Oturum Aç

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şaman Davulu


Krizantem
19 Şubat 2025, 01:33
[Only Registered Users Can See Links]



Yeryüzündeki din adamlarının giysi taşıması çok eski çağlara dayanır. Şamanizm’in din adamları olan şamanların da kendine mahsus giysileri olduğu biliniyor. Üstelik bu giysilerin ayin sırasında ne denli önemli olduğunu da daha önce ifade etmeye çalıştım. Cübbesiz şamanların kötü ruhlar karşısında etkisiz kalındığına inanıldığı için her şaman ne edip edip pahalıyada malolsa kendisine bir cübbe mutlaka yapar. Şamanlar için giysiden sonra en önemli parça ise “şaman davulu” dur.

Şaman, cübbesini olduğu gibi davulunu da kendi isteğine uygun olarak değil, hizmetinde bulunduğu ruhun istemleri doğrultusunda yaptırır. Giysi ve davulun özellikleri, biçimi ve diğer teferruatı kendi ruhu tarafından tanımlanır. Ruhun istemlerinden en küçük bir parça dahi eksik olursa, giysi ve davul ayin yapmada kullanılamaz.

Dinsel tören yapmak için gerekli olan nesnelerden biri de davuldur. Davulun şaman ayinlerinde çok eski zamanlardan beri kullanıldığı varsayılır. Çin kaynaklarına göre; Eski Yenisey Kırgızları’nın şaman ayinlerinde saz çaldıklarını XI. yüzyıl tarihçilerinden Gardizi yazmaktadır. Bugünkü Kırgız Kazak Baksıları ayinlerinde kopuz kullanırlarmış. Eski Oğuzlar’da İslam’dan sonra Şamanizm geleneğini sürdüren ozanlar ayinlerinde kopuzu kullanmışlardır. Kopuzu kutsal saymışlardır. Hatta kopuz üstüne yemin ettiklerini, dua ettiklerini, kutsadıklarını Dede Korkut’un her hikayesinde görmek olasıdır.

Şaman davulunun şaman giysisine göre daha eski olduğu varsayılır. Şaman giysisinin artık görülmediği yerlerde bile şaman davulu halen kullanılmaktadır. Şaman ayinlerinde davulun yadsınmaz bir önemi bulunuyor. Şaman davulu çoğunlukla tahta bir kasnağa geçirilmiş bir deriden oluşmaktadır. Davulun bir yüzü deri ile kaplıyken diğer yüzü boştur.

Şaman giysisi nasılki doğaüstü varlıkların, koruyucu cinslerin vs görünür temsilcisiyse, şaman davulu dan doğaüstü güçlerin, cinlerin bulunduğu canlı bir nesne gibidir.

Bazı bölgelerde şamanlar, yeraltına ya da gökyüzüne yaptıkları yolculuklarda binek hayvanı gibi davullarına binerek yolculuklarını yapmaktadırlar. Bu tasarıma göre, davul derisinin üstünde birtakım kozmik resimler çizilmektedir. Bu resimlerin dinsel ve büyüsel anlamları da vardır. Örneğin; davul üstündeki ağaç motifi, “dünya ağacı” nı; merdiven, gökyüzüne tırmanmada kolaylık sağlamayı; atlar, uzun mesafeleri almada yardımcı olmayı vs sembolize etmektedirler.

Şamanın ayin sırasında elinde bulundurduğu önemli araçlardan birisi de davuldur. Davul tokmakları da hem davul çalmada hem de falcılıkta kullanılır.

Cübbe gibi davulda şamanın şamanlığa başlamasından hemen sonra ata ruhlarının verdiği ilhama göre yapılır. Erkek ve kadın şamanların davulları arasında bir fark yoktur. Fakat çocuk şamanların davulları daha küçüktür. Davulun ağacı kayın veya sedir ağacından yapılır. Bu ağacın temiz, zedelenmemiş üstelik meskün yerlerden uzakta elde edilmesi gerekiyor. Ona hiçbir insan elinin değmemiş ve hiçbir hayvanın yaklaşmamış olmasına dikkat edilir. Davulun derisi ise, dağ keçisi veya geyik derisinden yapılır. Seyrekte olsa davul derisinin tay derisinden yapıldığı da görülmüştür.

Davul, ustaları tarafından yapılır. Şaman yeni davula dualar okuyarak, ardıç ağacı tütsüsüne tutar, üstüne kımız serper. Davul şamanlarda sadece dinsel törenlerde kullanılır. Davulun derisi herhangi bir nedenle hasar görürse yenilenir. Eski deri ise ormanda bir ağaca asılır. Ama şaman ölürse davulu da kırılır ve mezarının başına asılır. Her şamanın hayatta biri yedek olmak üzere iki davulu bulunur. Şamanların hayatları boyunca kullandıkları davul sayısı 3-9 arasında değişir.

Şorlarda davulun yapılması şöyle olur: Yeni şaman ile birlikte oymağın halkı topluca ormana gider. Burada, şaman dualar okuyarak ayine başlar. Görkemli bir dinsel tören yapılır. Davulun tüm malzemeleri üç gün boyunca temin edilip biraraya getirilir. Arkasından üstüne resimler, şekiller vs çizilir.

Genç şaman davulu koruyucu ruhu olan Mustağ’a (Buzdağ) takdim eder. O da oğullarına gösterir. Oğulları ise Mustağ’ın civarındaki diğer yüksek dağlardır. Davul gözden geçirilir ve bununla ne kadar süre tören yapılacağını tesbit ederler..

Daha sonra, şamanın davulu tanrı Ülgen’in annesi veya karısı (başka rivayete göre) Tazı Kan’a (Pazlak Han) sunar. Üç gün sonrada büyük bir törenle davul tanrı Erlik’e sunulur. Kurban olarak ona içki sunulur. Böylece yeraltı aleminin tanrısı da davulu muayene edip bununla kaç yıl Şamanlık yapacağını ve kaç kurban sunulacağını bildirir.

Bundan sonra tesbit edilen müddet dolunca çoğu zaman gerçekten, ya şaman ölür veya dağlarda istempte kaybolup gidermiş.

Davulun bulunduğu evde biri ölürse, davulun tanrı Erlik’in elçisi Aldacı’nın yardımcı ile kirlendiğine ve gücünü kudretini kaybettiğine inanılır. Böyle olunca davulların derisi derhal değiştirilir. Böylece davulla beraber bütün şaman aksesuarı (manyak, yalama, bayrı, yayık, muhafaza edilen torba) kirlenir. Tedbirli ev sahipleri ve şamanlar hastanın öleceği anlaşılınca şamana ait eşyaları evden çıkarırlar.

Bazı yörelerde davul şamanın ölümünden sonra ormanda parçalanıp bir ağaca asılır. Şamanın ölüsü de bu ağacın altına gömülür. Şamanın cenazesi defnedilirken özel bir tören yapılmaz. İlahi okunmaz. Şamanların mezarları obadan ve yollardan uzak hayvan sürülerinin yaklaşamayacağı tepelerde bulunur. Eğer ölen şamanın vasiyeti varsa akrabaları yeni bir davul yaptırıp evine asabilir. Eski geleneklere göre şamanların evinde iki davul bulunurmuş bunlardan biri dinsel törenlerde kullanılırmış diğeri ise evde saklanırmış.

Bazı yerlerde şamanlar davul yerine “yölgö” denilen (küçük yay) alet kullanırlar. Yölgö ile ayin yapmak için de koruyucu ruhların izinin alınmış olması gerekiyor. Birçok ayinde sadece “yölgö” kullanan şamanlarda var. Bunlar daha çok kendi akrabalarının dini törenlerinde kullanırlar.

Bazı halklarda davulun için kısmında da simgesel işaretler yeralır. Davulun üstüne şamanın emrinde bulunan ruh sayısı kadar çıngırak takılması gibi.

Davulun derisinde bulunan resimlerde; dünyadaki ve gökyüzündeki bazı efsanelerle ilgili semboller yeralmaktadır. Ay ve güneş resmi gökkuşağı, fecir ve Şafak temsilleri, yıldızlar, tanrı Ülgen’in kızlarını temsil eden resimler kuş, geyik, ağaç, vs şekiller de davulun derisinde yeralmaktadır. Ayin sırasında şamanın yardımcı ruhlarını davulun iç kısmına topladığına inanılır.

—-

Asrevya
20 Şubat 2025, 01:13
Şaman (Kam) Davulu Bize Ne Anlatıyor?

"Gök-Tanrı" inancında kam, din adamı görevini görür, fakat farklı kaynaklarda bu kişilerin büyücülükle uğraştığı da rivayet edilir. Şamanların ayinlerde kullandığı, ayin yapmak için gerekli gördükleri nesnelerin en başında davul geliyordu.

[Only Registered Users Can See Links] Gerçekten de Kam (Şaman) davulu ve üstündeki sembollerin anlamı bir davulun olabileceği mana derinliğinden çok daha fazla şeyi biz Türklere ve Tuareglere anlatır. "Gök-Tanrı" inancında kam, din adamı görevini görür, fakat farklı kaynaklarda bu kişilerin büyücülükle uğraştığı da rivayet edilir. Şamanların ayinlerde kullandığı, ayin yapmak için gerekli gördükleri nesnelerin en başında davul geliyordu.

Altay kavimleri ve Sakalar bu maksatla kullandıkları davullarına “tüngür” derlerdi. Davul, Türkler tarafından tarihin en eski devirlerinden beri kullanılmaktadır. Buna ait Çin kaynaklarında da kayıtlar mevcuttur. Türklerde davulun kasnağının yapımında genelde kayın veya sedir ağacı kullanılırdı. Buna çok önem verilirdi. Aynı şekilde davulun iç taraftaki sapı da bu ağaç türlerinden seçilirdi. Bu ağaçlar Türkler tarafından kutsal kabul edildiği için davul yapımında kullanılmakla birlikte esasında bu maksada hizmet eden ağaçlardı. Davulun yüzeyini teşkil eden derinin alınacağı hayvan da gelişi-güzel seçilmezdi. Bu seçimin av kültleri ile ilişkisi olduğuna inanan araştırmacılar en çok geyik ya da dağ keçisinin derisinin kullanıldığını söylerler.

Davul yapıldıktan sonra üzerine simgesel anlamı olan resimler yapılırdı. Davul yüzeyinin kozmik alemi yansıtacak şekilde boyanmasına özen gösterilirdi. Bu çerçevede davul yatay ve dikey bir hatla bölünürdü. Yatay ve dikey hat dört ana yöne işaret edebileceği gibi dünyayı gök ve yer olmak üzere iki parçaya daha bölerdi. Yatay hat kiriştir ve üzerinde çelik ya da çıngırak olduğu düşünülen resimler olurdu.

Bu bilgiler ışığında en bilindik Kam Davulu modeli olan, aynı zamanda Türk Mitolojisinin ana yansıması olan, Şaman davulunun üstündeki sembollerin anlamı şu şekildedir: Dünyayı yer ve gök diye iki parçaya böler. Bu çizgiyle çakışık çizgi ile de toplamda 4 parçaya böler. Kimi arkeolojik kazılarda bulunan kam davullarında bu çizgi yerine dünya ağacı kullanıldığı da görülmüştür. Yer ile gök arasına girmiş çelik ya da çıngırak.

[Only Registered Users Can See Links] arada davulların üzerine çizilen uçmağ. İyi insanların öldükten sonra gittiği yerin uçmağ olduğuna inanılırdı. Günümüzdeki anlamıyla cennet kavramıyla eşdeğer bir isimlendirmeydi. Yeraltı alemi, Erlik Han’ın söz sahibi olduğu, kötülükler alemine verilen isimdi. Yine bugünkü isimlendirmeyle cehennem dediğimiz yere karşılık kullanılıyordu. Türk Şamanizm inancında gök, 17 kattan oluştuğuna inanılırdı. Kam buraya ancak bir kurban ve ruh aracılığıyla çıkabilirdi. Atlar "Gök-Tanrı" inancında en önemli kurban hayvanlarıydı. Ayrıca, ruhları gök alemine atların çıkartacağına da inanılıyordu. Bu sebepten ölenlerin yanında birden çok at gömüldüğü olurdu.

Türklerde kuşlar kutsal kabul ediliyordu. Yine gök alemi ile yer arasında bağlantı kurabilen canlılar olarak kuşlara önem verilirdi. Kuşların, kam denen kişiye yardımcı olduklarına, ruhlar alemine kamı taşıdıklarına inanılıyordu.

Geyikler, "Gök-Tanrı" inancında kutsal sayılan bir başka canlıydı. Bu nedenle kamın en önemli kurbanları arasında yer almaktan kurtulamazlardı. Bu geyikler, kamı gökler alemine çıkartabilsin diye kurban edilirdi.

Davulun üzerinde yer alan üç adet çizgi eğer ağacın altındaysa dağ anlamına geliyordu. Eğer gök alemine yakınsa gök kuşağı olduğu var sayılırdı. Buradaki üç çizgi, dağ ve üstündeki de ağaç da yaşam ağacı ya da ulu kayın ağacı olarak betimleniyordu.

Buradaki kişi sayısı, 6, 7, 8 veya 9 olacak şekilde kurgulanıyordu. Bunlar da kama yardımcı ruh olma işlevine sahipti. Gök-Tanrı inancında davul üzerine çizilen kız resimlerinin aynı zamanda peri olduğuna da inanılıyordu. Dolayısıyla kuşlar, atlar, geyikler, insanlar hep kamların göğe ulaşmalarına vesile olan, yardımcı olan ruhlar olarak kabul ediliyordu. Gök alemi, Tanrı Ülgen’in de oturduğu yerdi. Burada, Ay, Güneş ve yıldızlar vardı....
Mustafa Orhan Acu

Kaynakça
Sadettin Gömeç, Şamanizm ve Eski Türk Dini, Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı 4, s.43
Yaşar Çoruhlu, Türk Mitolojisinin Ana Hatları, s.96-99
Metin ÖZ, Türk Kültür Tarihinde Ekolojik İzler, s.34

Sürmenaj
23 Şubat 2025, 21:57
Şamanizm çok ilginç bulduğum bir inanış.
Kabile olarak yaşayan amazonlarda hala şamanlar varmış.


Burada yaşayış şeklinden bahsedilmiş.


[Only Registered Users Can See Links]