PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Primatlar (Primates) Yaşam Alanı, Türleri ve Özellikleri


Asrevya
06 Şubat 2025, 23:24
Primatlar veya iri beyinli yüksek memeliler (Primates), memeliler sınıfının Euarchontoglires üst takımına ait bir takımdır.

Maymun adı kimi zaman bütün primatları kapsarken yalnızca simiyenler için de kullanılabilir. Primatları inceleyen bilim dalı primatolojidir.

[Only Registered Users Can See Links] ıslak burunlu primatlar (Strepsirrhini) ve kuru burunlu primatlar (Haplorrhini) olmak üzere iki alt gruba ayrılır.

Kuru burunlu primatlar insanı da içerir. Terim Latince kökenlidir ve "ilk", "en asil" gibi anlamına gelen prÄmās kelimesinden türemiştir.

Goril, orangutan, şempanze, gibon, makak ve insan gibi maymunların yanında, makimsiler, galagolar, cadı makigiller ve lorigilleri de içerir. Primatların kökenleri 80 ila 55 milyon yıl önce tropikal ormanların ağaçlarında yaşamaya adapte olmaya başlayan eteneli memelilerden gelir. 16 familyada sınıflandırılan 430'dan fazla primat türü vardır.

Büyük beyinler, görme keskinliği, renk görme, omuz kuşağı gibi birçok primat özelliği, bu zorlu ortamlara adaptasyonları ile oluşmuştur. Primatlar çevik ve hızlı canlılardır. Çoğunluğu ağaçlarda yaşar. Tüm primatlar ellere, ele benzer ayaklara (insan hariç) ve ileri bakan gözlere sahiptir.

[Only Registered Users Can See Links]Çeşitli maymun ve insansı maymun ayaklarının bir çizimi,
Richard Lydekker, 1893

Genel Özellikleri

Anatomi

Primatlar, ağaçtaki yaşama uyum sağlamak için genel olarak dört ellidir, bunun yanında kuyruklarını denge ve fazladan tutunma için kullanan türleri bulunur. Elleri çok büyük hareket olanağı sağlar. Diğer etenelilerden ayrı olarak yalnızca primatlarda başparmak ve işaret parmağı cisimleri kavramaya izin veren ve birbirine kenetlenebilen yapıda evrimleşmiştir.

Primatların kafatasının ön tarafında öne bakan gözleri vardır; iki gözlü (dürbün) görüş, tüm büyük insansı maymunların kollara ayrılan ataları için yararlı olan doğru mesafe algılamasına olanak tanır. Göz yuvalarının üzerindeki kemikli bir çıkıntı, çiğneme sırasında zorlanan yüzdeki daha zayıf kemikleri güçlendirir. Nemli burunlu maymunlar, gözlerini korumak için göz yuvasının etrafında bir kemik olan postorbital bir bara sahiptir; aksine, kuru burunlu maymunlar, tamamen kapalı yuvalar geliştirmiştir.

[Only Registered Users Can See Links] kafatasları ve beyin kütleleri

Kafa

Primat kafatası, özellikle antropoidlerde belirgin olan büyük ve kubbeli bir şekle sahiptir. Kafatası, bu grubun ayırt edici bir özelliği olan büyük beyni korur. Endokraniyal hacim (kafatasındaki hacim), insanlarda en büyük insan olmayan primattan üç kat daha büyüktür ve daha büyük bir beyin boyutunu yansıtır. Ortalama endokraniyal hacim insanlarda 1.201 cc, gorillerde 469 cc, şempanzelerde 400 cc ve orangutanlarda 397 cc'dir. Primatların birincil evrimsel eğilimi, beynin, özellikle de duyusal algı, motor komutların üretilmesi, uzaysal akıl yürütme, bilinçli düşünce ve insanlarda dil ile ilgili neokorteksin (serebral korteksin bir parçası) detaylandırılması olmuştur. Diğer memeliler büyük ölçüde koku alma duyularına güvenirken, primatların ağaç yaşamı, dokunsal, görsel olarak baskın bir duyu sistemine, beynin koku alma bölgesinde bir azalmaya ve giderek daha karmaşık sosyal davranışlara yol açmıştır.

Zekâ

Primatlar, memelilerin en zekilerinden biridir. Hayatta kalma mücadelesinde aşırı hız veya güç gibi sivrilmiş fiziksel avantajları bulunmamasına rağmen, zekâlarının getirmiş olduğu kurnazlık, yaratıcılık ve alet kullanma gibi avantajlarla başarılı olurlar.

Davranış

Yeni Dünya maymunları; kuyruklarını, sarılma, kavrama, sallanma, tırmanma ve yiyecek toplamada üçüncü bir el gibi kullanırlar. Düşen yavrularını kurtarmada ve bir ağaçtan diğerine geçmede kuyruklarından maharetle istifade ederler. Bunun için bir ağacı elleriyle kavrarken diğerini de ayakları ve kuyruğuyla kavrayarak bir köprü kurarlar. Yavrular da buradan koşarak geçerler. Bazı türlerin kuyruk uzunluğu boylarından fazladır. İki beyin yarı küresinden biri kuyruğu ötekisi de diğer vücut olaylarını yönetir.

Eski Dünya maymunları hafif ve ufak bedenlidir. Beyinleri daha büyük ve karmaşık olduğundan Yeni Dünya maymunlarından üstündür. Çok az kuyrukları vardır. Kuyruklarının sarılma ve kavrama özellikleri yoktur. Fakat kuyrukları dengelerini sağlamada, duruş vaziyetlerinde ve hatta haberleşmede rol oynar. Maymunun kuyruğunu tutuş vaziyeti, onun sosyal ve hissi durumunu belirtir. Maymunların ayak, taban ve yüzlerinin dışında vücutları tüylüdür. Kaba etleri kılsız olanlar da vardır. Kılsız yerleri kırmızımsı veya mavi renktedir. Büyüklükleri çok değişiktir. Boyları 12–13 cm olan makilerle sahibinin cebine veya bir bardağa rahatça sığabilen minik marmosetten 300 kg ağırlığı olan gorile kadar farklı birçok türü vardır.

Koku alma duyuları çok zayıf olmasına rağmen, görme ve işitmeleri güçlüdür. Çoğunlukla gündüz faaldirler. Çoğunlukla otçul memelilerdir. Ağaç filizleri, yaprak, çiçek, tohum ve meyveler başlıca yiyecekleridir. Bunun yanında böcek, yumurta, leşle beslenip daha iri hayvanların etiyle de beslenen omnivorlar da vardır. Çoğu gruplar halinde tecrübeli bir erkeğin başkanlığında yaşar. Birkaç dişi ve yavrulardan meydana gelen tek erkekli gruplar da vardır. Hamilelik devreleri türlerde farklıdır.

Doğu Brezilya'da yaşayan kuyruğu beyaz halkalı kuisiti (veya ipek maymuncuk) nin gebelik süresi 3,5 aydır. Dişiler yavrularını göğüslerinde veya sırtlarında taşır. Aşırı derecede sevgi gösterirler. Tehlike karşısında erkek sürüyü kahramanca savunur. Primatların vücutları tırmanmaya, sıçramaya, el ve ayakları da kavramaya uygundur. El ve ayaklar beş parmaklıdır. Baş parmak diğer parmakların karşısına geldiğinden, cisimleri mengene gibi rahatça kavrarlar. Kanca tırnaklı birkaç türün dışında çoğunun el parmakları yassı tırnaklıdır. Colobus ve Ateles gibi cinslerde başparmak bulunmaz. Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar. Ellerini kullanmakta çok mahirdirler. Bir kısmı küçük yiyeceklerin tohumlarını çıkarmak için baş ve işaret parmaklarını rahatça kullanırlar.

[Only Registered Users Can See Links]şadıkları coğrafya

Primatlar tüm dünyaya yayılmışlardır. İnsan dışındaki primatlar başlıca Güney ve Orta Amerika'da, Afrika'da ve Asya'nın güneyinde bulunurlar. Bazı türlerin yaşadıkları alanlar, Amerika kıtasında Meksika'nın güneyi ile Asya'da Japonya'nın kuzeyi kadar kuzey bölgelere ulaşır.

Primatlar takımı uzun süre Önmaymunlar, Yeni Dünya maymunları ve Eski Dünya maymunları olarak üç alt takıma ayrılmıştır. En güncel sınıflandırmalara göre nemli burunlular ve kuru burunlular olarak iki alt takıma ayrılırlar.

[Only Registered Users Can See Links] şebeği
Ekvator'un 40° kuzey ve 40° güney enlemleri arasında rastlanırlar. Avrupa'da yalnız Cebelitarık kıyılarında bulunurlar (Berberi şebeği). Bunların da Afrika'dan geldikleri sanılmaktadır.

Asrevya
06 Şubat 2025, 23:34
[Only Registered Users Can See Links] eski primatlardan biri olan Plesiadapis, yaklaşık 55 milyon yıl önce Kuzey Amerika ve Avrupa'da yaşadı

Tarih

Tüm primatların son ortak atasının yaklaşık 74-77 milyon yıl önce yaşadığı bilgisi moleküler genetik çalışmaların bir sonucudur. Bu da nemli burunlu maymunlar (Strepsirrhini) ile kuru burunlu maymunların (Haplorrhini) yaklaşık olarak bu dönemde birbirinden ayrılması gerektiğini savunur; ancak fosil buluntuları bunu biraz daha ileriye taşır. Fosil buluntularına göre ilk gerçek primatlar (Euprimates, öprimat) 55 milyon yıl önce (Paleosen-Eosen sınırı) ortaya çıkmıştır.

Plesiadapiformlar

Plesiadapiformlar (Plesiadapiformes), primatlara öncül olan, ağaçsıl adaptasyonlara sahip, bazı üyelerinin böcek, bazılarının ise meyve veya bitkilerle beslendiği öne sürülen plasentalı memelilerdir. Bunlar 65 milyon yıl önce (Purgatorius ve Ursolestes) ortaya çıkıp 40 ila 50 milyon yıl önce (prosimiyenlerin ortaya çıkışıyla) yok olmuşlardır.

[Only Registered Users Can See Links] Amerika'nın son prosimiyenlerindendir.

Prosimiyenler (Prosimii)

İlk gerçek primatlar, Eosen devresinde Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika'da bulundu. Bu erken primatlar, makiler gibi günümüzün prosimiyenlerine benziyordu. Bu erken primatlarda, daha büyük beyinler, gözler ve daha küçük ağızlıkların yaygınlaştığı evrimsel değişiklikler devam etti. Eosen'in sonunda, erken prosimiyen türlerinin çoğu, daha soğuk sıcaklıklar veya ilk maymunlardan (Anthropoidea) gelen rekabet nedeniyle yok oldu.

Mevcut nemli burunlu primatlar, muhtemelen orta Eosen'de adapiformlardan türedi. Bir popülasyon kısa süre sonra (~40 myö) Madagaskar'a göç etti ve günümüz makimsilerine yol açtı.

Mevcut tek tarsiiformlar olan cadı makiler, muhtemelen Erken ila Orta Eosen'de maymunların atalarından ayrıldı. Omomyoidlerin cadı makilerin doğrudan ataları olduğu kabul edilir; ancak maymunların ataları olup olmadıkları belirsizdir.

[Only Registered Users Can See Links] üst Eosen'de (Priaboniyen) şimdiki Mısır'da yaşamış bir ilkel maymun.

Maymunlar (Anthropoidea/Simiiformes)

İlk olarak orta Eosen'de (40-45 myö) muhtemelen Asya'da ortaya çıkan maymunlar (bkz. Eosimiidae), daha sonra Afrika'ya göç ettiler; Eosen'in sonunda (yaklaşık 33-35 myö) bir grubun Güney Amerika'ya göç etmesiyle iki ana gruba ayrıldılar: Yeni Dünya maymunları (Platyrrhini) ve Eski Dünya maymunları (Catarrhini).

Oligosen'de (~ 25 myö) Eski Dünya maymunlarından köpeksi maymunlar (Cercopithecidae) ile insansı maymunların (Hominoidea) soyları birbirinden ayrıldı. En erken köpeksi maymunlara Orta Miyosen'de (~ 16 myö) rastlanırken, insansı maymunların fosil kaydı Alt Miyosen (~ 23 myö) ile başlar.

Miyosen'de çeşitlenen insansı maymunlardan en erken ayrılan dal (~ 16 myö) gibonlara (Hylobatiidae), daha sonra orta Miyosen'de ayrılan Ponginae grubu ise orangutanlara (Pongo) yol açtı. Birlikte Homininae alt familyasını oluşturan goril, insan ve şempanzelerin son ortak atasının yaklaşık 10 milyon yıl önce yaşadığı düşünülürken; şempanzelerle (Pan cinsi; bonobo ve bayağı şempanze) insanların (Homo) son ortak atalasının 6.5 ila 9.3 milyon yıl önce yaşadığı düşünülür.

Goril ve şempanzelerle ilgili fosil kayıtları çok azdır, bu nedenle evrimsel tarihleri ile ilgili bilinenler genellikle genetik kanıtlara dayanmaktadır; insanlarla ilişkili avustralopitesinlerin ise birçok Pliyosen ve Pleyistosen (5.3–0.012 myö) fosili bilinmektedir.

Varlığını sürdüren primat familyalarının güncel sınıflaması şöyledir:

[Only Registered Users Can See Links]