SOLİDWORKS
26 Ocak 2025, 20:18
[Only Registered Users Can See Links] Nikolayeviç Tolstoy (Rusça ([Only Registered Users Can See Links]): Лев Никола́евич Толсто́й ; d. 9 Eylül 1828 - ö. 20 Kasım 1910), Rus ([Only Registered Users Can See Links])[1] ([Only Registered Users Can See Links]_note-Britannica2-1) yazar ([Only Registered Users Can See Links]) ve asker ([Only Registered Users Can See Links]). Dünya tarihinin en iyi yazarlarından birisi olarak bilinmektedir.[2] ([Only Registered Users Can See Links]_note-Britannica-2)
1902'den 1906'ya kadar her yıl Nobel Edebiyat Ödülü ([Only Registered Users Can See Links])'ne ve 1901, 1902 ve 1909'da Nobel Barış Ödülü ([Only Registered Users Can See Links])'ne aday gösterildi. Hiç Nobel Barış Ödülü kazanmamış olması büyük bir tartışma ([Only Registered Users Can See Links] 4%B1) konusudur.
1828'de aristokrat bir Rus ailede dünyaya gelen Tolstoy'un dikkate değer eserleri arasında, genellikle gerçekçi ([Only Registered Users Can See Links](edebiyat)) kurgunun zirveleri olarak anılan Savaş ve Barış ([Only Registered Users Can See Links]) (1869) ve Anna Karenina ([Only Registered Users Can See Links]) (1878) romanı yer alır. İlk kez yirmili yaşlarında Kırım Savaşı ([Only Registered Users Can See Links])'ndaki deneyimlerine dayanan yarı otobiyografik üçlemesi Çocukluk ([Only Registered Users Can See Links](roman)), Oğlanlık ve Gençlik (1852–1856) ve Sivastopol Serisi ([Only Registered Users Can See Links]) (1855) ile edebi beğeni topladı.
Kurgusu, "Balodan Sonra" (1911) gibi düzinelerce ve İvan İlyiç'in Ölümü ([Only Registered Users Can See Links] C) (1886), Aile Mutluluğu (1859) ve Hacı Murad ([Only Registered Users Can See Links](roman)) (1912) gibi birkaç uzun öyküyü ([Only Registered Users Can See Links]) içerir. Ayrıca oyunlar ([Only Registered Users Can See Links]) ve felsefi denemeler yazdı.
1870'lerde Tolstoy derin bir ahlaki kriz yaşadı ve ardından, kurgusal olmayan çalışması İtiraf ([Only Registered Users Can See Links](roman))'ta (1882) ana hatlarıyla belirtildiği gibi, eşit derecede derin ruhsal uyanış olarak gördüğü yolu izledi. Dağdaki Vaaz'a odaklanarak, İsa'nın etik öğretilerini birebir yorumlaması, onun ateşli bir Hıristiyan anarşist ([Only Registered Users Can See Links]) ve pasifist ([Only Registered Users Can See Links]) olmasına neden oldu.
Şiddetsiz direniş ([Only Registered Users Can See Links]) hakkındaki fikirleri Tanrı'nın Krallığı İçinizdedir (1894) gibi eserlerde ifade edildiği gibi, Mahatma Gandi ([Only Registered Users Can See Links]) ve Martin Luther King Jr. ([Only Registered Users Can See Links]) gibi 20. yüzyılın önemli figürleri üzerinde derin bir etkiye sahipti.[9] ([Only Registered Users Can See Links]_note-9) Ayrıca, özellikle Diriliş ([Only Registered Users Can See Links](roman)) (1899) olmak üzere yazılarına dahil ettiği Henry George ([Only Registered Users Can See Links])'un ekonomik felsefesi Georgizm ([Only Registered Users Can See Links])'in sadık bir savunucusu oldu.
Hayatı:
[Only Registered Users Can See Links]
Tolstoy, zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya ([Only Registered Users Can See Links])'nın Tula ([Only Registered Users Can See Links]) şehrindeki Yasnaya Polyana ([Only Registered Users Can See Links]) adlı bir konakta doğdu. Napolyon'un Rusya seferi ([Only Registered Users Can See Links]) gazisi Kont ([Only Registered Users Can See Links]) Nikolai Ilyich Tolstoy'un (1794–1837) ve Prenses Mariya Tolstaya'nın (kızlık soyadı Volkonskaya; 1790–1830) beş çocuğundan dördüncüsüydü. Kendisi iki yaşındayken annesi, dokuz yaşındayken de babası öldü. Tolstoy ve kardeşleri akrabalar tarafından büyütüldü. 1844'te Kazan Üniversitesi ([Only Registered Users Can See Links])'nde hukuk ve doğu dilleri okumaya başladı ve burada öğretmenler onu "öğrenmekten aciz ve isteksiz" olarak tanımladılar. Tolstoy, eğitiminin ortasında üniversiteden ayrıldı, Yasnaya Polyana ([Only Registered Users Can See Links])'ya dönen Tolstoy, yoksul köylülerin arasına katıldı. Ardından Moskova, Tula ve Saint Petersburg'da çok zaman geçirerek rahat bir yaşam tarzı sürdü.
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Fransızcasını ([Only Registered Users Can See Links]) ilerletmiş, Voltaire ([Only Registered Users Can See Links])'i ve Jean-Jacques Rousseau ([Only Registered Users Can See Links])'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Bu dönemde yazmaya başladı ve 1852'de yayımlanan ilk romanı Çocukluk ([Only Registered Users Can See Links](roman)), kendi gençliğinin hayali bir anlatımıdır. 1851'de ağır kumar borçları çıktıktan sonra ağabeyi ile birlikte Kafkasya ([Only Registered Users Can See Links])'ya giderek orduya ([Only Registered Users Can See Links]) katıldı. Kafkas halkının yoksulluk dolu hayatlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı.
Tolstoy, Kırım Savaşı ([Only Registered Users Can See Links]) sırasında genç bir topçu subayı olarak görev yaptı ve Çernaya Savaşı ([Only Registered Users Can See Links]) da dahil olmak üzere 1854-55'te 11 aylık Sivastopol Kuşatması (1854-1855) ([Only Registered Users Can See Links](1854-1855)) sırasında Sivastopol'daydı. Savaş sırasında cesareti takdir gördü ve teğmenliğe terfi etti. Savaşta ölenlerin sayısı Tolstoy'u dehşete düşürdü ve Kırım Savaşı'nın bitiminden sonra ordudan ayrıldı.
Ordudaki deneyimi ve 1857 ile 1860-61'de Avrupa'yı dolaştığı iki gezi, Tolstoy'u ahlaksız ve ayrıcalıklı bir toplum yazarından şiddet içermeyen ve ruhani bir anarşiste ([Only Registered Users Can See Links]) dönüştürdü. Aynı yolu izleyenler, Aleksandr Herzen ([Only Registered Users Can See Links]), Mihail Bakunin ([Only Registered Users Can See Links]) ve Pyotr Kropotkin ([Only Registered Users Can See Links])'di. 1857'deki ziyareti sırasında Tolstoy, Paris'te halka açık bir infaza tanık oldu; bu, hayatının geri kalanına damgasını vuran travmatik bir deneyimdi. Tolstoy, arkadaşı Vasily Botkin'e yazdığı bir mektupta şöyle yazdı: "Gerçek şu ki, Devlet yalnızca sömürmek için değil, her şeyden önce vatandaşlarını yozlaştırmak için tasarlanmış bir komplodur ... Bundan böyle, hiçbir yerde hiçbir hükümete hizmet etmeyeceğim."Tolstoy'un şiddet karşıtlığı ([Only Registered Users Can See Links]) veya ahimsa ([Only Registered Users Can See Links]) kavramı, Tirukkural'ın Almanca versiyonunu okuduğunda desteklendi. Daha sonra, genç Gandi onun tavsiyesini almak için onunla yazıştığında, A Letter to a Hindu adlı eseriyle Mahatma Gandi ([Only Registered Users Can See Links])'ye kavramı aşıladı.
1902'den 1906'ya kadar her yıl Nobel Edebiyat Ödülü ([Only Registered Users Can See Links])'ne ve 1901, 1902 ve 1909'da Nobel Barış Ödülü ([Only Registered Users Can See Links])'ne aday gösterildi. Hiç Nobel Barış Ödülü kazanmamış olması büyük bir tartışma ([Only Registered Users Can See Links] 4%B1) konusudur.
1828'de aristokrat bir Rus ailede dünyaya gelen Tolstoy'un dikkate değer eserleri arasında, genellikle gerçekçi ([Only Registered Users Can See Links](edebiyat)) kurgunun zirveleri olarak anılan Savaş ve Barış ([Only Registered Users Can See Links]) (1869) ve Anna Karenina ([Only Registered Users Can See Links]) (1878) romanı yer alır. İlk kez yirmili yaşlarında Kırım Savaşı ([Only Registered Users Can See Links])'ndaki deneyimlerine dayanan yarı otobiyografik üçlemesi Çocukluk ([Only Registered Users Can See Links](roman)), Oğlanlık ve Gençlik (1852–1856) ve Sivastopol Serisi ([Only Registered Users Can See Links]) (1855) ile edebi beğeni topladı.
Kurgusu, "Balodan Sonra" (1911) gibi düzinelerce ve İvan İlyiç'in Ölümü ([Only Registered Users Can See Links] C) (1886), Aile Mutluluğu (1859) ve Hacı Murad ([Only Registered Users Can See Links](roman)) (1912) gibi birkaç uzun öyküyü ([Only Registered Users Can See Links]) içerir. Ayrıca oyunlar ([Only Registered Users Can See Links]) ve felsefi denemeler yazdı.
1870'lerde Tolstoy derin bir ahlaki kriz yaşadı ve ardından, kurgusal olmayan çalışması İtiraf ([Only Registered Users Can See Links](roman))'ta (1882) ana hatlarıyla belirtildiği gibi, eşit derecede derin ruhsal uyanış olarak gördüğü yolu izledi. Dağdaki Vaaz'a odaklanarak, İsa'nın etik öğretilerini birebir yorumlaması, onun ateşli bir Hıristiyan anarşist ([Only Registered Users Can See Links]) ve pasifist ([Only Registered Users Can See Links]) olmasına neden oldu.
Şiddetsiz direniş ([Only Registered Users Can See Links]) hakkındaki fikirleri Tanrı'nın Krallığı İçinizdedir (1894) gibi eserlerde ifade edildiği gibi, Mahatma Gandi ([Only Registered Users Can See Links]) ve Martin Luther King Jr. ([Only Registered Users Can See Links]) gibi 20. yüzyılın önemli figürleri üzerinde derin bir etkiye sahipti.[9] ([Only Registered Users Can See Links]_note-9) Ayrıca, özellikle Diriliş ([Only Registered Users Can See Links](roman)) (1899) olmak üzere yazılarına dahil ettiği Henry George ([Only Registered Users Can See Links])'un ekonomik felsefesi Georgizm ([Only Registered Users Can See Links])'in sadık bir savunucusu oldu.
Hayatı:
[Only Registered Users Can See Links]
Tolstoy, zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya ([Only Registered Users Can See Links])'nın Tula ([Only Registered Users Can See Links]) şehrindeki Yasnaya Polyana ([Only Registered Users Can See Links]) adlı bir konakta doğdu. Napolyon'un Rusya seferi ([Only Registered Users Can See Links]) gazisi Kont ([Only Registered Users Can See Links]) Nikolai Ilyich Tolstoy'un (1794–1837) ve Prenses Mariya Tolstaya'nın (kızlık soyadı Volkonskaya; 1790–1830) beş çocuğundan dördüncüsüydü. Kendisi iki yaşındayken annesi, dokuz yaşındayken de babası öldü. Tolstoy ve kardeşleri akrabalar tarafından büyütüldü. 1844'te Kazan Üniversitesi ([Only Registered Users Can See Links])'nde hukuk ve doğu dilleri okumaya başladı ve burada öğretmenler onu "öğrenmekten aciz ve isteksiz" olarak tanımladılar. Tolstoy, eğitiminin ortasında üniversiteden ayrıldı, Yasnaya Polyana ([Only Registered Users Can See Links])'ya dönen Tolstoy, yoksul köylülerin arasına katıldı. Ardından Moskova, Tula ve Saint Petersburg'da çok zaman geçirerek rahat bir yaşam tarzı sürdü.
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Fransızcasını ([Only Registered Users Can See Links]) ilerletmiş, Voltaire ([Only Registered Users Can See Links])'i ve Jean-Jacques Rousseau ([Only Registered Users Can See Links])'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Bu dönemde yazmaya başladı ve 1852'de yayımlanan ilk romanı Çocukluk ([Only Registered Users Can See Links](roman)), kendi gençliğinin hayali bir anlatımıdır. 1851'de ağır kumar borçları çıktıktan sonra ağabeyi ile birlikte Kafkasya ([Only Registered Users Can See Links])'ya giderek orduya ([Only Registered Users Can See Links]) katıldı. Kafkas halkının yoksulluk dolu hayatlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı.
Tolstoy, Kırım Savaşı ([Only Registered Users Can See Links]) sırasında genç bir topçu subayı olarak görev yaptı ve Çernaya Savaşı ([Only Registered Users Can See Links]) da dahil olmak üzere 1854-55'te 11 aylık Sivastopol Kuşatması (1854-1855) ([Only Registered Users Can See Links](1854-1855)) sırasında Sivastopol'daydı. Savaş sırasında cesareti takdir gördü ve teğmenliğe terfi etti. Savaşta ölenlerin sayısı Tolstoy'u dehşete düşürdü ve Kırım Savaşı'nın bitiminden sonra ordudan ayrıldı.
Ordudaki deneyimi ve 1857 ile 1860-61'de Avrupa'yı dolaştığı iki gezi, Tolstoy'u ahlaksız ve ayrıcalıklı bir toplum yazarından şiddet içermeyen ve ruhani bir anarşiste ([Only Registered Users Can See Links]) dönüştürdü. Aynı yolu izleyenler, Aleksandr Herzen ([Only Registered Users Can See Links]), Mihail Bakunin ([Only Registered Users Can See Links]) ve Pyotr Kropotkin ([Only Registered Users Can See Links])'di. 1857'deki ziyareti sırasında Tolstoy, Paris'te halka açık bir infaza tanık oldu; bu, hayatının geri kalanına damgasını vuran travmatik bir deneyimdi. Tolstoy, arkadaşı Vasily Botkin'e yazdığı bir mektupta şöyle yazdı: "Gerçek şu ki, Devlet yalnızca sömürmek için değil, her şeyden önce vatandaşlarını yozlaştırmak için tasarlanmış bir komplodur ... Bundan böyle, hiçbir yerde hiçbir hükümete hizmet etmeyeceğim."Tolstoy'un şiddet karşıtlığı ([Only Registered Users Can See Links]) veya ahimsa ([Only Registered Users Can See Links]) kavramı, Tirukkural'ın Almanca versiyonunu okuduğunda desteklendi. Daha sonra, genç Gandi onun tavsiyesini almak için onunla yazıştığında, A Letter to a Hindu adlı eseriyle Mahatma Gandi ([Only Registered Users Can See Links])'ye kavramı aşıladı.