PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kendini İyi Hissetmek İçin 5 Basit Yöntem


Leydihan
11 Ocak 2024, 01:29
Mutlu olmak, pozitif yaşam veya iyi hissetmekle ilgili verilen tonla tavsiye var ancak birazdan okuyacağınız önerilerin birçoğu bilimsel olarak ispatlanmış durumda! Özellikle iş yerinde gününüzü pozitif hale getirecek, iyi hissetmenizi sağlamaya yardım ettiği çalışmalarla kanıtlanmış küçük ama etkili yöntemler…
[Only Registered Users Can See Links] İçinizden gelmese de gülümseyin Gülümsemenin bedenin ve zihnin stresten kurtulmasına yardımcı olabileceğine dair bilimsel kanıtlar var. Psychological Science dergisinde 2012 yılında yayınlanan bir araştırmada araştırmacılar, 170 öğrenciden bir el becerisi testi yapmalarını, testin ardından ellerini buzlu suya daldırmalarını istedi. Denekler bu görevler sırasında gülümsetildiğinde kalp atışları normale döndü. Gülümseyen denekler, stresten kurtulduktan sonra da normal seviyelere daha çabuk döndüler. Ayrıca, düşüş sırasında olumlu duyguları sürdürme konusunda tarafsız ifadelere sahip olanlara göre de daha iyi hissettikleri tespit edildi.

[Only Registered Users Can See Links] pg


Yolda geçen zamanı fırsata çevirin
Özellikle İstanbul trafiğinde saatlerini harcayanların yüzlerinde bu satırlar acı bir gülümseme yaratabilir ancak bilimsel gerçekler, yolda geçirilen zaman konusunda çok şey söylüyor! The Scandinavian Journal of Economics'te yayınlanan bir araştırmaya göre, gidiş-dönüş 22 dakikadan uzun bir yolculuk, iyilik haliniz üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Ancak bu olumsuz etkileri hafifletmenin yolları var. Spontaneous Happiness kitabının yazarı Dr. Andrew Weil, "kahveyi azaltmayı deneyin, çünkü kafein stresi kötüleştirip kaygıyı artırabilir" diyor. Ayrıca işe gidip gelme süresini hayata dair kısa bir mola olarak kullanmayı düşünün. İyi bir podcast bulun, nefesinize odaklanın veya kendinizi iyi hissettiren şarkı listenizi dinleyin. İngilizce'de buna "me time" yani "kendime ayırdığım zaman" deniyor.

[Only Registered Users Can See Links] pg


Gerçek bir öğle tatili yapın
"Zaman mı var ki?" dediğinizi duyar gibiyiz. Bu ipucunu hayatınıza uyarlamanın bazı yolları var. Örneğin, uzun bir öğle molası vermeye gerçekten vaktiniz yok. O halde ofiste geçirdiğiniz zamanı ruh halinizi iyileştirecek bir beslenme ve temizlenme molası haline dönüştürün. Yemeğinizi masanızda yemeniz gerekse bile aynı anda işlerle meşgul olmayın. 15 dakikayı maillere bakarak yemek yiyerek değil, sadece yemeğinize odaklanarak geçirin. Farkındalıklı bir yemek yeme ritüeli, sinir sisteminizi düzenlemeye yarar. Bu, üretkenliğinizi kesinlikle artırır. En ideal olanı ise, kısa bile sürse masanızdan uzakta bir öğle yemeği molası vermektir! Sağlıklı bir yemek veya atıştırmalık için mola vermek sayısız fayda sağlar. Küresel bir işyeri hijyen markası tarafından yapılan bir ankete göre, masasından uzakta bir öğle yemeği molası veren çalışanların işlerinden aldığı tatmin, şirketlerinde çalışmaya devam etme istekliliği ve işverenlerini tavsiye etme olasılıklarının daha yüksek olduğunu bildirdi.

[Only Registered Users Can See Links] pg


"Mikro Egzersiz" yapmanın gücüne inanın!
USC Keck Tıp Okulu'nda tıp ve biyomedikal mühendisliği profesörü David Agus, "Çalışmalar, gün boyunca daha tutarlı bir şekilde aktif olursak, bilişten lenfatik sisteme kadar her şeyin iyileştiğini gösteriyor" diyor ve şöyle ekliyor; "Vücudumuz hareket edecek şekilde tasarlandı. Ancak biz dünyamızı her şey elimizin altında olacak şekilde tasarladık." Bu, gününüze ekstra aktivite eklemek için her fırsatı değerlendirmeniz gerektiği anlamına gelir. Aslında American Journal of Health Promotion'da yayınlanan araştırma, kısa süreli aktivitelerin gerçekten işe yaradığını öne sürüyor. Araştırmacılar, yaşları 18 ila 85 arasında değişen 6.000'den fazla yetişkinden alınan verileri analiz ettiğinde, günlük aktiviteler yoluyla kısa süreli egzersiz (bir ila 10 dakika arasında) yapanların, düşük kan basıncı ve kolesterol dahil olmak üzere aynı faydaları deneyimlediklerini buldular.

[Only Registered Users Can See Links] pg


Pozitif kalmak için "eğer... o halde..." ifadelerini kullanın
Biri sabrınızı zorladığında veya sizi sinirlendiğinde, "eğer" ve "o zaman" kelimeleri size yardımcı olabilir. Nasıl mı? Winnipeg Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, bir durumla ilgili düşünceleri "eğer" ve "o zaman" ifadeleriyle yeniden çerçevelemek korku, üzüntü, yorgunluk, kendinden şüphe etme ve hatta tiksinti ile başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Bunu şu şekilde uygulamaya koyabilirsiniz; Karşılaştığınız bir zorluğu düşünün. Bu sizin "eğer" cümlenizdir (örneğin: "Son teslim tarihi geldiğinde hasta olursam..."). Daha sonra ne tür olumlu bir yanıt almak istediğinize karar verin. Bu sizin "o zaman" cümlenizdir ("... o zaman soğukkanlılığımı koruyacağım"). Bunları bir araya getirin; stresli koşulların daha kolay yönetilebilir görünmesini sağlamak için kendinize bunu söylemelisiniz. Kendi mantranızı yaratmanız için mükemmel bir formül.

[Only Registered Users Can See Links] pg


[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Leydihan
07 Mayıs 2025, 22:04
Kendinizi iyi hissetmek için 5 öneri
Sizi iyi geleceğini düşündüğümüz şeyler var! İşte kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak fikirler...

Bu aralar herkes çok yorgun. Biri diğerinin farkında değil ama etrafınızda görebileceğiniz herkes derin bir yorgunluk içerisinde. Ülkenin gündemi, evin gündemi, hayat, çocukların derdi, iş yaşamındaki anlamsız gerginlikler, tüm gerginlikleri birbirine karıştırmadan yaşamaya çalışmanın gerginliği derken ne ara bu kadar yorulduğunu anlayamıyor bile insan. Ama yorgunuz. Sanki yüzyıllardır ve hiç dinmeyecekmiş gibi yorgunuz. Ancak, işte tam da bu yorgunluk hali, hiç yapmadığınız şeyleri yapmanıza, kendinize zaman ayırmanıza, duygusal dünyanızı anlamanızda yardımcı olacak şey olabilir. Biraz kendinizle ilgilenmenizden söz ediyoruz ama manikürden, pedikürden, saç boyatmaktan biraz farklı bu kişisel bakım teknikleri...

[Only Registered Users Can See Links] pg

Şunu hatırlamakta ve çoğu zaman da hatırlatmakta fayda var, birine yardım etmek istiyorsanız, oksijen maskesini önce kendinize takmalısınız. Tabii bunu bilmekle, yapmak arasında da dağlar kadar fark var. İşte sizin için derlediğimiz 5 farklı yöntem:

[Only Registered Users Can See Links] pg

1- Fikir ve duygu dünyanızı olduğu gibi kabullenin, yargılamayın:

Kendinize duygu ve düşüncelerinizi kabul etme alanı ve izni sağladığınızda, hayatınızın çok ciddi şekilde iyiye gittiğini göreceksiniz. Çoğumuz, yanlış yaptığımız şeyler üzerine ciddi bir efor sarf ediyoruz. "Yanlış" şeyler mi söyledim? Ne yaptım? Kendinize yüklediğiniz sürekli doğruları yapma hali enerjinizi yiyip bitirir. Halbuki ne lazım, fikirlerinizi kabul edin. Yanlışlarınızı da. Onları yargılamayın. İnanın böylelikle, zor duygu durumlarından daha kolay bir şekilde kurtulacaksınız. Bu kişisel bakım, beyninize iyi gelen, düşünce dünyanızı yenileyen bakım yöntemlerinden bir tanesi. Geleneksel meditasyon yöntemlerini sevmeyenler için ise şöyle yapılıyor; ara ara düz ve yumuşak bir zemin üzerine uzanın. Sonra hissettikleriniz üzerinde düşünmeye başlayın. Yargılar hissederseniz, kendinizi durdurun ve o yargının düşünceye dönüşmeden önce sizi terk etmesini sağlayın. Zihniniz temizlenene kadar devam edin. Bunu yapmak kolay değil ve yıllar alıyor ama bir kere başardığınızda, genel iyiliğinizin bir sebebinin de bu olduğunu biliyor olacaksınız.

[Only Registered Users Can See Links] pg

2- Kendinize kişisel bakım yaparken "yansıtıcı" olun, "kibar" değil:

Kibar olduğunuz zamanlarda kendinizi şımartmak için yaptıracağınız bir masaj, sıcak bir banyo, uzun bir uyku belki size kısa vadede iyi gelecektir ama bu iyi gelme noktasında asıl yaptığınız şey "unutmak." Ancak duygu dünyanıza inmeniz ve bu dünyanın içinde kendinizi bulmanız daha önemli. Meditasyon yapın mesela, yazılar yazın, bunlar unutturmak yerine, hatırlamanızı ve duygularınızı anlamanızı sağlayacak.

[Only Registered Users Can See Links] pg

3- Oyun oynamak için kendinize zaman yaratın:

Oyun oynayarak zaman geçirmek sadece çocuklar için değil, büyükler için de bir ihtiyaçtır. Küçükler için ne kadar kolaysa, büyükler için de o kadar zordur üstelik. Çünkü büyükler, oyun oynayacakları zaman, biraz kendilerini bırakmalı, biraz kontrolün ucunu kaçırmalı biraz da delirmeliler. Bir şey daha var ki asıl en önemlisi o, kaybetmeyi göze almalılar. Zaten bir yetişkin için en ağır şey de, kaybetmeyi göze alabilmek olsa gerek. Ancak buna zamanla kendini hazırlaması gerekebilir insanın, oyundan keyif almayı, rekabete dönüştürmeden eğlenerek oynamayı öğrenebilmek, bir yetişkin için ciddi fayda getirebilir. Aynı yetişkin, hayattaki gerçek rekabet alanlarında da incinmeden, eğlenerek hayatını devam ettirebilir. Ona da oyun gibi yaklaşabilir belki.

[Only Registered Users Can See Links] pg

4- İstemediğiniz hiçbir tavsiyeyi kabul etmeyin:

İlişkileri mahveden bir şey var. Birinden bir konuda destek istediğinizde, o kişiden duyacağınız ilk şey bir tavsiye. Peki bunu istediniz mi? Hayır. İşinizle ilgili ne yapacağınız, o konuyla nasıl başa çıkacağınız, destek lazım olan her neyse "Şimdi o işi şöyle yap!" şeklinde bir tavsiyeye dönüşüveriyor. Kimse de bunun, yapmaktan çok yıkmak olduğunun farkında değil. Bir omuz isteyen insanın tek ihtiyacı gerçekten bir omuz, duyulmak, görülmek, iletişim kurduğunuzu hissetmek... İstenmeyen tavsiyenin bunlardan hiçbirini başarması mümkün değil. Tavsiye size yanlış yolda olduğunuzu ifade etmeye yarıyor, size "ben buradayım" demiyor, hem de hiç. Bu noktada kendinize yapacağınız en büyük iyilik, o tavsiyelere kulak asmayın, ciddiye almayın, alana da mani olmayın. Hatta, şunu unutmayın ki, o tavsiyeler büyük egoların bir dışa vurumu, kimsenin de egosunu tatmin etmeyin. Asıl aradığınız destek, bunu da gözden kaçırmayın.

[Only Registered Users Can See Links] pg

5- Zamana saygı duyun. Başkalarından da sizin zamanınıza saygı duymasını bekleyin
:

Kişisel bakım zaman ister. Zaten insanlar bu yüzden bunu başarmak noktasında problemler yaşıyor. Bazen de kendiniz için zaman ayırmanız demek, başkasının sizden istediği zamana "hayır" demeniz gerektiği anlamına geliyor. Deyin. Hayır deyin. Sizden her zaman yanında olmanızı bekleyen dosta, arada bir hayır deyin. Eğer kendinizle geçecek 1 saate ihtiyacınız varsa, o zamanı kullanın. Sizden, emeğinizin bir kısmını mı talep ediyorlar, üstelik de bir dizi başka işiniz ya da sorumluluğunuz varken, hayır deyin. İnanın bu size çok fazla şey kazandıracaktır. Bir aralık, sürekli evet demeye çalıştığınız halde kimseleri memnun edemediğinizi, yine de işlerin hiçbir zaman istediğiniz gibi gitmediğini hatırlayın. Evet hiçbir şeyi çözmüyordu ama hayır ile, gerçekten en azından kendiniz için kazandığınızı bileceksiniz.

[Only Registered Users Can See Links] pg

Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])

Sürmenaj
12 Mayıs 2025, 01:57
Basit şeyleri yapmak o kadar zor ki.