PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Muavenet-i Milliye Torpido Botunun İngiliz Goliath Zırhlısını Batırması


Asrevya
27 Şubat 2025, 18:54
Muavenet-i Milliye ("milli yardımlaşma"), Osmanlı Donanmasında 1910-1923 yılları arasında hizmet etmiş bir torpido botudur. Çanakkale Savaşı esnasında 12 Mayıs 1915'i 13 Mayıs'a bağlayan gece Kraliyet Donanması ön dretnotu HMS Goliath'ı gerçekleştirilmiş bir operasyon sonucunda batırmasıyla bilinmektedir.

[Only Registered Users Can See Links]

İsmini, donanmanın güçlendirilmesi için kamuoyundan finans sağlanması amacıyla İstanbullu 28 iş adamının öncülüğünde kurulmuş ve faaliyetlerini kısa sürede bütün yurda yaymış "Donanma-i Osmani Muavenet-i Milliye Cemiyeti"nden (günümüz Türkçesiyle: "Osmanlı Donanması Milli Yardımlaşma Derneği", kısa adı "Donanma Cemiyeti") almıştır. Muavenet-i Milliye bu cemiyet tarafından satın alınmış ilk gemidir.

Türk Deniz Kuvvetleri'nin Muavenet-i Milliye den sonra gelen üç gemisine bu ilkinin şerefine Muavenet ismi verilmiştir.

1910'da Almanya'dan satın alınan Muavenet-i Milliye'nin gemi komutanlığını 1912'den itibaren kıdemli yüzbaşı Ahmed Saffet (Ohkay) yürütmüştür. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girişinin ilk aylarında Karadeniz operasyonlarından görevlendirilen Muavenet-i Milliye, Çanakkale Savaşı'nın başlamasıyla bu cepheye yönlendirilmiştir.

[Only Registered Users Can See Links]

Goliath'ın batırılması

Çanakkale Savaşı deniz harekâtlarının kara ve deniz savaşları haline geldiği Çanakkale Savaşı ikinci aşamasında, 6-8 Mayıs 1915 arasında yapılan İkinci Kirte Muharebesi'nin de Türk zaferi ile sona ermesi ve Müttefik güçlerin geri püskürtülmesi ile Morto Koyunda büyük baskı altında kalan Fransız birliklerine destek amacı ile HMS Goliath ve HMS Cornwallis ön-dretnotları, beş muhrip takviyesinde, koyda konuşlandırılmıştı. Bunun üzerine bu filoya karşı bir harekât düzenlenmesine karar verildi.

[Only Registered Users Can See Links]

Soldan sağa; Alman yüzbaşı Rudolph Firle (Muavenet-i Milliye muhribinde torpido uzmanı), Yüzbaşı Ali Rıza Bey Sultanhisar torpidobotunun komutanı, Ahmet Saffet Ohkay (Muavenet-i Milliye muhribinin komutanı)


12 Mayıs 1915 günü torpido uzmanı Alman yüzbaşı Rudolph Firle ve iki astı Morto Koyu'nda bir keşif gerçekleştirdiler ve akşam saatlerine doğru Muavenet-i Milliye'ye binerek geminin torpido timine katıldılar. Geceyarısına doğru demir alan Muavenet-i Milliye karanlıkta sessizce seyrederek destroyerleri aşmayı başardı. Bu esnada destroyerlerden sadece birkaç yüz metre mesafeden geçmiş ve bunlar tarafından fark edilmemeyi başarmıştır. İki savaş gemisinden Goliath üzerine yaklaştığı esnada düşman gemisinin gözetçileri anlık bir tereddütle "parola" sormalarını fırsat bilmiş ve mümkün olan en yakın mesafeden üç isabetli torpido ateşlemiştir. Torpidolar Goliath'ın zırhını delerek gemi içinde büyük bir patlama yaratmıştır. Goliath birkaç dakika içinde alabora olmuş ve batmıştır. 700 kişilik mürettebatından kaptanı da dahil 570 personel ölmüşlerdir. Çanakkale önündeki müttefik filosunun komutanı sonradan not defterine "düşman madalyayı hak etti", sözlerini yazacaktır.

Goliath'ın batırılışı İngiliz deniz kuvvetlerinin en üst komuta kademesinde bomba etkisi yaratmıştır. Bir gün sonra (14 Mayıs) haberin Londra'ya ulaştığı anda sürmekte olan kabine toplantısı yarıda kesilmiş, 15 Mayıs 1915 günü İngiliz deniz kuvvetleri komutanı (First Sea Lord) Amiral Fisher, komuta kademesinde yaşanan şiddetli tartışmalar sonrasında istifa etmiştir. Bu istifayı iki gün sonra (17 Mayıs) Bahriye Nazırı (First Lord of the Admiralty) Winston Churchill'in istifası izlemiştir. Britanya'nın en modern savaş gemilerinden HMS Queen Elizabeth Çanakkale cephesinden çekilmiş, kısa bir süre sonra (25 Mayıs) Triumph savaş gemisinin Kabatepe açıklarında ve Majestic savaş gemisinin Seddülbahir açıklarında Alman denizaltısı U21 tarafından batırılmasıyla da cephedeki müttefik deniz gücü daha da zayıflamıştır. Deniz gücünün zayıflaması müttefik kara birliklerinin yararlandığı desteği azaltarak kara operasyonlarının akıbetini temelden etkilemiştir.

[Only Registered Users Can See Links]

Muâvenet-i Millîye'nin 450mm'lik torpilatarı ve denizciler.


Gemi kaptanı kıdemli yüzbaşı Ahmed Saffet ve yaklaşık 90 kişilik mürettebat İstanbul'a dönüşlerinde kahramanlar olarak karşılanmışlar, geminin Boğaz'a girişinde şerefine iki kıyıdaki bütün ışıklar yakılmıştır. Madalyalar ve nişanlarla ödüllendirilmişlerdir.
Wikipedia

Asrevya
27 Şubat 2025, 18:59
[Only Registered Users Can See Links]

Asrevya
27 Şubat 2025, 19:03
[Only Registered Users Can See Links]

"Düşman madalyayı hak etti, kahrolsunlar"

Yukarıdaki cümle, İngilizlerin Akdeniz Sefer Kuvvetleri Komutanı Ian Hamilton’un günlüğünün son satırlarında yer alan cümleydi. İngilizler o gün, Çanakkale Savaşı'nın en büyük şoklarından birini yaşamış, haberin Britanya'ya ulaşmasıyla birlikte ortalık karışmıştı. Kabine toplantısı yarıda kesilmiş, 15 Mayıs 1915 günü İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Fisher, iki gün sonra da Bahriye Nazırı Winston Churchill istifa etmişti.

İtilaf devletleri 18 Mart 1915 yenilgisi üzerine yeni stratejiler üretmeye çalışıyorlardı. Büyük çoğunluk hala, Çanakkale'nin denizden geçilmesini savunuyordu. Hatta boğazı denizaltılarla geçip, Gelibolu’ya giden yardımları kesecekler ve hatta İstanbul’u tehdit edeceklerdi. Bu amaçla Marmara Denizi'ne kadar birkaç kez denizaltı sokmayı başardılar. Fakat bu denizaltılar, son derece yetersiz olan Osmanlı Donanması'na ait küçücük gemiler tarafından batırıldılar.

'2 DEV SUSTURULMALI'

Bu arada Morto koyuna demirlemiş olan iki zırhlı, Gelibolu yarımadasındaki Türk tabyalarına ölüm kusmaya devam ediyordu. Bu iki dev zırhlıdan birinin adı Cornwallis, diğerinin adı ise Goliath'dı. Gelibolu’da bulunan 5.Ordu komutanlığı, zayiatların artması üzerine Muavenet-I Milliye adlı muhribi bu gemileri susturmakla görevlendirdi.

Muavenet-i Milliye, büyüklük ve güç bakımından Morto koyunda bulunan iki düşman gemisinin yarısı kadar değildi. Ancak bu zorlu görev başarılmak zorundaydı. Muavenet-i Milliye’nin komutanı Süvari Yüzbaşı Ahmet Bey’di. Yirmi beş kişilik mürettabata sahip muhripte, teknik sorumlu ise Alman yüzbaşı Fierle idi. Aldığı emirle harekete geçen Muavenet-i Milliye, Morto koyunun kuzeyinde yer alan Soğanlıdere mevkiine gelerek gece karanlığını beklemeye başladı. Görev son derece tehlikeliydi. Plan üzere ışıklar sönük olarak gece karanlığında ilerlenecek ve düşman gemilerinin yakınına kadar sokulunup torpillenecekti. Karanlıkta mayına çarpma, kayalıklara bindirme ve en kötüsü de fazla yaklaşamadan düşman tarafından fark edilerek yok edilme riski vardı...

'BÜYÜK BİR HABERİMİZ VAR'

Muavenet-i Milliye 12 Mayıs'ı 13 Mayıs'a bağlayan gece harekete geçti. Burnu döner dönmez büyük zırhlılardan Goliath bütün heybetiyle karşılarındaydı ancak yaklaşmak gerekiyordu. Bu hiç de kolay değildi, çünkü projektörler sürekli etrafı tarıyorlardı. Nitekim az bir mesafe kala nöbetçilerden birisi Muavenet'i fark etti. İngiliz nöbetçinin 'kimsiniz, parola' sorusuna İngilizce ve İngiliz aksanıyla "büyük bir haberimiz var" diyerek cevap verildi. İngiliz nöbetçi subayı uyanamamıştı ya da düşmanın bu kadar cesur bir teşebbüs yapabileceğine ihtimal vermemiş olmalı ki; alarm vermeye gerek duymadı. Bu bir iki cümle, gerekli zamanı kazandırmış, iki torpil peş peşe denize bırakılmıştı. Bir süre sonra Goliath’ın baş tarafında büyük bir patlama meydana geldi. Dev gemi 500 kadar personeli ile birlikte birkaç dakika içerisinde daha ne olduğunu anlayamadan Çanakkale Boğazı'nın sularında kayboldu.

Görevini başarı ile tamamlayan Muavenet-i Milliye geldiği sessizlikte bir hayalet gibi süzülerek hemen geriye döndü. Bu başarı kamuoyunda inanılmaz bir sevinç oluşturdu. Sultan Mehmet Reşat, gemi personelini altın madalya ve altın paralarla ödüllendirdi.

BRİTANYA'DA DEPREM: PEŞ PEŞE İSTİFALAR

Haberin Britanya'ya ulaşması, İngiliz hükümetinde ve donanmada deprem etkisi yarattı. O sırada Londra'da kabine toplantısı yapılıyordu. Şok Haber gelir gelmez, kabine toplantısı yarıda kesildi. İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Fisher, komuta kademesinde yaşanan şiddetli tartışmalar ve eleştirilere dayanamadı ve 15 Mayıs'ta istifa etti. Bu istifayı iki gün sonra Bahriye Nazırı Winston Churchill'in istifası izledi. Britanya, en modern savaş gemilerinden HMS Queen Elizabeth'i, Çanakkale cephesinden çekmek zorunda kaldı. Kısa bir süre sonra da Triumph savaş gemisinin Anzak koyunda ve Majestic savaş gemisinin Arıburnu'nda Alman denizaltılarınca batırılmasıyla, cephedeki Müttefik deniz gücü iyice zayıfladı. Bunun üzerine Winston Churchill'in ısrarla savunduğu 'Çanakkale'yi denizden geçme' düşüncesinden vazgeçildi.

'DAVUT'UN SAPANI'

İngiltere’de yayınlanan gazeteler haberi manşetten verirken, kullandıkları deyim de enteresandı: "Davut sallama sapanla taş attı, dev Goliath'ı başından vurdu". Çünkü Goliath, Kısas'ül Enbiya'da anlatılan hikayeye göre, Davut Peygamber'in kavmine musallat olan Callud isimli devin diğer adıydı. Ve çoban olan Davut peygamber, sapanla attığı taşla bu devi yenmişti.
Kaynak:
Hurriyet