PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 7. Sınıf İngilizce Sport Equipments (Spor Ekipmanları) Konu Anlatımı


Leydihan
19 Ocak 2025, 08:10
[Only Registered Users Can See Links]

Yapılan sporlar Yüksek Tempolu - Fast Paced ve Düşük Tempolu - Slow Paced olarak ikiye ayrılır. Isınma hareketleri demek içinse ''Free exercise'' ya da ''Warm up exercise'' kelimelerinden birini kullanabiliriz.

1- Spor Ekipmanları ve İngilizce Karşılıkları

Dambıl - Dumbbell

Atlama ipi - Skipping rope

Halter - Weights ya da Barbell

Not: İngilizcede ''Weights'' sözcüğü tüm ağırlıklar için de kullanılır. ''Lift Weights'' ise ''Ağırlık Kaldırmak'' anlamına gelir.

Koşu Bandı - Railway Power ya da Treadmill

Pilates Topu - Pilates Ball

Eliptik Bisiklet - Elliptical training ya da Cross training

Trambolin - Trampoline ya da kısaca Tramp

Kürek çekme makinesi - Seated row machine

Fitness eldiveni - Fitness glove

Dağ bisikleti - Mountain bike ya da All terrain bike

Mekik sehpası - Shuttle Stand

Pilates çemberi - Pilates circle

Kum torbası - Sand mag ya da Punching ball

Bel kemeri - Waist belt ya da Waist harness

Kondisyon bisikleti - Stationary training

Örnek Cümleler -

1.A - These weights are too much for you.

Bu ağırlıklar sana fazla gelir.

1.B - I ran on the treadmill for 20 minutes.

Koşu bandında 20 dakika boyunca koştum.

1.C - We bought new cross trainings for the gym.

Spor salonuna yeni bisikletler (eliptik) aldık.

1.D - My sister works half an hour every day with her pilates ball.

Ablam pilates topu ile her gün yarım saat çalışıyor.

1.E - Exercising on the trampoline is great fun.

Trambolin üzerinde egzersiz yapmak çok eğlenceli.

1.F - His arms got stronger as he worked with seated row machine every day.

Her gün kürek çekme makinesiyle çalıştığı için kolları güçlendi.

1.G - You must wear your gloves at the gym.

Spor salonunda eldivenlerini mutlaka takmalısın.

1.H - Koray has been saving money for a long time to buy a new mountain bike.

Koray yeni bir dağ bisikleti almak için uzun bir süredir para biriktiriyor.

1.I - Every day, he works on the shuttle bench to get in shape.

Forma girmek için her gün mekik sehpasında çalışıyor.

1.J - Boxers have been training with a punching bag for minutes.

Boksörler dakikalardır kum torbasıyla antrenman yapıyor / çalışıyor.

2- Spor Türleri ve İngilizce Karşılıkları

Yüzmek - Swim

Tempolu yürümek - Brisk walking

Ormanda Koşmak - Running in the forrest

Şınav çekmek - Press up ya da Push up

Mekik çekmek - Do sit ups

Bisiklet sürmek - Ride a biscyle

Futbol oynamak - Play football

Jimnastik - Gymnastics

Aeorobik - Aerobic

Örnek Cümleler -

1.A - I do 100 push-ups every day.

Her gün 100 tane şınav çekiyorum.

1.B - My friend is helping me take a shuttle.

Arkadaşım mekik çekmeme yardım ediyor.

1.C - To improve your leg muscles, you have to ride a bike.

Bacak kaslarını geliştirmek için bisiklet sürmelisin.

1.D - People now prefer to do pilates rather than gymnastics.

İnsanlar artık jimnastik yapmayı değil pilates yapmayı tercih ediyor.

1.E - In the 80s, aerobic was very fashionable.

80'li yıllarda aerobic çok modaydı.

Alıntıdır.