine meyve, şekersiz kompostolar tercih edin.
- Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posa miktarı fazla olan besinler (kepekli ekmek, çok tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, kepekli makarna, kepekli pirinç, sebze, meyve, kuru baklagiller, ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar gibi) tokluk hissi sağladığı için tercih edin. - En az 2 litre su tüketin. - Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlı, dondurma veya meyve tercih edin. Haftada 2 kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde meyve veya kuru meyveyi tatlı olarak kullanın. - İftardan 1,5-2 saat sonrasında mutlaka bir ara öğün yapın.
- İftardan 1–2 saat sonra yapılan yürüyüşün metabolizmayı hızlandırdığını, ağırlık artışını önlediğini unutmayın. - Yemekleri susuz tüketirseniz, daha az yağ almış olursunuz. - Turşular ve salamuralar, iftariyelik olarak hazırladığımız peynir, zeytin ve pastırmalar kanın yoğunluğunu arttırır ve susuzluk hissini tetikler. İftarda ve sahurda bu yiyecekleri hiç bulundurmamak akıllıca olur. - Beyne tokluk sinyalinin ulaşması için yemeğe başladıktan sonra 20 dakika gerekmektedir. Bu nedenle hızlı yemek yemeyin ve lokmalar arasında çatalınızı bırakın.
Ramazan ayına sayılı günler kala oruç tutacaklar için doğru beslenme konusunda uyarılarda bulunan Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz Ülkü, kilo verme amacı ile oruç tutmayı önermediklerini söyledi. İftar ve sahurda tüketebilecek besinlere değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz Ülkü, “Oruç döneminde kilo verenler kadar kilo alanları da görebiliyoruz. Diyetisyen kontrollünde bu süreçte kilo verebilmek de mümkün ama sadece kilo vermek için oruç tutmayı önermiyoruz. Çünkü orucun amacı farklı. Mümkün olduğunca yani ekstra bir durum olmadığı sürece sahura kalkılmasını öneriyoruz. Sahura kalkılmadığı takdirde gece yiyip yatan grupta iftar ile sahur yemeği arasında çok kısa bir zaman dilimi oluşuyor. Bu da metabolizmayı olumsuz yönde etkiliyor. O yüzden muhakkak sahura kalkılması gerekiyor. İftar ile sahur arası ne kadar uzun olur ise metabolizma açısından o kadar iyi olacaktır” dedi.
“SAHURDA YAĞLI, SALÇALI, TUZLU, BAHARATLI BESİNLER TÜKETİLMEMELİ”
Sahurda özellikle tüketilmemesi gereken besinlerin kişiyi susatacak besinler olduğuna değinen Elif Topuz Ülkü, “Gün boyu bizi tok tutacak besinleri tercih etmemiz gerekiyor. Bunların başında protein grubu yer alıyor. Yumurta, peynir, tam buğday ekmeğiyle yapılmış kepekli bir tost, yulaf, yoğurt veya 1 kase taze meyvelerden yapılmış bir karışım tercih edilebilir. Bunların aksine susatacak grupta yer alan yağ giren kızartma, salçalı veya iftardan kalan yemeklerin tüketilmesini çok fazla tavsiye etmiyoruz. Özellikle baharat, acı ve tuzlu grubun tercih edilmemesi gerekiyor” dedi.
“SU TEK SEFERDE DEĞİL YUDUM YUDUM TÜKETİLMELİ”
Ramazan ayında su tüketiminin önemine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Topuz, şu tavsiyelerde bulundu: “Sahurda en az yarım litre tüketilmeli. Tek seferde içildiğinde şişkinlik ve hazımsızlık yapacağından yudum yudum tüketilmesini öneriyoruz.
İftarla birlikte yatana kadar 1 - 1,5 litrenin tamamlanmasını istiyoruz. Minimum 1,5 litre ama fiziksel aktivite gibi ekstra su tüketilmesinin artırılması gereken bazı durumlarda 2 ila 2,5 litrenin üzerine çıkılmasını tavsiye ediyoruz”.
“RAHATSIZLIĞI OLANLAR ORUÇ ÖNCESİ MUTLAKA DOKTORUNA DANIŞMALI”
Başta şeker ve tansiyon olmak üzere metabolik hastalığı olanların oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktoruna danışması gerektiğine dikkat çeken Elif Topuz Ülkü, iftar sofralarında dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu uyarılarda bulundu: “İftara öncelikle iftariyeliklerle başlanması gerekiyor ve belki ardından bir çorba tüketimi olabilir ama ondan sonra mümkün olduğunca bir 10 dakika ara verilmesi gerekiyor. Bu süreçte şeker ve tansiyon dengesi sağlanmış olacaktır. Daha sonra bütün besin gruplarını içeren bir tabak düşünebiliriz. Kırmızı veya beyaz et yanında muhakkak bir haşlama veya zeytinyağlı sebze, ayran, yoğurt ya da cacık tüketilebilir. İftar soframızda salatanın da yer almasına özen göstermeliyiz. Belki bu salataya baklagil eklenerek içeriği zenginleştirilebilir. İftar sonrası tatlı tercihlerinizi şerbetli değil sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini ve porsiyon ölçüsüne dikkat edilmesi gerekiyor"