PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Osmanlı’da Ateşli Silahlar


anatoLya
17 Ocak 2024, 18:00
Osmanlılar, XIV. asırda Avrupa’da kullanılmaya başlanan ateşli silahları kısa sürede tanıyarak kendi ülkelerine transfer ettiler.


[Only Registered Users Can See Links]

Osmanlılar 1451-1481 yılları arasındaki Fatih Sultan Mehmed Han döneminde, ateşli silahlarda ve bilhassa topçulukta, dönemin en ileri teknolojisine sahip oldular. Osmanlı topçularının ileri derecedeki balistik bilgisi, ortadan ayrılabilen iki parça topları kuşatma ve sahra topları,havan topları,dört beş metre uzunluğunda, yüz kilodan ağır gülleler fırlatabilen ve yirmi tona yakın ağırlığı olan çok büyük çaplı toplar, zamanın tekniğine ve bilgisine oranla fevkalade sayılabilecek harika savaş araçlarıydı. Osmanlılar, başta İstanbul’daki Tophane-i Amire’de olmak üzere, belli başlı merkezlerde büyük çaplarda toplar dökerken, bir yandan da top götürmenin mümkün olmadığı yerlere, bakır ve tunç gibi top yapım malzemesini götürerek top döktüler. Osmanlıların uyguladığı bu sistem, Osmanlıların silah sanayiinde Avrupa’dan ileri seviyede olduklarını göstermektedir.

Nitekim Fransa’nın, 1493 yılındaki İtalya Seferi’nde, engebeli arazi yüzünden toplarını nakletmekte büyük güçlüklerle karşılaştığını ve harekatın geciktiğini, oysa Sultan II. Murad Han’ın bundan 43 sene önce Akçahisar kuşatmasında, Fatih’in ise, 15 sene önce İşkodra kuşatmasında toplarını kale önünde dökerek bu meselenin üstünden kolayca geldiklerini görmekteyiz. Osmanlı topçuluğunun kısa zamanda bu derecede gelişmesinde başta padişahların, özellikle Fatih Sultan Mehmed Han’ın hem kendisinin bizzat ilgilenmesi ve hem de bu işle uğraşan kişileri yüksek ücretle himaye etmesi, ateşli silahların savaşlardaki önemini ve belirleyici gücünü oldukça erken dönemde kavramalarının büyük payı bulunmaktadır.

Diğer taraftan Osmanlıların bu hususta mali sıkıntılarının olmaması da, önemli faktörlerdendir. İlk dönem padişahlarının, devleti genişletme çabalarıyla geçen mücadelelerinde savaşmak zorunda oldukları Avrupa ve Balkanlar’daki mahalli senyörlerin ve hanedanların sığındığı kaleleri yıkmak ve ele geçirmek için daima kuşatma savaşı yapmak durumunda kalmaları sebebiyle, kuşatma topları Fatih’in saltanatının sonuna kadar geçen zamanda, büyük önem kazanmış ve gelişme göstermiştir.

anatoLya
17 Ocak 2024, 18:00
Zaten, yükselme döneminde olan Osmanlılar, Hristiyan milletlerin daima tazyik ve meydan okumaları karşısında silahlarını devamlı olarak geliştirmek, yenilemek ve düşmanın silahlarıyla dengelemek zorundaydılar. Ayrıca Osmanlıların Balkanlar’da ve kısmen de Anadolu’daki oldukça zengin maden yataklarına erken dönemde sahip olmaları ve bunun yanında iyi bir hazineye malik bulunmaları büyük avantaj idi. Sultanların bu imkanları zorlamaları, olumlu yöne kanalize ederek iyi değerlendirmeleri, bu silahların kısa zamanda etkili bir şekilde Osmanlı ordusunda yer almasını sağlamıştır.

1430’lu yıllarda, Osmanlı ordusunda büyük çaplarda toplar olduğuna dair kayıtlar, çok sayıda yetenekli top ustalarının da bulunduğunu göstermektedir. Zira Osmanlılar, ateşli silahların kullanımında Hristiyan top yapım ustalarını kendi askeri kuruluşları ile bütünleştirirken, kendi askerlerini deaynı hizmetler için yetiştirmeye itina göstermişlerdir. Mesela, Türk asıllı topçu ustaları Haydar, İsmail, Muslihiddin ve Saruca gibi isimler buna dair ilk örneklerdir. Coltado isimli bir İspanyol topçusu, 1592 yılında yazdığı eserinde Osmanlı topunun orantısız ve kusurlu olduğunu söylemekte, fakat yüksek kaliteli madenden yapıldığını belirterek övmektedir. Osmanlı topunun ilk dönemlerdeki üstünlüğü emsallerine nispetle kalitesinin pek farklı olmamasına rağmen neticeye çabuk ulaşmak için ebatlarının büyüklüğündeydi. Halen Londra Kulesi Müzesi’nde bulunan 1464 yılında yapılmış, ortadan ayrılabilen iki parçalı Osmanlı topunun kimyasal analizi, eritme ameliyesinin kusurlu olmasına rağmen, iyi bronzdan dökülmüş olduğunu göstermektedir. Yine İstanbul’daki Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde bulunan Kanuni Sultan Süleyman Han dönemine ait bir tunç topunun kimyasal analizi aynı şekilde sonuç vermiştir.

Osmanlıların, erken devirlerden itibaren Avrupa’dan ateşli silahları aktarmada gösterdikleri istekli tavra, diğer İslam devletlerinde rastlanılmamaktadır. Mesela, Osmanlıların 15. yüzyıl başlarından itibaren kullanmaya başladığı tüfek, Memluklarda 1489’dan tarihinden sonra, İran’da ise Uzun Hasan zamanındadır. Diğer yandan ateşli silahları Osmanlılardan önce tanıyan ve Avrupa devletleriyle eskiden beri temasta olan Memluk Devleti Portekiz saldırılarına karşı Osmanlılardan 1511 yılında, bir miktar ateşli silah yardımı almıştır. Ancak daha sonra Osmanlılarla karşı karşıya kalınca da Rodos hakiminden barut ve tüfek, Frengistan’dan da yararlı topçular ve tüfekçiler getirtmişlerdir.

Alıntı

Leydihan
21 Kasım 2025, 19:21
Osmanlı silahları


[Only Registered Users Can See Links] kilitli Türk silahları, 1750-1800. Musée de l'Armée, Paris .

Osmanlı İmparatorluğu'nu askeri kuvvetleri yüzyıllar boyunca çeşitli silahlar kullandı. Topkapı Sarayı'nın cephaneliğinde seçkin eşyaların bulunduğu geniş bir koleksiyon vardır.
Yatağan


[Only Registered Users Can See Links]ğan

Yatağan, 16. yüzyılın ikinci yarısına doğru ortaya çıkmıştır. Kabzası genellikle kemik veya fildişinden yapılan ve kabzasındaki topun (pommel) yumru şeklinde olduğu bir piyade silahıdır. Kısa ve hafif kavisli bıçağının bir tarafı keskindir. Bu form 19. yüzyılın sonuna kadar değişmeden devam etmiştir. Yatağın kılıcı, hem Osmanlı ordusunda hem de donanmasında, özellikle Yeniçerilerde, kolorduların imza silahı oldukları için yaygın olarak kullanılıyordu.
Türk Kılıcı


[Only Registered Users Can See Links]ılıç


Osmanlı süvari kılıcı, Orta Asya kökenli Türk-Moğol kılıcının Osmanlı varyantıdır. Türk ve Memluk birlikleri tarafından tercih edilmiş ve yakın dövüş için tasarlanmıştır. Etkin bir şekilde kesip ve delmesi için hafif üretilmiş tek elli bir kılıçtı. Kılıcın "yalman" olarak bilinen arka kenarının bilenmiş uç kısmı Türk kılıcına özgü bir özelliktir.
Okçuluk


[Only Registered Users Can See Links] oklar ve topuzlar

Osmanlıda üç çeşit bileşik (recurve) yay vardır : savaş (tirkeş), hedef (puta) ve uzun menzilli (menzil) yayları. Her üç tip de dört malzemeden yapılmıştır: ahşap, boynuz, tendon ve yapıştırıcı . Her bir yayın merkezinde bir kabza bulunur. Genellikle lake tekniğiyle dekore edilirler.

Ok

Okların mili çamdan, başı işe demir, pirinç veya kemikten yapılırdı. Okların sonunda uçuşu dengelemek için tüyler ve oku kirişte sıkıca tutmak için gez bulunurdu.
Topuz

[Only Registered Users Can See Links]


Osmanlı tarzı çıkıntılı topuz
Topuzlar, düşmana karşı ezici darbeler vermek için kullanılan silahlardı. Bu silahlar zırhlı birliklere karşı etkiliydi. Tipik olarak düz yüzeyliydi ya da silahın tepesinden çıkan yapan 3-12 çıkıntı veya bıçağa sahipti.

Ateşli silahlar ve topçular

Osmanlı Ordusunda topçu kullanımının başlangıcı çok kesin değildir. Görüşlerden biri, Osmanlıların Kosova Savaşında (1389) ve Niğbolu'da (1396) ve kesinlikle 1420'lerde top kullandıklarını söyler. Ancak diğer bir argüman, sahra silahlarının (field guns) Varna Savaşı'ndan (1444) kısa bir süre sonra hizmete girdiğini ve daha kesin olarak İkinci Kosova Savaşı'nda (1448) kullanıldığını belirtir.

Balkanlar, Osmanlılar tarafından topçuları kullanmak ve topçu teknolojisini ilerletmek amacıyla hem insani hem de teknik kaynak olarak kullanıldı. Bosna ve Sırbistan, özellikle İtalya ve Almanya ile birlikte Osmanlı Ordusu için büyük öneme sahipti. Osmanlıların şehri Perslerden geri aldığı Bağdat kuşatmasında (1638) Avrupa kökenli topçular hatlarda görev yaptı. Maaş bordrosu kayıtları topçu sayısını tam olarak kaydedemiyordu çünkü ölenlerin yoldaşları parayı onlar adına topluyordu. Aşağıdaki tablo bize sayıların net bir görünümünü veriyor.

Osmanlı Topçu Birliklerinin Büyüklükleri 1514-1769


[Only Registered Users Can See Links]ı ateşli silahlarındaki en büyük gelişmelerden biri, sahra topçu parçalarının ve tüfeklerden tüfeklere kadar birçok ateşli silahın tasarımını geliştiren II. Beyazid döneminde geldi. Buna ek olarak, 16. yüzyıl Osmanlılara silah yapımındaki en son teknik gelişmeleri getirdi; İspanyol Engizisyonundan kaçan Yahudiler şeklinde.
Türler


[Only Registered Users Can See Links] yüzyılın başlarındaki bir Osmanlı yaylım topu
Arşiv kayıtları, Osmanlı topçularının topun büyüklüğü ve sayılarıyla ünlü olduğu fikrini desteklemektedir. Son derece mobil kitle imhaya yönelik obüs silahı devasa Şahi Topu gibi örnekler bunu destekler. Bu silahlar, kale parçalama amacını haiz özel bir çalışmanın ürünüdür. Bu tür silahlar öncelikle kuşatmalarda kullanılsa da; nakledilmelerindeki lojistik zorluklar nedeniyle belli yerlere yerleştirilmiş şekilde savunma amaçlı da kullanıldı. Osmanlı-İngiliz Savaşı'ndaÇanakkale Harekâtı sırasında İngiliz gemilerine karşı 1 mil menzilli 1000 kiloluk mermer fırlatan devasa toplar kullanıldı. Avrupa barutunun aksine, Osmanlı barutunun ateşlemede daha iyi olduğu düşünülmektedir; siyah duman yerine beyaz duman üretir.

Bu büyük topların kullanıldığı en ünlü savaş 1453'teki İstanbul kuşatmasıdır. Toplar 19 ton ağırlığındaydı, yerleştirmek için 200 adam ve altmış öküz gerekiyordu ve günde sadece yedi kez ateşlenebiliyordu. Sir Charles Oman'a göre Konstantinopolis'in düşüşü "topçu kullanımı sayesinde sonucu belirlenen ilk önemli olay" idi.

En yaygın kullanılan top, darbzen topudur. Bu top 0.15-2.5 kg ağırlığında atışlar yapardı. Küçük ve orta kalibreli toplara ağırlık verildiğinden, bu toplar daha çok kalelerde kullanıldı. 3,7 ile 8,6 kilogram arasında ağırlığa sahip küçük kalibreli bronz parçalar ayrıca kalyonlarda ve nehir teknelerinde de kullanıldı. 'Balyemez', 31-74 kilogram ağırlığında atışlar yapan orta ağırlıkta, uzun menzilli bir toptu. 'Şahalaz', ağırlıklı olarak nehir teknelerinde kullanılan hafif bir toptu ve 0.5 kg atışlar yapardı. 'Şayha', ağırlıklı olarak Tuna Nehri'nde nehir teknelerinde kullanılan çeşitli büyüklüklerdeki bir toptu. 31 ile 74 kilo arasında ağırlığa sahipti. 16. ve 17. yüzyıllarda ise ''Saçma topu'' ve ''Ağaç topu'' ortaya çıktı.
Yöntem ve üretim

[Only Registered Users Can See Links] 1890'lar.
Şahi topunda 1 metre çapında ve 400 kg ağırlığındaki bronz taş gülleler mühimmat olarak kullanıldı. Bu güllelerin dökümü Critoboulos tarafından 1467'de anlatılmıştır. Demir, tahta, toprak ve taşla güçlendirilmiş kil kalıbından bahseder. 45 ton bakır ve kalayın, büyük taş bloklardan inşa edilmiş, çimento ile döşenmiş ve ateş tuğlasıyla kaplanmış ve kile bulaştırılmış iki fırına yerleştirildiği anlatır. Odun kütükleri odun kömürü ile birlikte fırının içine yerleştirilir ve musluk kanalları dışındaki tüm delikler kapatılır. Daha sonra körükler, içindeki metal sıvı kıvama gelene kadar çalıştırılır. Sıvı bronz daha sonra kil kalıbına dökülür ve daha sonra yontulur ve parlatılır.

II.Mehmet, İstanbul'da birçok top dökümhanesi kurdu, bunların en ünlüsü kuşatma savaşı için bronz toplar üreten Tophane dökümhanesidir. Burada 60 ila 100 santimetre çapında büyük gülleler yapıldı. Sadece 1562'de 481 ton ağırlığında toplam 1012 top yapıldı.
Topçu galerisi

[Only Registered Users Can See Links] l_178mm_weight_2910_stone_projectile_founded_8_Oct ober_1581_Alger_seized_1830.jpg/960px-Ottoman_cannon_end_of_16th_century_length_385cm_ca l_178mm_weight_2910_stone_projectile_founded_8_Oct ober_1581_Alger_seized_1830.jpg


Uzunluk: 385 santimetre - Kalibre: 178 mm - Ağırlık: 2910 kilogram - Mermi: Taş - Dövülme: Cezayir'de 1581'de


[Only Registered Users Can See Links] l_178mm_weight_2910_stone_projectile_founded_8_Oct ober_1581_Alger_seized_1830.jpg/960px-Ottoman_cannon_end_of_16th_century_length_385cm_ca l_178mm_weight_2910_stone_projectile_founded_8_Oct ober_1581_Alger_seized_1830.jpg


Tür: Osmanlı Bronz - DökümTarihi: 1790–91 - Ağırlık 5,2 ton - Atış tarzı: 56 kilonun üzerinde taş atış.


[Only Registered Users Can See Links] Tür: Osmanlı Bronz - DökümTarihi: 1790–91 - Ağırlık 5,2 ton - Atış tarzı: 56 kilonun üzerinde taş atış


[Only Registered Users Can See Links] ne_Turco.jpg/960px-Museo_Nazionale_dell%27Artiglieria_di_Torino_Canno ne_Turco.jpg


Bronz döküm Osmanlı bombardımanı - 15. – 16. yüzyılda dökülmüş - 1.000 lbs


[Only Registered Users Can See Links] n_1530_1531_for_a_Turkish_invasion_of_India_taken_ in_the_capture_of_Aden_in_1839_by_Cap_H_Smith_of_H MS_Volage_with_inscriptions.jpg/960px-thumbnail.jpg

Estergon Kuşatması'ndaki toplar. 1543


[Only Registered Users Can See Links]ı topçusunun minyatürü


[Only Registered Users Can See Links]ı topçu rozeti


[Only Registered Users Can See Links]ı topçu birliği sancağı