Leydihan
07 Temmuz 2025, 23:27
Kadınlara Adanmış, Derin ve Duygusal Bir Yapım
Ortak bir çocuğu paylaşamayan bir çiftin hikâyesi, İran ve Avustralya arasındaki kültürel köprüler, geleneksel lezzetlerden unutulmaz tatlar… Bu film, feminist bir bakış açısıyla günümüzde hâlâ devam eden kadın düşmanlığına güçlü bir yanıt veriyor.
Yönetmen ve Senaryo: Noora Niasari
Görüntü Yönetmeni: Sherwin Akbarzadeh
Oyuncular: Zar Amir Ebrahimi, Jillian Nguyen, Leah Purcell, Mojean Aria, Lucinda Armstrong Hall, Rina Mousavi, Osamah Zami, Eve Morey, Liam MacCarthy, Selina Zahednia, Jerome Meyer, Luka Sero
İran-Avustralya-Alman ortak yapımı, 2024
[Only Registered Users Can See Links]
“Şeyda”, farklı kültürlerin birleşiminden doğan özgün bir film deneyimi sunuyor. Yavaş tempolu ve uzun sahneleri olsa da, kadın haklarını ve sorunlarını incelikle işleyişi ile özellikle kadın izleyicilere hitap ediyor.
İran kökenli Avustralyalı sanatçı Noora Niasari’nin ilk filmi, Sundance Film Festivali’nde prömiyer yapmış, Melbourne Uluslararası Film Festivali’nde açılış filmi olarak gösterilmiş. Bu iki kültürün birleşimi, filmin en ilginç yönlerinden biri.
Hikaye temel olarak bir aşk öyküsü gibi görünse de, bildiğimiz aşklardan farklı. Bir anne ile altı yaşındaki kızı arasındaki derin sevgi ve bağlılık ön planda. Karısı Şeyda, eski kocası Hüseyin’den ayrılmış ve kızı Mona ile birlikte bir kadın sığınma evine yerleşmiş. Hüseyin ise Avustralya’da tıp eğitimi almış, doktor olmayı ve İran’a dönmeyi planlayan maço bir karakter. Filmin başında Hüseyin’in kontrolcü ve zaman zaman acımasız tavırları, kadının özgürlük mücadelesini ön plana çıkarıyor.
Ancak Şeyda, tüm zorluklara rağmen pes etmiyor. Yeni bir aşk beklentisi yerine, en büyük mutluluğu kızında ve kadın dostlarından buluyor. Film, kültürel ve dilsel çeşitliliği (Farsça ve İngilizce karışımı) ile izleyiciye benzersiz bir deneyim sunuyor. Özellikle anne-kız ilişkisi, küçük Mona’ya hayat dersleri verme ve “Ben korkmuyorum” mesajı, filmin en dokunaklı kısmını oluşturuyor.
Gastronomik detaylar da filmin zenginliğine katkı sağlıyor; Simba’dan Samani helvasına, zerdeli pilava kadar unutulmaz tatlar eşlik ediyor. Tüm bu detaylar feminist bakış açısını güçlendirirken, çağımızda hâlâ süregelen kadın düşmanlığına karşı etkileyici bir duruş sergiliyor.
Zar Amir Ebrahimi, Şeyda rolünde kusursuz bir performans sunuyor, gözleriyle duyguları aktarma başarısı öne çıkıyor. Selina Zahednia ise küçük Mona karakteriyle son yılların en etkileyici çocuk oyunculuk örneklerinden birini veriyor. Osamah Sami’nin Hüseyin performansı ise karakterin kötücül yönünü başarılı şekilde yansıtıyor.
Bu film, hem kültürel zenginliği hem de kadın dayanışmasını ön plana çıkaran, izlemeye değer bir yapım.
Yazar: Leydihan
Ortak bir çocuğu paylaşamayan bir çiftin hikâyesi, İran ve Avustralya arasındaki kültürel köprüler, geleneksel lezzetlerden unutulmaz tatlar… Bu film, feminist bir bakış açısıyla günümüzde hâlâ devam eden kadın düşmanlığına güçlü bir yanıt veriyor.
Yönetmen ve Senaryo: Noora Niasari
Görüntü Yönetmeni: Sherwin Akbarzadeh
Oyuncular: Zar Amir Ebrahimi, Jillian Nguyen, Leah Purcell, Mojean Aria, Lucinda Armstrong Hall, Rina Mousavi, Osamah Zami, Eve Morey, Liam MacCarthy, Selina Zahednia, Jerome Meyer, Luka Sero
İran-Avustralya-Alman ortak yapımı, 2024
[Only Registered Users Can See Links]
“Şeyda”, farklı kültürlerin birleşiminden doğan özgün bir film deneyimi sunuyor. Yavaş tempolu ve uzun sahneleri olsa da, kadın haklarını ve sorunlarını incelikle işleyişi ile özellikle kadın izleyicilere hitap ediyor.
İran kökenli Avustralyalı sanatçı Noora Niasari’nin ilk filmi, Sundance Film Festivali’nde prömiyer yapmış, Melbourne Uluslararası Film Festivali’nde açılış filmi olarak gösterilmiş. Bu iki kültürün birleşimi, filmin en ilginç yönlerinden biri.
Hikaye temel olarak bir aşk öyküsü gibi görünse de, bildiğimiz aşklardan farklı. Bir anne ile altı yaşındaki kızı arasındaki derin sevgi ve bağlılık ön planda. Karısı Şeyda, eski kocası Hüseyin’den ayrılmış ve kızı Mona ile birlikte bir kadın sığınma evine yerleşmiş. Hüseyin ise Avustralya’da tıp eğitimi almış, doktor olmayı ve İran’a dönmeyi planlayan maço bir karakter. Filmin başında Hüseyin’in kontrolcü ve zaman zaman acımasız tavırları, kadının özgürlük mücadelesini ön plana çıkarıyor.
Ancak Şeyda, tüm zorluklara rağmen pes etmiyor. Yeni bir aşk beklentisi yerine, en büyük mutluluğu kızında ve kadın dostlarından buluyor. Film, kültürel ve dilsel çeşitliliği (Farsça ve İngilizce karışımı) ile izleyiciye benzersiz bir deneyim sunuyor. Özellikle anne-kız ilişkisi, küçük Mona’ya hayat dersleri verme ve “Ben korkmuyorum” mesajı, filmin en dokunaklı kısmını oluşturuyor.
Gastronomik detaylar da filmin zenginliğine katkı sağlıyor; Simba’dan Samani helvasına, zerdeli pilava kadar unutulmaz tatlar eşlik ediyor. Tüm bu detaylar feminist bakış açısını güçlendirirken, çağımızda hâlâ süregelen kadın düşmanlığına karşı etkileyici bir duruş sergiliyor.
Zar Amir Ebrahimi, Şeyda rolünde kusursuz bir performans sunuyor, gözleriyle duyguları aktarma başarısı öne çıkıyor. Selina Zahednia ise küçük Mona karakteriyle son yılların en etkileyici çocuk oyunculuk örneklerinden birini veriyor. Osamah Sami’nin Hüseyin performansı ise karakterin kötücül yönünü başarılı şekilde yansıtıyor.
Bu film, hem kültürel zenginliği hem de kadın dayanışmasını ön plana çıkaran, izlemeye değer bir yapım.
Yazar: Leydihan