PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sergey Yesenin Biyografisi


Asrevya
13 Kasım 2024, 02:04
Sergei Alexandrovich Yesenin (d. 3 Ekim 1895 - ö. 28 Aralık 1925), Rus şair.

Rusya'nın Ryazan bölgesinde Konstantinovo (bugün Yesenino) köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Dokuz yaşındayken şiir yazmaya başladı. 1912'de düzeltmen olarak çalıştığı yayınevi tarafından Moskova'ya gönderildi. Ertesi yıl Moskova Devlet Üniversitesinde dışarıdan öğrenci olarak katıldı ve bir buçuk yıl boyunca orada çalıştı. 1915'te Alexander Blok, Sergei Gorodetsky, Nikolai Klyuev ve Andrey Bely gibi şairlerle tanışmak için Sankt-Peterburg'a gitti. Alexander Blok'tan şairlik kariyeri açısından büyük destek aldı.


[Only Registered Users Can See Links]


1916-1917'de, askere çağrıldı. I. Dünya Savaşının patlak vermesinden sonra devrimin daha iyi bir yaşam sağlayacağına inandı ve Ekim Devrimini destekledi. Fakat daha sonra Bolşevizmin kurallarını kritize ederek bunları şiirlerine yansıttı. Ağustos 1917'de, daha sonra Vsevolod Meyerhold'un eşi olan aktris Zinaida Raikh ile evlendi. Eylül 1918'de kendi yayınevini kurdu.(Трудовая Артель Художников Слова)

1921'in sonuna doğru ressam Gheorghi Yakulov'i ziyaret ettiği sırada, 44 yaşında olan dansçı Isadora Duncan ile tanıştı. 1922 yılında evlendiler. Birlikte Avrupa ve Amerika seyahatleri yaptılar. Yesenin'in içki sorunu; onu otel ve lokanta gibi yerlerde taşkınlık yapmasına sebep oldu. Mayıs 1923'te Duncan'den ayrılıp Moskova'ya döndü. 1924'te Tavern Moscow ve Confessions of a Hooligan, 1925'te ise Desolate and Pale Moonlight ve The Black Man'i yayınladı.

Yesenin'in cenaze töreni

Sergey Yesenin, psikolojik bir rahatsızlık yaşadı ve bir ay akıl hastanesinde kaldı. Noel için hastaneden çıkarıldıktan birkaç gün sonra, 28 Aralık 1925'te İngiltere Oteli'ndeki odasında kendini asarak intihar etti. Cesedinin yanında, intiharından bir gün önce bileklerini kesip kendi kanıyla Mayakovski'ye yazdığı veda şiiri bulundu. Sergei Yesenin, Moskova'nın Vagankovskoye mezarlığına defnedildi.

Rusya'nın en popüler şairlerinden birisi olması ve cenazesi için devlet töreni düzenlenmesine rağmen Josef Stalin ve Nikita Khrushchev'in Başkanlığı esnasında, eserlerinin büyük bölümü Kremlin tarafından yasaklandı. Nikolay Bukharin'in Yesenin'i eleştirisi, önemli şekilde yasaklamaya katkıda bulundu. Eserleri yeniden ancak 1966'da yayınlandı.


[Only Registered Users Can See Links]


Eserleri

The Scarlet of the Dawn (1910)
The high waters have licked (1910)
The Birch Tree (1913)
Autumn (1914)
The Bitch (1915)
I'll glance in the field (1917)
I left the native home (1918)
Hooligan (1919)
Hooligan's Confession (1920)
I am the last poet of the village (1920)
Prayer for the First Forty Days of the Dead (1920)
I don't pity, don't call, don't cry (1921)
Pugachev (1921)
One joy I have left (1923)
Anneden mektup - Письмо от матери (1924)
Tavern Moscow (1924)
Confessions of a Hooligan (1924)
Lenin - Ленин (1924)
Desolate and Pale Moonlight (1925)
Kara adam - Чёрный человек (1925)
To Kachalov's Dog (1925)
Elveda dostum benim, Elveda - До свиданья, друг мой, до свиданья (1925)

[Only Registered Users Can See Links]

Rusça Orijinali

До свиданья, друг мой, до свиданья.
Милый мой, ты у меня в груди.
Предназначенное расставанье
Обещает встречу впереди.

До свиданья, друг мой, без руки, без слова,
Не грусти и не печаль бровей,-
В этой жизни умирать не ново,
Но и жить, конечно, не новей.

Türkçe Çevirisi

Elveda dostum benim, elveda
Can dostum seninle dolu göğsüm
Çok önceden belirlenen bu ayrılık
Buluşmayı vadediyor ilerde bir gün.

Elveda dostum el sıkışmadan, konuşmadan,
Üzülme ve kaşlarını eğme mutsuz.
Ölmek yeni bir şey değil dünyada,
Ama yaşamak da daha yeni değil kuşkusuz.

Türkçesi: Azer Yaran

Asrevya
13 Kasım 2024, 02:06
[Only Registered Users Can See Links] Yesenin, 28 Aralık 1925 sabahı Hotel Angleterre’nin beşinci kattaki odasında kendini asmış olarak bulundu. Bileği kesik, yüzünde yaralar bulunuyordu. Otuz yaşındaydı ve Rus şiirinin en popüler isimlerinden biriydi. Ölümü intihar olarak geçti kayıtlara.

Ertesi gün çıkan bütün gazeteler Yesenin’in intiharından bahsediyor, intihar ettiği odanın son halini gösteren fotoğraflarla Yesenin’in intihar ettiği bütün Sovyet halkına ilan ediliyordu. Yesenin’in ölümü neredeyse bir şok etkisi yaratır ülkede. Öyle ki, adına ‘Yesenincilik’ denilen bir intihar dalgası başlar ardından. Yesenin’e özenerek intihar edenlerin sayısı artınca Sovyet yönetimi çareyi Yesenin’in eserlerini yasaklamakta bulur. Yesenin’in şiirlerini bulunduran öğrenciler komsomoldan atılır. Buharin, şaşkınlık içinde “Yesenin gençliği nasıl ele geçiriyor, neden gençler arasında ‘Yesenin’in Dulları’ adlı topluluklar oluşuyor?” diye soruyordu çevresine. ‘Yesenincilik’ adı verilen günlerde intihar eden kişilerden biri de şairin eşi Galina Arturovna Benislavskaya’dır.

29 Aralık günü şairin cenaze töreni yapılır. Yüzündeki yaraları kapatmak için hazırlanan özel bir maskeyle Yesenin’in naaşı Sovyet halkına gösterilir ve şair Moskova’daki Vagankovskoye Mezarlığı’na defnedilir.

Yesenin’in ölümünden yıllar sonra ortaya çıkan kimi belgeler, fotoğraflar, Yesenin’ine dair anlatılan hikayeyi yeniden tartışmaya açar.

Resmi tezler, Yesenin’in yüzündeki yaraların asılı olduğu ısıtma borusunun sıcaklığından dolayı meydana geldiği söylese de kimi uzmanlara göre bu yaraların ısıtma borusunun sıcaklığından oluşması mümkün değildir.

O gün Yesenin’i asılı olduğu borulardan indiren kişi Leopoldovich Nicholas Brown idi. Kendisi dönemin şairlerinden biridir. Oğlu Nicholas Brown, babası Leopoldovich Nicholas Brown’ın anılarına dayanarak Yesenin’in sorgu sırasında öldürüldüğünü söyler. Olayla ilgili tutanaklara ilk imzayı atan ve onu en son görenlerden biri olan Wolf Ehrlich’in aslında olayı hiç görmediğini, olayın teyit edilmesi amacıyla Yesenin’nin intihar ettiğini söyler gelen polislere. Nicholas Brown, Yesenin’in siyasi nedenlerden dolayı o gece sorgulandığını ve işkence gördüğünü söyler. Yesenin’in katili olarak Yakov Blumkin’in adını verir.

[Only Registered Users Can See Links]’in intihar ettiği söylenen oda


Olayın tartışmaya açılmasında en önemli isimlerden birisi ‘Yesenin’in Gizemli Ölümü’ isimli kitabın yazarı Viktor Kuznetsov ise Georgi Ustinov ve Wolf Ehlich’in o gün yalancı şahitlik yaptığını, Georgi Ustinov’un o gece otelde olmadığını söyler. O gece Angleterre’de olanların hiçbiri Georgi Ustinov’u görmediğini söyler. Yesenin Leningard’a geldikten sonra Troçki’nin adamları tarafından tutuklanır ve Angleterre’nin bodrum katında sorguya çekilir, işkence edilir. Yesenin öldürüldükten sonra Angleterre’nin beşinci kattaki odasına çıkarılır ve intihar süsü vermek için ısıtma borularına asılır. Kuznetsov da pek çokları gibi Yesenin katili olarak Yakov Blumkin’in adını verir.

Yesenin’in nasıl öldürüldüğünün ayrıntılarına geçmeden önce Yakov Blumkin hakkında kısa bir bilgi vermek yerinde olur.

Yakov Blumkin, Troçki’nin en önemli ajanlarından biridir. 1918 yılının da Moskova’daki Alman Büyükelçisi Kont Mirbah’ı tabanca ile öldürüren iki kişiden biridir. Olaydan sonra yakalanan Blumkin’in cesareti Troçki’nin ilgisini çeker. Kendisiyle çalışması şartıyla Blumkin’i affeder ve onu en tehlikeli işlerde görevlendirir. Blumkin, Sovyet teşkilatının en önemli adamlarından biri haline gelir. Blumkin, Troçi’nin İstanbul büyükada’da yaşadığı günlerde ‘Sultan Zade’ adıyla iran pasaportu ile İstanbul’a gelmesi ikili arasındaki ilişkiye dair ilginç notlardan biridir.

[Only Registered Users Can See Links] Yesenin’in başucunda ortada siyah şapkalı kadın, Sofia Tolstaya, Tolstoy’un torunu ve Yesenin’in dul eşi.

Yesenin cinayetine dönecek olursak; Viktor Kuznetsov’a göre Yesenin tutuklandıktan sonra Blumkin’in Yesenin’e işkence etmeye başlar. Troçki tarafından ölüm emri verilmiş şairi iple boğmaya çalışır, fakat Yesenin’in direnir, karşı koyar. Boğuşma sırasında Yesenin başına darbeler alır. Yanlarında bulunan Leontiev ise Yesenin’e yakın mesefaden yüzüne doğru ateş eder.

Blumkin, Yesenin’in öldüğünü Troçki’ye bildirdikten sonra gece yarısı Yesenin’in cesedini Angleterre’nin beşinci katındaki odasına çıkarır. Olaya intihar süsü vermek için Yesenin’i ısıtma borularına asar.

Yesenin’in hayatının son yıllarında ciddi bir politik baskı altında olduğunu, hakkında çeşitli davalar açıldığı, olayın siyasi bir cinayet olduğu yönündeki iddiaların yanında Stalin’in Troçki ile Yesenin ararsındaki çatışmadan faydalanarak Troçki’yi zor durumda bırakmak için Yesenin’in ölüm emrini verirdiği de cinayetle ilgili bir diğer iddia.

Yesenin’in ölümüne ilişkin devam eden tartışmlarda çoğunluk, Yesenin’in Troçki’nin emiriyle Yakov Blumkin tarafından öldürüldüğü konusunda hemfikir olsa da Hotel Angleterre’nin beşinci katındaki odada o gün neler yaşandığını hala en iyi Yesenin biliyor.

Recep Şener

LoNeLy
13 Kasım 2024, 10:01
Olum onun icin bir zaafiyet degil,belki de bir cikis noktasiydi.Bilegindeki kesik intihar icin degil su dizeleri kendi kaniyla yazmak icindi: "şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,
ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da..."

Topragi bol olsun.

Asrevya
13 Kasım 2024, 10:04
Olum onun icin bir zaafiyet degil,belki de bir cikis noktasiydi.Bilegindeki kesik intihar icin degil su dizeleri kendi kaniyla yazmak icindi: "şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,
ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da..."

Topragi bol olsun.

Toprağı bol olsun.
Derin mısralar haykırarak iz bıraktı.

LoNeLy
13 Kasım 2024, 10:06
Toprağı bol olsun.
Derin mısralar haykırarak iz bıraktı.

Oyle hocam.Sergey gitmis,Mevla bizlere direnc,saglik ve guzel bir omur versin. : )