PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Antarktika Buzlarının Altında Dev Deniz Canlıları ile Dolu Unutulmuş Bir Dünya Keşfedildi


Matsuro
25 Mart 2025, 14:28
Antarktika kıtasında buz sahanlığından ayrılan devasa bir buzdağı kütlesi, daha önce keşfedilmemiş çarpıcı bir ekosistemi gözler önüne serdi.

[Only Registered Users Can See Links]

Antarktika’da buz tabakasından kopan dev bir buzdağının altı ilk kez görüntülendi. Bilim insanları, burada yaşamla dolu gizli bir ekosistem keşfetti.

Antarktika’nın Bellingshausen Denizi’ndeki bir buz sahanlığından 13 Ocak 2025 tarihinde 600 kilometrekarelik bir buzdağı koparak ayrıldı. Bu olayla birlikte daha önce hiçbir insanın erişemediği deniz tabanı da ortaya çıkmış oldu.

Schmidt Okyanus Enstitüsü’ne ait Falkor (too) adlı araştırma gemisinde bulunan bilim insanları, bu yeni keşfedilen bölgeyi incelemek için planlarını değiştirdi. Ekip, bölgedeki deniz tabanını ve burada gelişen yaşamı inceleyerek iklim değişikliğinin Antarktika ekosistemleri üzerindeki etkilerini araştırdı.

Araştırma ekibinin liderlerinden Sasha Montelli keşif hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Tam anlamıyla bilinmeyene gidiyormuşuz gibi bir his vardı. Burada bir yaşam olabileceğini düşünüyorduk ama bu kadar zorlu bir ortamda yaşamın bu denli gelişmiş ve uzun süredir varlığını sürdürüyor olması gerçekten şaşırtıcıydı.”

[Only Registered Users Can See Links]

Antarktika’da Gizli Kalan Biyolojik Zenginlik Ortaya Çıktı

Ekip, SuBastian adlı insansız denizaltıyı buzdağının altındaki yeni açığa çıkan bölgeye gönderdi. İncelemelerde, Dr. Seuss’un Truffula Ağaçlarını andıran deniz şakayıkları, deniz örümcekleri, buz balıkları, ahtapotlar ve sadece Antarktika’ya özgü olabileceği düşünülen çok sayıda yeni tür keşfedildi. Bölgenin milyonlarca yıldır Antarktika Çevresel Akıntısı ile izole kalması, bu eşsiz biyolojik çeşitliliğin oluşmasına katkı sağladı.

Araştırmanın diğer liderlerinden Patricia Esquete şöyle konuştu:

“Bellingshausen Denizi, derin deniz biyolojik çeşitliliği açısından çok az araştırılmış bir bölge. Bu keşiften birçok yeni tür çıkmasını bekliyoruz ve bazılarını çoktan doğruladık. Bunlar arasında salyangozlar, çok kıllı solucanlar, kabuklular ve balıklar bulunuyor.”

[Only Registered Users Can See Links]

Bilim insanları ayrıca boyutlarıyla dikkat çeken büyük, vazo biçiminde süngerlerle karşılaştı. Bu canlıların büyüklüğü, onların onlarca hatta yüzlerce yıldır bu bölgede yaşam sürdüklerini gösteriyor. Esquete, “Gözlemlediğimiz canlı topluluklarının büyüklüğü, onların onlarca yıldır, belki de yüzyıllardır burada bulunduğunu gösteriyor,” açıklamasını yaptı.

Akıllara Amerikalı spekülatif kurgu yazarı H.P. Lovecraft’ın Deliliğin Dağlarında adlı kozmik korku eserindeki kadim canlıları getiren bu hayvanlar, Antarktika’nın buzla örtülü derinliklerinde uzun süredir varlığını sürdüren karmaşık ve gizemli bir yaşamın ipuçlarını sunuyor.

Kopan Buzdağı Sonrası Ekosistemin Geleceği Belirsiz

Daha önceki çalışmalarda buz altı yaşamı, buzun delinerek kamera sarkıtılması veya buzdağının kopmasından uzun zaman sonra yapılan gözlemlerle incelenmişti. Bu çalışmalar, sınırlı tür çeşitliliğine sahip, yoksul ekosistemler olduğunu ortaya koymuştu. Ancak son araştırma, buz sahanlıklarının ön kısmına yakın olan ilk 15 kilometrelik bölgede oldukça çeşitli ve oturmuş ekosistemlerin var olduğunu ortaya koydu.

[Only Registered Users Can See Links]

Yine de ekosistemin geleceği belirsizliğini koruyor. Derin deniz canlıları genellikle sabit çevresel koşullara uyum sağladıkları için küçük değişikliklerden bile büyük ölçüde etkilenebiliyor. Bellingshausen Denizi’nde ortaya çıkarılan yaşam formları için buzdağının oluşturduğu tavanın kaybı, yaşadıkları çevreyi önemli ölçüde sarsabilir.

Montelli, son 50 yılda buzdağının koptuğu buz sahanlığının yaklaşık 40 kilometre içe çekildiğini belirtti. Bu durum, kıtadaki buz kayıplarının hızlandığının somut bir göstergesi. Montelli değerlendirmesini şu sözlerle noktaladı:

“Antarktika buz tabakasındaki kayıplar, küresel deniz seviyesindeki yükselmenin en önemli nedenlerinden biri. Yaptığımız çalışmalar, bu değişimlerin uzun vadeli bağlamını anlamamıza katkı sağlıyor ve gelecekteki değişimleri öngörebilme kapasitemizi geliştiriyor.”

[Only Registered Users Can See Links]

Kaynak: Scientific American ([Only Registered Users Can See Links])