PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ünlü Filozoflar


Krizantem
19 Şubat 2025, 01:55
[Only Registered Users Can See Links]üçyüs (Üstad Kong)
Doğu uygarlığının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Dinler Tarihi araştırmacıları da onun öğretisini bir din olarak kabul etmektedir. Ölümünden sonra ülkesinde önce prens ünvanı ile yüceltilmiş, ondan sonra “Mükemmel Hakim” ve “Taçsız Kral” namıyla kutsanmış ve Çin’de kendi adına tapınaklar inşa edilmiştir. Konfüçyüs’ün düşüncelerini ve konuşmalarını derleyen “Lun Yu” adlı ince kitap, kutsal kitap olarak görmüştür.

[Only Registered Users Can See Links] felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates’in yaşamının en belirgin olaylarından biri MÖ 399 yılında hakkında açılan davadır. Platon’un Sokrates’in Savunması adlı eserinde anlattığı kadarıyla Sokrates, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlanır. Sokrates, bu suçlamalar sonucunda ölüme mahkum edilir. Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır. Yaşamı ve düşünceleri ile ilgili bilgiler Aristophanes gibi çağdaş yazarlar, Platon ve Ksenophon gibi aradıkların yazdıkları ve Sokrates’in ölümünden on beş yıl sonra dünyaya gelen Aristoteles’in dolaylı anlatımlarıyla günümüze ulaşmıştır.

[Only Registered Users Can See Links](Gerçek ismi Aristokles) İslam dünyasında Eflatun olarak bilinen, Antik klasik Yunan filozofu, matematikçi ve batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisinin kurucusudur.

En önemli eserleri Devlet, Yasalar ve Sokrates’in Savunması’dır.

[Only Registered Users Can See Links]Ö 367 veya 366’da 17 yaşında Platon’un Atina’daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon’un en parlak öğrencilerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona “okuyucu” lakabını takar.) Daha sonraları Akademia’daki öğretime kendisi de katkıda bulunur.

[Only Registered Users Can See Links] ito.jpg/800px-Portrait_of_Niccol%C3%B2_Machiavelli_by_Santi_di_T ito.jpg

Machiavelli

En ünlü eseri Prens’te, politik yazın tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceledi. Tüm yaşamı boyunca İtalya’nın birliği ideali için mücadele verdi. “Amaç için her yol mübahtır” sözü her ne kadar yanlış yorumlansa da en önemli deyişidir. En önemli eseri “Prens”tir.

[Only Registered Users Can See Links] Filozofinin Babası ünvanı ile bilinir. Fransız matematikçi, bilim insanı ve filozof. Batı düşüncesinin son yüzyıllarındaki en önemli düşünürlerinden biridir. Skolastik düşünceden sıyrılışın, bir başka deyişle Modern Felsefe’nin Descartes ile başladığı kabul edilir.

[Only Registered Users Can See Links] Hobbes

İngiliz felsefecisidir. 1651 tarihli Leviathan adlı çalışması batı siyaset felsefesinin izleyeceği yolu çizmiş ve başucu eseri olmuştur. Bugün bir siyaset felsefecisi olarak tanınsa da, tarih, geometri, etik ve genel felsefe gibi pek çok alanla ilgilenmiştir. En önemli eseri “Leviathan” dır.

[Only Registered Users Can See Links] doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir. Çünkü ona göre alay olgulardan hareket edildiğinde, çıkarlar, yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Rousseau, güçlünün haklı kabul edildiği, siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren, olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir. Yurttaşı, ortak benliği, halkı, devleti yaratan bir “toplum sözleşmesi”ni ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dâhil olması gerektiğini savunur. Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür. Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur. Yasaların, halkın tümü için geçerli olması gerektiğini düşünmektedir. En önemli eseri “Toplum Sözleşmesi”dir.

[Only Registered Users Can See Links] bir Fransız politik düşünürdür. Kuvvetler ayrını esasını atmıştır. 20. Yıl üzerinde çalıştığı De I’esprit des lois adlı kitabında yasama, yürütme ve yargı’yı birbirinden ayırmanın öneminin vurgulamıştır.

[Only Registered Users Can See Links]ı Mansur (858-922)
Tanrı’nın ya da başka bir deyişle “mutlak varlık”ın kişide vücut bulduğunu ve kişinin varlığının tanrının -mutlak varlığın- varlığı içinde yok olduğunu söyledi; vahdet-i vücut inancıyla esrikti. En önemki eseri “Kitab-üt Tevasin’dir.

[Only Registered Users Can See Links] (870-950)
Adı, Türkistan’ın Farab şehrinde doğduğundan Farabi’ydi. Aristo’yu, Platon’u, Zenon’u okuyup yorumlamıştı. Aklı, ilmin ve inancın merkezine koydu; inançla usu uzlaştırmaya çalıştı. Felsefe, matematik, fizik ve musikiyle uğraştı. Bilimi; fizik, matematik ve matefizik olarak üçe ayırdı. Orta Çağ İslam Aydınları arasında Muallim-i Sani (İkinci Üstad) olarak anılır. Hace-i Evvel (Birinci Üstad) ise Aristo’dur.

En önemli eseri “Kitabu’l vahid ve’l Vahde ve El Medinetü-l Fazıla’dır.

[Only Registered Users Can See Links]İbn-i Sina (970-1037)

İslam dünyası ona “eş-şeyhü’r-reis”, yani “başüstat” dedi. Felsefe, tıp, edebiyat, aritmetik, geometri, mantık ve fizikle uğraştı. Ontoloji ve psikoloji üzerine önemli çalışmalar yaptı. Epistemoloji ve ontoloji üzerine önemli eserler verdi. Orta Çağ karanlığında eserleri Latince ve İbraniceye çevrildi. Elementler ve mekanik üzerinde çalıştı; Aristo’nun Hareket Teorisi’ni eleştirdi. Batıda Avicenna olarak tanınır. Fizik çalışmaları, yeniçağ mekaniğine öncülük etti. En önemli eseri “Tıp Kanunu ve Kitabüş-şifa (İyileşme Kitabı)’dır.

[Only Registered Users Can See Links]âlî (1058-1111)
Ömrü boyunca hakikati aradı. Bu uğurda her şeyi ama her şeyi sorguladı; felsefeyi, varlıkları, inancı, tanrıyı, aklı ve elbette kendisini. Öyle ki bir dönem neredeyse aklını yitirecek noktaya geldi; bunalıma girdi ve dış dünyayla irtibatını kesti. En önemli eseri “El-Munkız Mine’d - Dalâl”dır.

[Only Registered Users Can See Links] n0KEg&s


Feridüddin Attar (1136-1221)
Eczacıydı, lokmandı. Yaşadığı mistik bir olay nedeniyle varını yoğunu fakire dağıtıp yollara düştü. Kendini ilim, irfan ve ibadete adadı. Mevlâna’nın üstadıydı. Eserleri Arapçaya, Fransızca’ya ve İngilizceye çevrildi. Hakikate ulaşma yolunda Kemal’e eren “simurg” yani “otuz kuş”u anlattığı eserinde, vahdet-i vücud inancını alegorik bir şekilde anlatır. En önemli eseri “Matıku’t Tayr”dır.

[Only Registered Users Can See Links]İbn-i Rüşd (1126-1198)
Aristo’nun İslâm coğrafyasındaki sözcüsü ve yorumlayıcısı olan Rüşd, yaklaşık 30 yıl boyunca Aristo’nun eserleri üzerinde çalıştı. Ulaşamadığı “Politika” dışında, filozofun tüm eserlerini Arapçaya çevirdi. Aklı imandan, bilgiyi vahiyden üstün tuttu. Her şeyin akıl ile anlaşılabileceğini öne sürdü. Avrupa’da Averroes adıyla tanınır. En önemki eseri “Aristo Şerhleri’dir.

[Only Registered Users Can See Links]İbn-i Arabi (1165- 1240)
Yaşadığı dönemin ve coğrafyanın en büyük filozoflarından biri olan İbn Rüşd ile görüştüğünde 17 yaşındaydı. Bilginin yalnızca akıl yoluyla elde edileceğini savlayan İbn Rüşd’ün düşüncesinde bir noksanlık olduğunu daha o yaşlarda fark etti. İnsan bazı şeyleri sezgi yoluyla, kalbi olarak biliyordu. Aklı bilgiler; duyular ve deneyim yoluyla elde ediliyordu ama bazı bilgiler vardı ki aşkındı, ‘a priori’ydi(doğuştan).

Yalnızca kendi halkını etkilemekle kalmadı; felsefesi Endülüs’ten Yeni Delhi’ye, Hicaz’dan Kırım’a geniş bir coğrafyaya yayıldı. “Vahdet-i Vücud” öğretisine inanıyordu. En önemki eseri “Füsus’ül Hikem (Hikmetlerin Özü”dür.)’dir.

[Only Registered Users Can See Links]İbn-i Haldun (1332 - 1406)

Tarih felsefesinin, sosyolojinin ve iktisadın babasıydı. “Mukaddime” ve “Kitabu’l İber’de dünya tarihini ve geleceğe ilişkin tarihsel teorilerini anlattı. Osmanlı’nun yükseliş ve çöküşünü adeta betimlediği bu eserler, Osmanlı paşaları ve ulemaları arasında büyük ilgi gördü.

Sosyolojinin temel prensiplerini Batılı bilim adamlarından yüzlerce yıl önce ortaya koydu. Tespitleri ve öngörüleri; Machiavelli’den Rousseau’ya, Comte’tan Spencer’a pek çok önemli düşünürün fikirlerini şekillendirdi. En önemli eseri “Mukaddime”dir.

[Only Registered Users Can See Links] g

Fuzuli (1483 - 1556)
Kendini öyle hiçledi ki; “Fuzuli” mahlasını kullandı, Muhammed Bin Süleyman. Doğanın dilini çözmüştü; öyle ki kendisini suyun, ağacın, hayvanın başka bir şekilde vücut bulmuş hâli olarak görüyordu. Tanrı, doğa, insan bir bütündü. Panteistti. Her şey tek bir “öz” de, tek bir “hakikat”te birleşiyordu.

Evrendeki her şey “aşk”tı, aşktan ötürüydü, aşkla varoluyordu. Elbette kastettiği karşı cinse duyulan değildi; varlıkların özündeki aşktan bahsediyordu o.

En önemki eseri “Leyli ile Mecnun”dur.

[Only Registered Users Can See Links]âna (30 Eylül 1207, Belh - 17 Aralık 1273, Konya)

Mevlâna’nın asıl adı Muhammed Celâleddin’dir. Mevlâna, Bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinin Belh şehrinde 1207 tarihinde doğmuştur. Mevlâna ismi, Sultan Veled, Şems-i Tebriz’i ve sevenlerince kullanılmış; adeta onunla özdeşleşen evrensel bir simge olmuştur. Batılılarda da Rumi olarak bilinmektedir.

XIII. yüzyılda yaşamış, ama eserleriyle çağları aşmış bir sufi olan Mevlâna; “Gel ne olursan ol, gel” dizelerine yansıdığı üzere insanlar arasında herhangi bir ayrım gözetmemiştir. Merhametli, karşılıksız ve sınırsız insan sevgisinin yanı sıra sonsuz hoşgörüsüyle sadece İslam âlemini değil, tüm insanlığı kendisine hayran bırakmıştır. Hayata ve insanlara bakışıyla bir fikir adamı olarak da tüm dünyada kabul görmektedir. UNESCO, Mevlâna’nın doğumunun 800. yıldönümü nedeniyle, 2007 yılını Mevlâna ve Hoşgörü Yılı ilân etmiştir. En önemli eserleri, “Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat.”

—

Asrevya
20 Şubat 2025, 00:57
Her biri kendi çağında ve ötesine de yansıyan önemli düşünürler, emeğinize sağlık.

Bu hafta 15.- 17. yy Hukuk Felsefesi konumuzda Machiavelli'nin Prens ve T.Hobbes'in Topumsal Sözleşmesi var.
Ulus birliği arayışı ve ütopyalar devlet düzeninin nasıl olması gerektiğini şekillendiren modern düşüncenin kapılarını aralıyor.

Sürmenaj
15 Mart 2025, 15:01
islam filozofları çok ilgimi çekiyor
özellikle hallacı mansur'un görüşlerini beğenirim.