Leydihan
18 Ocak 2025, 07:12
[Only Registered Users Can See Links] Veya Oda Kiralama Diyalogları - Almanca - Almanca Ev Kiralama Diyalogları - Almanca Oda Kiralama Diyalogları
Katja: Hier ist ein Zimmer: Ein-Zimmer-Appartement, Humboltstraße, 56 Quadratmeter, 300 Euro kalt.
Katja:- Burada bir oda var. Bir apartman dairesinde bir oda. Adresi; Humboltstraße, 56 metre kare, 300 Euro, soğuk.
Hasan: Das ist zu teuer für mich.. Das kann ich nicht bezahlen.
- Bu benim için çok pahalı. Bunu ödeyemem.
Katja: Und wie wär's hiermit? Zwei-Zimmer-Wohnung, 36 Quadratmeter, Berlinerstraße, 200 Euro kalt. Ach nein, zu weit von hier.
- Ya buna ne dersin. İki odalı daire. 36 metre kare. Adres; Berlinerstraße, 200 Euro, soğuk.Yo, bu da olmaz, buradan fazlaca uzak.
Anna: Komm, schau mal mit. Hier: Modernes Apartment, Keine Tiere ...
- Buraya bak bir de… Modern bir apartman dairesi… Hayvan yasak ..
Hasan: Tiere?
- Hayvan mı?
Katja: Also Katzen und Hunde …
- Yani kedi ve köpek falan…
Hasan: Ach so.....Tiere
- Ha öyle hayvan…
Katja: Naja, hast du doch nicht?
- Senin var mı ki?
Hasan: Nein
- Hayır
Katja: 200 Euro kalt.
- İkiyüz Euro’ya soğuk
Nico: 200 Euro kalt? Was bedeutet das?
- İkiyüz Euro soğuk ne demek?
Katja: Das heißt, die Miete für die Wohnung ist 200 Euro im Monat, ohne die Kosten für Elektrizität und Heizung. Also warm ist inklusiv.
- Bu 200 Euro sadece kira bedeli olduğu anlamına gelir. İçinde elektrik ve ısınma masrafları yok. Demek. Yani sıcak hariçtir.
Anna: Dann musst du etwa 70 Euro dazurechnen.
- Bunun için de kiraya 70 Euro ekle.
Nico: Also, insgesamt Miete 270 Euro im Monat?
- Yani, kira dahil toplam 270 Euro.
Katja: Richtig
- Doğru
Hasan: Das ist sehr viel.
- Bu çok yinede.
Katja: Hasan, wie wäre es mit einer Familie?
- Hasan, bir ailenin yanında kalmaya ne dersin?
Hasan: Eine Familie? Wie meinst du das?
- Bir ailenin mi? Nasıl yani?
Katja: Du mietest nur ein Zimmer-in einem Haus bei einer deutschen Familie.Das ist billiger und du kannst dein Deutsch verbessern!
- Alman bir ailenin yanında bir oda kiralıyorsun mesela. Bu daha ucuz. Hem böylece almancanı da geliştirebilirisin.
Hasan: Aber, das ist keine schlechte Idee.
- Bu aslında hiç fena fikir değil.
Katja: Ich telefoniere noch mit ein paar Freunden. Vielleicht weiß jemand ob ein Zimmer zu vermieten ist.
- Birkaç arkadaşı arayayım.Belki biri kiralık bir oda biliyordur.
Hasan: Gut. Dann bis gleich!
- Tamam. Görüşmek üzere.
Hasan Katja’nın bulduğu eve gider...
Hasan: Es ist so schön hier!
- Burası güzel bir yer
Anton: Gefällt es dir Hasan?
- Hoşuna gitti mi Hasan?
Hasan: Ja, es gefällt mir sehr gut.
- Aa evet çok hoşuma gitti.
Anton: Dann zeige ich dir das Haus. Also, dies hier ist unser Wohnzimmer. Abends sitzen wir hier und lesen und hören Musik.
- O zaman sana evi göstereyim. İşte burası bizim oturma odamız. Akşamları burada oturup, kitap okuyoruz, müzik dinliyouz.
Anton: Kommt, bitte. Hier ist die Küche.
- Gel lütfen, burası da mutfak.
Hasan: Dchön
- Güzel
Anton: Hier essen wir auch. Schon um sieben Uhr geht es mit Frühstück los.
- Burada aynı zamanda yemek de yiyoruz. Sabah yedide burada kahvaltı yapıyoruz.
Hasan: Sehr früh!
- Çok erken
Anton:Richtig!
- Doğru
Anton: So, hier sind unsere Schlafzimmer, hier ist die Toilette, das Badezimmer.
- Burası da yatak odamız, tuvalet burada, ve banyo.
Hasan: Und wo ist das Zimmer?
- Oda nerede?
Anton: Eine Etage höher. Kommt mit.
- Bir üst katta. Gel.
Hasan:Ja ja, ich komme…
- Tamam geliyorum.
Anton: Und das ist das Gästezimmer.
- İşte bu da bizim misafir odamız
Hasan: Es ist ein sehr schönes Zimmer. Wie hoch ist die Miete?
- Bu çok güzel bir oda. Kirası ne kadar?
Anton: Mmmm ... ich weiss nicht. Ich muss Tine fragen. Vielleicht 100 Euro? Was meinst du?
- Şey, bilmiyorum ki. Tine’ye sormalıyım. Belki 100 Euro? Ne dersin?
Hasan: Warm oder kalt?
- Sıcakmı soğukmu?
Anton: Warm, natürlich! Mit Heizung, also alles inklusiv.
- Sıcak tabi ki. Isınma ve her şey dahil.
Hasan: Ganz super, das Zimmer gefällt mir Anton!
- Çok iyi, odayı beğendim Anton.
Alıntıdır.
Katja: Hier ist ein Zimmer: Ein-Zimmer-Appartement, Humboltstraße, 56 Quadratmeter, 300 Euro kalt.
Katja:- Burada bir oda var. Bir apartman dairesinde bir oda. Adresi; Humboltstraße, 56 metre kare, 300 Euro, soğuk.
Hasan: Das ist zu teuer für mich.. Das kann ich nicht bezahlen.
- Bu benim için çok pahalı. Bunu ödeyemem.
Katja: Und wie wär's hiermit? Zwei-Zimmer-Wohnung, 36 Quadratmeter, Berlinerstraße, 200 Euro kalt. Ach nein, zu weit von hier.
- Ya buna ne dersin. İki odalı daire. 36 metre kare. Adres; Berlinerstraße, 200 Euro, soğuk.Yo, bu da olmaz, buradan fazlaca uzak.
Anna: Komm, schau mal mit. Hier: Modernes Apartment, Keine Tiere ...
- Buraya bak bir de… Modern bir apartman dairesi… Hayvan yasak ..
Hasan: Tiere?
- Hayvan mı?
Katja: Also Katzen und Hunde …
- Yani kedi ve köpek falan…
Hasan: Ach so.....Tiere
- Ha öyle hayvan…
Katja: Naja, hast du doch nicht?
- Senin var mı ki?
Hasan: Nein
- Hayır
Katja: 200 Euro kalt.
- İkiyüz Euro’ya soğuk
Nico: 200 Euro kalt? Was bedeutet das?
- İkiyüz Euro soğuk ne demek?
Katja: Das heißt, die Miete für die Wohnung ist 200 Euro im Monat, ohne die Kosten für Elektrizität und Heizung. Also warm ist inklusiv.
- Bu 200 Euro sadece kira bedeli olduğu anlamına gelir. İçinde elektrik ve ısınma masrafları yok. Demek. Yani sıcak hariçtir.
Anna: Dann musst du etwa 70 Euro dazurechnen.
- Bunun için de kiraya 70 Euro ekle.
Nico: Also, insgesamt Miete 270 Euro im Monat?
- Yani, kira dahil toplam 270 Euro.
Katja: Richtig
- Doğru
Hasan: Das ist sehr viel.
- Bu çok yinede.
Katja: Hasan, wie wäre es mit einer Familie?
- Hasan, bir ailenin yanında kalmaya ne dersin?
Hasan: Eine Familie? Wie meinst du das?
- Bir ailenin mi? Nasıl yani?
Katja: Du mietest nur ein Zimmer-in einem Haus bei einer deutschen Familie.Das ist billiger und du kannst dein Deutsch verbessern!
- Alman bir ailenin yanında bir oda kiralıyorsun mesela. Bu daha ucuz. Hem böylece almancanı da geliştirebilirisin.
Hasan: Aber, das ist keine schlechte Idee.
- Bu aslında hiç fena fikir değil.
Katja: Ich telefoniere noch mit ein paar Freunden. Vielleicht weiß jemand ob ein Zimmer zu vermieten ist.
- Birkaç arkadaşı arayayım.Belki biri kiralık bir oda biliyordur.
Hasan: Gut. Dann bis gleich!
- Tamam. Görüşmek üzere.
Hasan Katja’nın bulduğu eve gider...
Hasan: Es ist so schön hier!
- Burası güzel bir yer
Anton: Gefällt es dir Hasan?
- Hoşuna gitti mi Hasan?
Hasan: Ja, es gefällt mir sehr gut.
- Aa evet çok hoşuma gitti.
Anton: Dann zeige ich dir das Haus. Also, dies hier ist unser Wohnzimmer. Abends sitzen wir hier und lesen und hören Musik.
- O zaman sana evi göstereyim. İşte burası bizim oturma odamız. Akşamları burada oturup, kitap okuyoruz, müzik dinliyouz.
Anton: Kommt, bitte. Hier ist die Küche.
- Gel lütfen, burası da mutfak.
Hasan: Dchön
- Güzel
Anton: Hier essen wir auch. Schon um sieben Uhr geht es mit Frühstück los.
- Burada aynı zamanda yemek de yiyoruz. Sabah yedide burada kahvaltı yapıyoruz.
Hasan: Sehr früh!
- Çok erken
Anton:Richtig!
- Doğru
Anton: So, hier sind unsere Schlafzimmer, hier ist die Toilette, das Badezimmer.
- Burası da yatak odamız, tuvalet burada, ve banyo.
Hasan: Und wo ist das Zimmer?
- Oda nerede?
Anton: Eine Etage höher. Kommt mit.
- Bir üst katta. Gel.
Hasan:Ja ja, ich komme…
- Tamam geliyorum.
Anton: Und das ist das Gästezimmer.
- İşte bu da bizim misafir odamız
Hasan: Es ist ein sehr schönes Zimmer. Wie hoch ist die Miete?
- Bu çok güzel bir oda. Kirası ne kadar?
Anton: Mmmm ... ich weiss nicht. Ich muss Tine fragen. Vielleicht 100 Euro? Was meinst du?
- Şey, bilmiyorum ki. Tine’ye sormalıyım. Belki 100 Euro? Ne dersin?
Hasan: Warm oder kalt?
- Sıcakmı soğukmu?
Anton: Warm, natürlich! Mit Heizung, also alles inklusiv.
- Sıcak tabi ki. Isınma ve her şey dahil.
Hasan: Ganz super, das Zimmer gefällt mir Anton!
- Çok iyi, odayı beğendim Anton.
Alıntıdır.