Whiplash
17 Mart 2025, 05:23
Karşılaşmaları, performansları izlemek kadar şekillendirdiği hayatları da izlemesi keyifli. İşte iyi oyuncuların performanslarıyla, başrolde sporu gördüğümüz GQ Binge Club seçimi ilham veren filmler!
[Only Registered Users Can See Links]
Ford vs. Ferrari: Asfaltın Kralları
Christian Bale ve Matt Damon’un başrolünde yer aldığı harika filmde Ford markasının yükselişini ve motor sporları mecrasında Ferrari ile yarışacak düzeye geliş hikayesini izliyoruz.
Gerçek hayat hikayelerinden yola çıkılarak çekilen Ford vs. Ferrari heyecan, hüzün ve başarıyı çok etkili hissettiriyor.
Spor dünyasında rakiplerin birbirine karşı duyduğu saygıyı çok net görebileceğiniz bir film.
[Only Registered Users Can See Links]
Moneyball
Beyzbol'un nasıl endüstriyel bir hal aldığını ve bununla mücadele etmek isteyen Oakland Athletics’in menajeri Billy Beane’in yaşadıklarına odaklanıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Rush
Efsanevi F1 pilotlarından James Hunt ve Niki Lauda’nın çocukluktan başlayarak devam eden rekabetleri, rakip gibi görünmelerine karşın birbirlerine duydukları sevgi, saygı ve özlemi anlatan duygu tarafı yoğun filmde başrolleri Chris Hemsworth ve Daniel Brühl paylaşıyor. Müziklerini ise Hans Zimmer’in yaptığı bu filmi atladıysanız mutlaka izleyin.
[Only Registered Users Can See Links]
I, Tonya
Margot Robbie’nin başından sonuna yüksek performans gösterdiği bir biyografik film.
Amerikanın en yetenekli artistik buz patencisi Tonya Harding’i yakından tanıyoruz. Fakir bir hayat, sosyal çevre ile uyumsuzluk, şiddetli aile ortamı ve bunlara rağmen gelen başarı öyküsünün işlendiği bu film istediğimizde her şeyi yapabileceğimizi bize güzel bir perspektif ile anlatmış.
[Only Registered Users Can See Links]
Rocky
Efsanevi film serisi Rocky, her daim favori. En aşağıdan muhteşem bir başarıya ulaşan boksörün hayatına odaklanan film serisi 6 filmiyle sinema dünyasının en dikkat çeken yapımlarından biri haline geldi. Eğer antrenman yapmak için bir motivasyona ihtiyacınız varsa Rocky filmlerinden herhangi birini izlemeniz yeterli.
[Only Registered Users Can See Links]
Dangal
Gerçek bir hayat öyküsünden yola çıkarak çekilen filmin başrolünde Aamir Khan’ı görüyoruz. Kendisi güreşte başarılı olamadığı için kızlarına güreşçi olmaları için baskı yapan ve ağır yöntemler uygulayan bir baba ile iki kız kardeşin öyküsünü anlatan film Hindistan’da gişe rekoru kırmıştı.
19 ödül alan filmde ebeveynlerin çocuklar üstündeki etkisine dair çok kişinin kendiyle ilişkilendirebileceği durumlar söz konusu.
[Only Registered Users Can See Links]
Ali
Tarihin gördüğü en büyük boksör olan Muhammed Ali’nin hayatını anlatan film, sporseverlerin baş ucu filmlerinden. Gerçek bir efsane olan Ali’nin yaşadığı zorluklara odaklanan film son yılların en iyi spor filmleri arasında yer alıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
The Damned United
İngiliz futbolunun gelmiş geçmiş en büyük hocaları arasında sayılan Brain Clough’un Leeds United’ın başındayken yaşadığı problemlere odaklanan film, İngiliz futbolunun geçmiş yıllarına ışık tutuyor.
[Only Registered Users Can See Links]
The Kara Kid (1984)
Uzak doğu felsefesinin çok doğal bir anlatımla yansıtıldığı kült film tekrar tekrar izlenebilir. Yeniden çekimi yerine 1984 versiyonundaki ton güç ve zorbalığa karşı akıl ve sakinliğin mücadelesini daha çok hissettiriyor. Bay Miyagi, Daniel Larusso ve Johhny Lawrence'la yeniden buluşabilirsiniz.
[Only Registered Users Can See Links]
Miracle
1980 Kış olimpiyatlarında gerçekleşen bir büyük başarı hikayesi. Film Amerika’nın buz hokeyinde Sovyetlerle olan mücadelesini anlatıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Coach Carter
Amerika’nın en başarılı basketbol filmlerinden birisi olan Coach Carter, Richmond Lisesinde koç olarak görev alan Ken Carter’ın hikayesini anlatıyor. Başarı için büyük bir özveri gerektiğini açıkca gösteren film muhakkak listenizde yer almalı.
[Only Registered Users Can See Links]
Goal
Yeşil sahaları en iyi yansıtan filmlerden bir tanesi olarak kabul edilen Goal, Santiago Munez isimli Meksika’lı bir çocuğun İngiltere’nin köklü kulüplerinden Newcastle United’a transfer olma sürecine odaklanıyor. Eğer tam bir futbol tutkunuysanız, bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
Whiplash
17 Mart 2025, 05:27
[Only Registered Users Can See Links] m4xkeyxkfqcgdeqxvymjuyndk2odc-_v1_.jpg?0.9721014513476516
Mutlaka İzlemeniz Gereken 11 Spor Belgeseli
Bazen spor karşılaşmalarını izlemek yetmez. Sporla ilgilenenlerin büyük ilgiyle, uzaktan takipçilerin de hayret ve hayranlıkla izleyeceğiz 11 spor belgeselini listeliyoruz.
Spor tarihinde birçok ismin benzersiz başarılara tanık olduk, onlarla birlikte unutulmaz anların keyfini çıkardık. Ancak olayın arka kısmında kalan hikayeyi ne kadar biliyoruz? Spor tarihinin en büyük isimlerinin neler yaşadığına odaklanan ve bu süreci tüm açıklığıyla gözler önüne seren iyi belgeselleri derledik.
[Only Registered Users Can See Links]
Formula 1: Drive To Survive, 2019
F1 tutkunlarının illa ki izlemesi gerek! Bu belgeselde Formula 1’in tarihinden ziyade pilotların ne kadar zor şartlarla karşılaştığı, hatta ölümle burun buruna geldiği anlar inceleniyor.
Ayrıca pilotların kişisel hayatlarına girerek ne kadar uçlarda, adrenalin bağımlısı ve hırslı kişiliklerinin olduğunu da görüyoruz. Halihazırda Netflix'te 3 sezon yayınlandı. F1 hayranı olmasanız bile farklı hayatlara dair çok başarılı bir yapım.
[Only Registered Users Can See Links]
The Playbook: Oyunun Kuralları, 2020
Netflix yapımı bu belgeselde kariyerlerinde şampiyonluğa ulaşmış koçların hem sporda hem de sosyal hayatlarında başarıya giderken sergiledikleri karakter özelliklerini görüyoruz.
Her biri birbirinden farklı karaktere sahip Jose Mourinho (futbol), Patrick Mouratoglu (tenis), Doc Rivers (NBA Koçu), Jill Ellis (kadın futbolu) ve Dawn Stanley (basketbol) deneyimlerini ve hayatlarından kesitleri aktarıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
All Or Nothing, 2016
Amazon yapımı bu belgesel serisi ilk olarak 2016 yılında platformlarda yer almaya başladı. Her sezon düzenli olarak herhangi bir profesyonel spor kulübü veya milli takımı kapsayan bu yapımda takımların yapıları, oyuncu performansları, koçların aldıkları kararları ve katıldıkları turnuvalar oldukça etkileyici bir biçimde ele alınıyor.
Takip ettiğiniz veya ilgi duyduğunuz takımların iç yüzünü tüm çıplaklığıyla gösteren bu belgesel serisini izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.
[Only Registered Users Can See Links]
Ronnie Coleman: Kral, 2018
Vücut geliştirme sporunun efsanesi Coleman’ın en iyi olmak için ne yollardan geçtiği ve vücudunda bu yollardan geçerken oluşan kalıcı izleri tüm gerçekliğiyle aktaran Netflix yapımı dizi tüm fitness ve body building meraklıları için ilgi çekici.
[Only Registered Users Can See Links]
Pele, 2021
Netflix yapımı bu belgeselde Brezilya’nın çalkantılı ve zorlu dönemlerinde çığır açan bir yetenek olarak tüm ülkede insanlara kendini tanıtan Pele’nin nasıl ulusal kahramanlığa ulaştığını görüyoruz.
Birçoğumuza göre hala gelmiş geçmiş en iyi futbolcu sayılan Pele’nin hayat hikayesi çok iyi anlatılıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Senna, 2010
Asif Kapadia’nın yönettiği, Formula 1 efsanesi Aytron Senna’nın yaşamını, başarılarını ve ölümünü tasvir eden bu yapım yayınlandığı günden beri sporseverlerin favorilerinden biri. Ünlü yarış pilotunun hayatının en ince noktasına kadar keşfedebileceğiniz belgeseli sakın kaçırmayın!
[Only Registered Users Can See Links]
When We Were Kings, 1996
When We Were Kings, spor dünyasının ikonik ismi Muhammed Ali’nin 1974 yılında Zaire’de en büyük rakiplerinden George Foreman ile karşılaşmasını odaklanıyor. Ali’nin renkli kişiliği ve zaman zaman yaşadığı zorlukları da gözler önüne seren yapımı mutlaka izleyin
[Only Registered Users Can See Links]
Sunderland, Till I Die, 2018
İngiltere’nin köklü kulüplerinden Sunderland’ın 2017-18 sezonunda İngiltere Premier Ligi’nden düşmesine odaklanan belgesel, futbolun özünü sonuna kadar hissedebileceğimiz bir yapım. Seri olarak çekilen Sunderland Till I Die, şu anda iki sezonuyla sizleri bekliyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Free Solo, 2018
Amerikalı dağcı Alex Honnold’un Yosemite Milli Parkı’nda yer alan El Capitan dağına hiçbir destek olmadan tırmanmasına odaklanan Free Solo, izlerken nefesinizin kesileceği belgesellerden biri. Korku ve heyecanın karmaşık duygularını hissetmek istiyorsanız sizi bu yapımı izlemeye davet ediyoruz.
[Only Registered Users Can See Links]
Maradona, 2019
HBO tarafından gerçekleştirilen, Senna’nın yönetmeni Asif Kapadia’yı yeniden gördüğümüz belgesel futbolun hınzır çocuğu Maradona’nın Napoli’deki günlerine odaklanıyor. Maradona gelmeden önce orta sınıf bir takım olan Napoli’nin unutulmaz başarılar yakalamasına yardımcı olan Maradona, futbol tarihinin altın çocuğu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
The Last Dance, 2020
Netflix’de yayılanan The Last Dance, son dönemin en dikkat çeken spor serilerinden biri. Michael Jordan’ın başarılarına ve Chicago Bulls’un son şampiyonluğuna odaklanan yapımı izlemek için halen geç kalmış değilsiniz.
Whiplash
17 Mart 2025, 05:44
[Only Registered Users Can See Links]
Spor Konulu En İyi 22 Film
Klişeler bir yana, hiçbir şey eski moda bir spor filminin baş döndürücü yüksekliğini geçemez. Spor filmlerininden bir favoriniz varsa mutlaka daha fazlasını izlemek isteyeceksiniz. Sporu merkezine alan, farklı türlerde anlatım gücünü spor konusundan alan en iyi filmleri listeliyoruz.
Spor filmlerinin kötü bir şöhreti var. Gerçek sporu sinemasal olarak taklit etmenin zorluğu nedeniyle, özellikle de bir spor müsabakasının kurgusal olmayan öngörülemez unsuru nedeniyle, genellikle pek başarılı olmadıklarına dair yaygın bir düşünce var. Ama bu saçmalık. Sinema 1890'larda boks sayesinde doğdu ve spor o zamandan beri beyaz perdenin vazgeçilmezi.
Martin Scorsese, Clint Eastwood ve Stanley Kubrick gibi yönetmenler boks, Amerikan futbolu ve normal futbol gibi sporları insanlık durumu için metafor olarak kullanmış, sınıf, suçluluk ve erkeklik gibi temaları ele almıştır. Özellikle erkeklik, bir spor filminin merceğinden keşfedilecek popüler bir tema.
Her türde olduğu gibi, spor filmlerinin de klişeleri var - pop müzik eşliğinde antrenman montajı, mazlum hikayesi, duygusal mutluluğu bulmak için sporu kullanmak - ancak en iyileri, sporun kendisi gibi, beklentileri altüst eder ve sizi daha derin bir şeyle vurur. Bazen biyografik, bazen dövüş etkili, kimi zaman draması yüksek en iyi spor filmlerini listeliyoruz.
GQ'nun en iyi spor filmleri hakkındaki görüşlerini öğrenmek için okumaya devam edin:
Bring it On (2002)
Evet, amigoluk bir spordur ve evet, Bring It On amigoluk sporunu tanımlayan bir film. Kirsten Dunst'ın karakterinin en başından beri kanıtladığı gibi, amigoluk sadece ponpon sallamak ve tekerleme söylemekten ibaret değil, arkadaşınızı yakalamadan önce havaya fırlatmak ve kendinizi bir insan piramidine dönüştürerek yerçekimi kanunlarına meydan okumakla ilgili. Çarpıcı müzikler ve adrenalin dolu jimnastik rutinleri için buyurun, sistemik baskının üstesinden gelmekle ilgili duygusal olarak heyecan verici zengin ve fakir anlatısı için bekleyin. Haydi takım! Lucy Ford
[Only Registered Users Can See Links]
Moneyball (2011)
Moneyball'un merkezinde aşkı yeniden yakalamakla ilgili bir hikaye var. Elbette, beyzbol kontratları ve oyuncuların parasal değerlerini hesaplamak için matematiğin kullanılması hakkında bir film olabilir, ancak zaman içinde pek çok kişinin karşılaştığı bir duyguyu yüzeye çıkarıyor - bir zamanlar tutkulu olduğunuz bir şey solmaya başladığında ve umutsuzca o ezici neşeyi tekrar yakalamak istediğiniz o an. Muhtemelen "Seveceğin bir şey yap ve hayatında bir gün bile çalışma" kumarına kanmış olan herkes Brad Pitt'in karakterinin tutkusunu işi haline getirirken hissettiği bıkkınlıkla ilgili bir şeyler söyleyecek. Ama hiçbir şeyin kaybolmadığını, sadece evrilmesi gerektiğini kanıtlıyor. LF
[Only Registered Users Can See Links]
Bend It Like Beckham (2002)
"Herkes aloo gobi pişirebilir, ama kim Beckham gibi topu bükebilir?". Gerçekten harika bir futbol filmi olmadığını söyleyenler, Gurinder Chadha'nın, Hintli-İngiliz bir kızın ailesinin kendisinden beklentilerine meydan okuyarak yerel bir kız futbol takımında gizlice top koşturmasını konu alan ufuk açıcı futbol öyküsünden haberdar olsunlar. Yanında, Keira Knightley'nin ilk başrolünde canlandırdığı erkek fatma en iyi arkadaşı var ve o da aşırı kadınsı annesinin kadınlık hakkındaki inançlarının baskısına karşı geliyor. Bir spor filmi ne kadar ilham verici olabilirse o kadar ilham verici ve evet, Beckham (ya da ona çok benzeyen biri) bir cameo yapıyor. LF
[Only Registered Users Can See Links]
Challengers (2023)
Luca Guadagnino gerçekten de "Bir erkek olarak neden başka bir erkekle tenis oynarken terliyorsun? Biraz şüpheli" dedi ve Challengers ile tüm zamanların en duygu yüklü spor filmini yaptı. Challengers ile ilgili her şey şehvetli. Tenis azgın, gerilim azgın, arkadaşlıklar azgın, rekabet azgın, azgınlık gerçekten azgın. Merkezdeki üçlü - Zendaya, Mike Faist ve Josh O'Connor - hayatı tenis gibi, tenisi de seks gibi ele alıyor ve siz de hemen soğuk bir duş alma ve Trent Reznor ile Atticus Ross'un uğultulu synth müziğine bağlanma ihtiyacı duyacaksınız. LF
[Only Registered Users Can See Links]
Jerry Maguire (1996)
Bana parayı göster! Renee Zellweger'in cazibesiyle yumuşayan ve hayatının ne olmasını istediğine dair yaşamını değiştiren bir aydınlanma geçiren aşağılık bir spor menajeri hakkında bir alıntı şöleni. Cruise çok az sayıdaki romantik rollerinden birinde mükemmel bir oyunculuk sergiliyor ve film, cazibesinden ve sevimli aşk hikayesinden uzakta, spor menajerliğinin acımasız dünyasının son derece doğru bir tasviri. Sam Moore
[Only Registered Users Can See Links]
Air (2023)
Ben Affleck'e güvenin, Nike Jordan ortaklığı gibi markayı genişleten bir ayakkabı anlaşmasından sinematik fayda çıkaracaktır. Air, senaryo ortakları Matt Damon ve Affleck'in bir kez daha kamera önünde bir araya geldikleri (en son Ridley Scott'ın 2021 tarihli draması The Last Duel'de bir araya gelmişlerdi) ikili performanslarıyla modern bir Jerry Maguire yaratıyor. Jack King
[Only Registered Users Can See Links]
Any Given Sunday (1999)
Oliver Stone, Amerikan futbolunu Kolezyum'da birbirini boğazlayan gladyatörlere yakın bir şey olarak görüyor. Ve tamamen de haksız sayılmaz. Any Given Sunday epik, gürültülü, terli, küfürlü ve hemen hemen her şeyin bir arada olduğu bir film. Filmin kadrosunda hiç bağırmayan bir Al Pacino, genç bir Jamie Foxx, inanılmaz derecede yağcı bir James Woods, meydan okuyan bir Cameron Diaz ve Jim Brown, Lawrence Taylor ve kusursuz bir şekilde adlandırılmış Dick Butkus gibi birçok NFL efsanesi yer alıyor. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Escape to Victory (1981)
Hepimiz Stallone'nin ellerini iyi kullandığını Rocky'den biliyorduk ama kimse onu olağanüstü bir kaleci olarak düşünmüş müydü? Bir futbol sahasında yuvarlanırken buzdaki Bambi kadar rahat görünüyor, bu yüzden filmin futbol aksiyonunun büyük kısmını üstlenmesi için Pele, Bobby Moore ve Ossie Ardiles'i de görevlendirmesi iyi oldu. Michael Caine, Müttefiklerin lideri rolünde karizmatikliğinin zirvesinde. SM
[Only Registered Users Can See Links]
The Fighter (2010)
Geleneksel mi? Elbette. Etkili mi? Kesinlikle. David O Russell tarafından keskin bir gerçekçilikle çekilen ve 90'ların cesurluğuyla parlatılan bu Micky Ward biyografisi, büyük performanslarının omuzları üzerine inşa edilmiş. Wahlberg, Ward rolünde yara bere içinde ve bebek yüzlüyken, Christian Bale onun uyuşturucu bağımlısı kardeşi rolünde zayıf kalıyor. Kadın oyuncu desteği Amy Adams ve Melissa Leo'dan geliyor ve dördünden üçü Oscar adaylığı alıyor. Wahlberg haklı olarak kısa listeye giremediği için üzgün hissedebilir. Seyirciler arasındaki boks hayranları da klasik HBO jenerikleri ve küçük sinema salonlarının terleten klostrofobisi gibi küçük ayrıntılardan memnun kalacaklar. SM
[Only Registered Users Can See Links]
He Got Game (1998)
Başrollerinde gerçek basketbol yıldızı Ray Allen ve oyuncu Denzel Washington'ın yer aldığı filmde Spike Lee, New York Knicks'in en koyu taraftarlarından biri olmasına rağmen sadece He Got Game adlı bir basketbol filmi çekti. Muhtemelen Denzel'in en az değer verilen performansı. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Ali (2002)
Will Smith'in çok kötü filmleri var, bu yüzden bazen bir hit yaptığında altın vuruş yapma eğiliminde olduğunu unutmak kolay. Heat'in Michael Mann'ı tarafından yönetilen 2002 yapımı Muhammed Ali biyografisi Ali'yi ele alalım (evet, liste için bir boks filmi daha), Smith filmin adını taşıyan spor ikonu rolünde şov yapıyordu. Gerçek hayattan birini canlandırırken izlenecek bir formül yok; bazıları halkın bildiği kişiliğini altüst etmek için elinden geleni yaparken, diğerleri sadece görkemli bir şekilde şov yapar. Smith kesinlikle ikincisini tercih ediyor ve ünlü övünmesiyle ilgisi olmayan bir şekilde, yanağının içini arı sokmuş gibi konuşan Ali'nin sesinin kendine özgü temposunu - ve biraz da Güney aksanını - yakalıyor. Mükemmel bir popcorn performansı. JK
[Only Registered Users Can See Links]
Fat City (1972)
Mükemmel bir boks filmi. Tepeden inme kalfalar, üçkağıtçı organizatörler, geleceği olmayan umutlar. Bu, spot ışıklarından uzakta bir dövüşçü olmanın içgüdüsel gerçekliği. Yıkıcı bir şekilde duygusallıktan uzak olan bu film, John Huston'ın en iyi işi. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Rush (2013)
Görünüşe göre sinema perdesi için doğal bir film olmasına rağmen (arabalar çok hızlı gidiyor, bunda sevilmeyecek ne var?), çok az motor yarışı filmi ve daha da az Formula 1 filmi çekilmiştir. Bunların en iyisi, 1970'lerde yarışçılar James Hunt ve Nikki Lauda arasındaki çekişmeyi anlatan Ron Howard'ın Rush'ı. Bazı çarpıcı yarış sahneleri, Hans Zimmer'in her zamanki müziği ve Chris Hemsworth'ün on yılı aşkın bir süreyi Thor olarak geçirmemiş olmasını dileyeceğiniz bir performansı var. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Warrior (2011)
Hâlâ karma dövüş sanatları dünyasında geçen tek iyi film olan Warrior, tesadüfen aynı kafes dövüşü turnuvasına katılan kardeşlerin hikâyesini anlatırken, Rocky şablonuna bir tutam Yunan efsanesi katıyor. Brando'dan ilham alan vahşi Tom Hardy ve Joel Edgerton'ın kardeşleri canlandırdığı dövüş, gerçek MMA'den çok daha temiz olsa da, heyecan verici, şiddetli ve karakterlerin kişilikleri için çok da ince olmayan bir metafor. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Creed (2015)
Creed'in Rocky'den daha iyi olduğunu iddia edebilirsiniz. Uzun süredir ölü olduğu düşünülen bu seri, Michael B Jordan'ın devasa başrol performansının da yardımıyla, sınıf, ırk ve kimlik konularını ele alan bir epik dramayla Rocky'yi 21. yüzyıla taşıyan Ryan Coogler tarafından hayata döndürüldü. Eski moda film yapımı mükemmel bir şekilde uygulanmış. Stallone'yi antrenör rolüne koymak ilham verici bir hamle ve yaşlı savaş atı kariyerinin en iyi performansını sergiliyor. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Million Dollar Baby (2004)
Bu boks dramasında Clint Eastwood, özenti bir kadın boksörü himayesine alan ve sonunda trajediyle sonuçlanan bir ilişki yaşayan antrenörü canlandırıyor. Ek bilgi: Clint Eastwood'un ağladığı tek film (bu da işlerin ne kadar ağırlaştığına dair iyi bir ipucu). SM
[Only Registered Users Can See Links]
Raging Bull (1980)
Ünlü yönetmen Martin Scorsese, bir zamanların orta sıklet şampiyonu Jake LaMotta'nın çalkantılı hayat hikayesini yönetmek için imza atmadan önce boks hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Ancak Scorsese'nin bildiği şey acı, suçluluk ve yaralı erkeklik ki LaMotta'da bunlardan bolca var. Boks romantikleştirilecek bir şey değil. Acımasız, kirli ve kanlı. Raging Bull'un anladığı da bu. Güzellik bale içindir, Raging Bull ise bir öfke destanıdır, boks sahnelerine sürrealist bir yaklaşım getiren ama yine de öldürmenin ya da öldürülmenin nasıl bir şey olduğunu psikolojik bir gerçekçilikle anlatan cezalandırıcı bir film. Robert De Niro'ya da tek Oscar ödülünü kazandırdı. SM
[Only Registered Users Can See Links]
The Color of Money (1986)
Paul Newman ve Tom Cruise beyazperdede bir araya geldiklerinde karizmalarını ölçmek için kullandıkları aleti kırmış olabilirler. The Hustler'ın devamı ve bir Martin Scorsese işi olan Paranın Rengi'nin boş bir nakit paradan başka bir şey olmaya ihtiyacı yoktu. Ancak ustanın aksiyon sahnesi gibi bilardo oynama yeteneği ve Newman ile Cruise'un katıksız gösterişi bu filmi mükemmel bir Cumartesi gecesi filmi haline getiriyor. Cruise Scorsese ile çalışmaya devam etseydi ne kadar büyüleyici olurdu... SM
[Only Registered Users Can See Links]
Foxcatcher (2014)
Spor filmleri uzun zamandır erkekliği analiz etmek için bir araç oldu ve Foxcatcher, merkezinde ABD güreş takımına hayırseverlik yapan çelimsiz John du Pont'un (Steve Carrell) yer aldığı, yerine getirilmemiş maçoluğun toksikliğine gerçekten tam gaz gidiyor. Du Pont, dünya çapındaki Schultz'u kanatları altına alır ve onun hayalini kurduğu adam olamayışını gördükçe zihinsel olarak yavaş yavaş çözülüşünü izleriz. Carrell, Channing Tatum ve her zaman çok yönlü olan Mark Ruffalo'nun harika performanslarıyla Foxcatcher, Andrew Tate'in çağında az görülmüş ama güçlü bir film olmaya devam ediyor. SM
[Only Registered Users Can See Links]
The Wrestler (2006)
Gösterişli kostümleri, melodramatik hikayeleri ve abartılı, uhrevi kişilikleri nedeniyle spor eğlencelerinden nefret edilse de güreş, en büyük markaların inanılmaz dövüş koreografileri ve acıklı senaryolarıyla övündüğü, payetli taytlarla paketlenmiş bir sanat biçimi. Mickey Rourke'un canlandırdığı Randy "The Ram" Robinson, kare çemberde zamanını doldurmuş bir veteran, The Wrestler'da onunla tanıştığımızda 80'lerden kalma bir kamyonet kadar hırpalanmış, ancak son bir büyük an için umutsuz. Darren Aronofsky'nin filmi işin inceliklerine dayanıyor ama güreşin iç işleyişinden çok Robinson'ın insanlığıyla ilgileniyor. JK
[Only Registered Users Can See Links]
Coach Carter (2005)
Rich-ne? RICHMOND! One Tree Hill ve Melrose Place gibi gençlik dizilerinden esinlenen Coach Carter, genç izleyicileri hedef alan enerjik ve sürükleyici bir drama. Basketbol sahneleri oldukça gösterişli ve bu aynı zamanda Channing Tatum'un ilk filmi. Sadece Samuel L Jackson'ın muhteşem performansı için bile izlemeye değer. SM
[Only Registered Users Can See Links]
Rocky (1976)
Karakter artık mazlum hikayelerinin kısaltılmışı olsa da, filmin kendisi de hayata uğursuz bir başlangıç yaptı. Sylvester Stallone adında az tanınan bir aktör senaryoyu üç günde yazdı ama sadece başrolde oynaması şartıyla sattı. Stallone'nin tek büyük başarısının, Mutlu Günler öncesi Henry Winkler'ın oynadığı bağımsız bir film olan The Lords of Flatbush olduğu düşünülürse, film 1976'nın en çok hasılat yapan filmi olmadan önce çok küçük bir bütçeye sahipti. Rocky aynı zamanda Stallone'nin sonraki on yılda Rambo'ya dönüşmeden önce ne kadar iyi bir aktör olduğunu da hatırlatıyor. 50'lerin melodramına 70'lerin cesaretini katan Rocky, Stallone'nin ebedi rolü olacak. SM
[Only Registered Users Can See Links]
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.
Leydihan
18 Mart 2025, 00:31
Ben Tonya, Dangal, Challengers, Air, Creed izlediklerim.
Listeye, İrlanda asıllı boksör James Braddock'un hayat hikayesinden uyarlanan ve üç dalda Oscar ödülüne aday gösterilen, filmin başrollerinde Russel Crowe ve Renée Zellweger bulunan en güzel film olan Cinderella Man'i koymaya unutmuşlar..
Yerli film olarak da Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu listeye dahil edilebilir.
vBulletin v3.8.11, Copyright ©2000-2026, Jelsoft Enterprises Ltd.