PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Köylü Milletin Efendisidir


Asrevya
05 Nisan 2025, 23:17
[Only Registered Users Can See Links]


1913 yılında Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleriyle yaşadığı fikir ayrılıkları sebebiyle, Enver Paşa tarafından Sofya’ya askeri ataşe olarak gönderilir.
Bulgaristan henüz 5 yıllık bir ülkedir.

Bir pastahane vardır Sofya’da. Diplomatik erkan genel olarak o pastahane de kahvaltı yapmaktadır. Atatürk de orada yapar kahvaltısını.

Bir sabah bir köylü girer pastahaneye.
Bohçası vardır yanında, bırakır bir masanın yanına, oturur.
Bir garson gelir, köylü süt ve kek ister.
Garson ise köylünün pastahaneden ayrılmasını ister.
İtiraz eder köylü.
Birkaç garson daha gelip tekrarlarlar dışarı çıkmasını.
Köylü öfkelenir ve bağırmaya başlar.

“Senin sattığın sütü ben üretiyorum. Senin sattığın pasta, börek, çöreğin ununu ben üretiyorum. Peynirini, yoğurdunu ben üretip veriyorum. Pastahaneye koyduğun meyveyi ben üretiyorum ve sen benim ürettiklerimi bana vermiyorsun öyle mi?Hayır çıkmıyorum ve kahvaltımı burada yapacağım!” der..

Herkes suspus olur.
Köylünün istedikleri masasına gelir, kahvaltısını yapar ve bir miktar parayı masaya fırlatarak çıkar ve gider.

Tüm her şeyi izleyen Mustafa Kemal, küçük kareli not defterine şu notu düşer. “Bir gün benim köylüm de bu köylü gibi olursa millet olduk demektir.”
Ve ekler:

” KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR”.
Alıntı

Asrevya
05 Nisan 2025, 23:18
[Only Registered Users Can See Links] gece beraber oturuyorduk. Yanımızda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, şimdiki Macaristan elçimiz Ruşen Eşref Ünaydın, bir de Soysallı vardı. Atatürk, ertesi günü Büyük Millet Meclisi’nde okuyacağı söylevi hazırlıyordu. Mahmut’la Ruşen Eşref not tutuyorlardı. Atatürk ara sıra bana da, “Ne dersin?” diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hiç… Sonra Atatürk bana döndü ve dedi ki:

– Bu memleketin efendisi kimdir?

Düşündüm. Karşılığı o verdi:

– Türk köylüsüdür, dedi. Ve devam etti:

– Türk köylüsü “Efendi” yerine getirilmedikçe memleket ve millet yükselmez!
Alıntı

Leydihan
05 Nisan 2025, 23:25
Ne güzel söylemiş Atatürk..

Köylüleri kimse hafife almasın..

Köyde yaşayanlar, kendi sütünü, yağını, ekmeğini her şeyi kendisi yapıyor. Hem sağlıklı besleniyorlar, hem de şehirlerin yozlaşmış kültüründen uzak bir hayat yaşıyorlar.. Biz asimile olduk, onlar hala kültürlerini koruyorlar..

Asrevya
05 Nisan 2025, 23:34
Ne güzel söylemiş Atatürk..

Köylüleri kimse hafife almasın..

Köyde yaşayanlar, kendi sütünü, yağını, ekmeğini her şeyi kendisi yapıyor. Hem sağlıklı besleniyorlar, hem de şehirlerin yozlaşmış kültüründen uzak bir hayat yaşıyorlar.. Biz asimile olduk, onlar hala kültürlerini koruyorlar..

Haklısın. Tüketim modasının alışkanlıkları ve bitmek bilmeyen istekleri ile doğallıktan uzak bir yabancılaşma içinde şehirdeki insanlar.
Yukarıdaki resme bakıp kat kat yama yapılmış elbiseyi görüyorum. Bu milletin fedakarlıkları ne yazık ki hep unutuluyor.
Yokluktan doğan bir sabır ürünü mirasımız.

Leydihan
05 Nisan 2025, 23:42
Haklısın. Tüketim modasının alışkanlıkları ve bitmek bilmeyen istekleri ile doğallıktan uzak bir yabancılaşma içinde şehirdeki insanlar.
Yukarıdaki resme bakıp kat kat yama yapılmış elbiseyi görüyorum. Bu milletin fedakarlıkları ne yazık ki hep unutuluyor.
Yokluktan doğan bir sabır ürünü mirasımız.


Eskiden fakirlik varmış abla. Bu fakirlikten dolayı yardımlaşma da varmış. Vatanı kurtarmak için herkes birlik olmuş. Allah korusun bugün onlar yaşansa ben kimsenin birbirine yardımcı olacağını düşünmüyorum. Bulsak birbirimizin gözünü çıkaracak kadar düşman ettirildik.. Şimdi bu yamalı kıyafetleri hiçbir köyde göremeyiz. En azından buranın köylerinde kalmadı artık. Çiftçilikle uğraştıkları için köyde yaşayanlar, şehirde yaşayanlardan daha zengin..