Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünyaca Tanınan Seri Katil Charles Manson
Leydihan
07 Ekim 2024, 04:38
[Only Registered Users Can See Links] Milles Manson (12 Kasım 1934 - 19 Kasım 2017), Amerikalı suçlu ve "Manson Family" (Manson Ailesi) isimli tarikatın kurucusu. Suç tarihinin en popüler ikonlarından biridir. Manson ve takipçileri, Ağustos 1969'da ırklar arası savaş başlatmak için iki gecede yedi kişiyi vurarak ve bıçaklayarak öldürdü.
Manson, cinayetleri doğrudan kendisi gerçekleştirmemiş olsa da cinayetlerin emrini verip planlamasından dolayı, 1971'de birinci derece 7 cinayetten mahkûm edildi.
Onu 16 yaşında iken doğuran annesi bir seks işçisi idi. Çocuk yaşlarda annesinin cezaevine girmesi sonrası hırsızlık yaparak geçinmeye, sokaklarda yaşamaya başladı.
18 yaşında kendisi de tutuklandı. Cezaevinde bir koğuş arkadaşı tarafından bıçak tehdidiyle cinsel istismara uğrayınca ıslah evine yerleştirildi. 1954 yılında şartlı tahliye ile serbest kaldı. Sahte çek vermek, kadın satıcılığı, uyuşturucu gibi suçlar nedeniyle defalarca hapse girip çıktı.
1967 yılında son kez tahliye olduktan sonra, etrafına topladığı kişilerle bir "aile" oluşturarak Los Angeles'ta bir çiftliğe yerleşti. Bu çiftlikte geliştirdiği "teorilerle" yönlendirdiği müritlerinden 5 kişi, Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate, Abigail Folger, Polonyalı oyuncu Wojciech Frykowski, erkek kuaförü Jay Sebring ve lise mezunu bir genç olan Steven Parent'i Los Angeles'ta öldürdüler.
[Only Registered Users Can See Links] Manson (1971)
Ertesi gece bu kez Manson'ın da katıldığı grup, Labianca çiftini aynı şekilde öldürüp parçaladı. Taraftarı olan bir kadının, farklı bir suçla tutuklandığında, işledikleri cinayetleri övünerek anlatması sonucunda Manson ve dört arkadaşı tutuklandı. İdama mahkûm edilmelerine rağmen idam cezasının kaldırılması nedeniyle Kaliforniya yüksek mahkemesince cezaları ömür boyu hapis cezasına çevrildi.
Toplam cinayetlerinin sayısı belirlenemeyen Manson ve grubunun otuz beş ölümden sorumlu olduğu düşünülür. Charles Manson ABD'de nefret edenler kadar, onu seven, serbest bırakılmasını isteyen, çeşitli fan kulüpler oluşturup kampanyalar düzenleyen bir hayran kitlesine de sahipti.
Corcoran'daki California Eyalet Hapishanesi'nde ömür boyu hapis cezasını çekti ve 19 Kasım 2017 tarihinde 83 yaşında öldü.
Manson ve popüler kültür
Müzik
6 Mart 1970 tarihinde Manson'ın şarkılarından oluşan Lie: The Love & Terror Cult adlı albüm yayımlandı. Bu albümde daha önceleri Beach Boys tarafından bestelenen "Never Learn Not to Love"ın yeni bir sürümü olan "Cease to Exist" gibi kayda değer çalışmalar yer almaktadır. Ancak yayımlanmasından sonraki iki ay içinde albüm için basılan iki bin kopyanın sadece 300'ü sattı. Bu albümden sonra sürekli olarak Manson tarafından kaydedilen çeşitli müzik çalışmaları gündeme geldi. The Family Jams adlı albüm iki disklik bir çalışma olup 1970 yılında Manson ve ailesi tarafından kaydedilen şarkıları içermektedir. Steve Grogan tarafından gitar ve ana vokalleri üstlenilen albümde Lynette Fromme, Sandra Good, Catherine Share gibi isimlerin de imzası yer almaktadır. One Mind adındaki müzik, şiir ve konuşma kayıtları derlemesi de Nisan 2005'te yayımlanmış olup, Creative Commons lisansı altına alınmış durumdadır.
Amerikan rock grubu Guns N’ Roses da Manson'ın "Look at Your Game, Girl" adlı şarkısını 1993 albümleri "The Spaghetti Incident?" içinde belirtilmeyen on üçüncü şarkı olarak tekrar kaydetti.[16][17] Marilyn Manson albümü Portrait of an American Family'de yer alan "My Monkey" adlı şarkıda Charles Manson'ın "Mechanical Man" şarkısında da yer alan sözler geçmektedir.
Yine Manson'ın "I'm Scratching Peace Symbols on Your Tombstone" (veya "First They Made Me Sleep in the Closet"), "Garbage Dump" ve "I Can't Remember When" adlı şarkıları 1976 yılı televizyon filmi "Helter Skelter"ın özgün film müzikleri arasında yer almaktadır. Ancak buradaki sürümlerin seslendirmesi Steve Railsback tarafından yapıldı.[20] Günümüzdeki popüler bir şehir efsanesine göre Manson, 1965 yılında Monkees grubuna katılmak için bir yetenek denemesinde bulundu fakat o dönemde McNeil Adası'nda hapiste olduğu için bu isteği geri çevrildi.
Sağlığı ve ölümü
1 Ocak 2017'de Manson, Corcoran'daki California Eyalet Hapishanesinde, Bakersfield şehir merkezindeki Mercy Hastanesine kaldırıldığında mide-bağırsak kanaması geçiriyordu. Bir kaynak Los Angeles Times'a Manson'ın ciddi şekilde hasta olduğunu[22] ve TMZ'nin doktorlarının onu ameliyat için "çok zayıf" olarak gördüğünü bildirdi.
6 Ocak'ta cezaevine geri gönderildi ve tedavisinin niteliği açıklanmadı. 15 Kasım 2017'de yetkisiz bir kaynak Manson'ın Bakersfield'daki bir hastaneye döndüğünü söyledi, ancak California Düzeltme ve Rehabilitasyon Departmanı bunu eyalet ve federal tıbbi mahremiyet yasalarına uygun olarak onaylamadı. 19 Kasım'da hastanede solunum yetmezliği ve kolon kanserinden kaynaklanan kalp durmasından öldü.
Manson'ın torunu Jason Freeman, Manson'ın kalıntılarına ve kişisel eşyalarına sahip olma niyetini belirtti. Manson'ın mektup arkadaşı Michael Channels, Manson'ın tüm mülkünü ve Manson'ın vücudunu Channels'a bırakan 14 Şubat 2002 tarihli bir Manson vasiyetine sahip olduğunu iddia etti. 12 Mart 2018'de California'daki Kern County Yüksek Mahkemesi, Manson'ın cesediyle ilgili olarak Freeman'ın lehine karar verdi. Freeman, Manson'ın bedenini 20 Mart 2018'de yaktı.
Kültürel yankılanma
Tate-LaBianca tutuklamalarından sonraki aylar içinde Manson, yeraltı basını tarafından 1960'ların "karşı kültürüne" bir örnek olarak ilan edildi. Haziran 1970 sayısında yer alması için Los Angeles'a gelen bir Rolling Stone yazarı, kanlı "Healter [sic] Skelter" cesedinin fotoğrafını gördü. Bu da Manson'ı popüler kültürle bağdaştırmaya yetecek bir tespitti. Manson'ın modada, grafiklerde, müzikte, filmlerde, televizyonlarda ve tiyatro sahnelerinde bıraktığı bir etki bulunmaktadır. Kurgusal olmayan Helter Skelter adlı kitabın 1994 basımı için oluşturulan bir sonsözde, davacı Vincent Bugliosi, bir BBC çalışanının kullandığı ve o dönemde Manson'a Avrupa'da nasıl bakıldığını özetleyen "neo-Manson ekolü" tabirine yer verdi.
Popüler müzik kültüründe Manson'a değinen çalışmalardan biri de, Alkaline Trio'nun "Sadie" adlı çalışması olup sözlerinde "Sadie G", "Ms. Susan A" ve "Charlie's broken .22" gibi kalıplara yer verilmektedir. "Sadie Mae Glutz", Susan Atkins'in Manson'ın da içinde bulunduğu ailede bilindiği isimdi. "Sadie"nin sözlerini daha sonra Atkins'in yargılanması sırasında yaptığı ifadeden konuşma kayıtları izledi.
Manson o kadar büyük bir alanda etki bıraktı ki, kimi müzik gruplarına da bir şekilde isim verdi. "Spahn Ranch" ve Marilyn Manson gibi gruplar bunlardan ikisidir.
Yine ailenin yaptığı suçlar, John Moran'ın opera çalışması The Manson Family ve Stephen Sondheim'ın müzikali Assassins gibi çalışmalarda kendine yer buldu.
Manson'ın başından geçen kimi olaylar televizyona uyarlandı. South Park bölümlerinden olan Merry Christmas, Charlie Manson!'da, Manson, "666" sayısına ithaf edilen "06660" şeklindeki koğuş numarasıyla, animasyonda yer almıştır.
Belgeseller
"Manson" adındaki bir belgesel Robert Hendrickson ve Laurence Merrick tarafından 1973 yılında çekildi.
"Charles Manson Superstar" adındaki bir belgesel Nikolas Schreck tarafından 1989 yılında çekildi.
Sinema
The Manson Family (2003)
Aquarius (2015 - 2016)
Once Upon a Time in Hollywood (2019)
Mindhunter (2017 - 2019)
Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])
Leydihan
07 Ekim 2024, 04:40
Charles Manson kimdir? Charles Manson'ın tarikatı hakkında her şey...
İçlerinde Polonyalı yönetmen Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate'inde bulunduğu 9 cinayetten yargılanan ünlü deri katil Charles Manson hayatını kaybetti. Peki Charles Manson kimdir? Hayatını kaybettiğinde kaç yaşındaydı? İşte dünyanın en ünlü seri katili Charles Manson'un tarikatı ile ilgili şoke eden bilgiler ve hayatına dair ayrıntılı bir analiz...
ozanbosun
Charles Manson kimdir sorusu bugün dünyanın gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Google'da en çok arananlar arasında giren Charles Manson kimdir? Polonyalı aktör, yönetmen, yapımcı ve senarist Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate de aralarında bulunduğu 9 cinayetten yargılanan dünyanın en ünlü seri katili Charles Manson bu yılın Ocak ayında hastaneye kaldırılmıştı. Peki Charles Manson kimdir? Charlie Manson hayatını kaybetti! İşte ayrıntılar...
Dünyanın en ünlü seri katili tanımını yapabileceğimiz Charles Manson, popüler kültürün bir parçası haline gelmiş, hatta kendisine büyük bir hayran kitlesi yaratmayı başarmıştır. Peki, Charles Manson kimdir detaylarıyla inceleyelim...
[Only Registered Users Can See Links]
Manson ve Çocukluğu;
Charles Manson’un Çocukluğu
Cezaevinde olduğu dönem boyunca insanlar üzerinde nasıl etki kuracağını öğrenen Manson, onların zaaflarından faydalanarak etrafında bir grup oluşturmuş. Suçlular, suça meyilli olanlar ve zayıf karakterli insanları kurduğu süslü cümlelerle kandıran Manson, dışarıda da aynı taktiğini kullanmaya de devam etmiş. 1967 yılında 7 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğüne kavuşmuş ve hippi kültürünün zirvesini yaşadığı dönemlerde ailem dediği grubunu kurmaya başlamış.
Hippi hareketinin başkenti sayılan San Francisco’da kendisine uygun kişileri etkileyerek, tarikatının tohumlarını atıyormuş. Hapiste gitar çalmayı öğrenen Manson, karizmasıyla kızların çoğunlukta olduğu grubunu etrafında topluyor, sokak sokak gezerek müzisyenlik yapıyormuş. Evsizlerden ve uyuşturucu bağımlılarından oluşan sözüm ona ailesini, ettiği çok felsefi sözlerle kendisine hayran bırakan Manson, haremiyle birlikte Volkswagen minibüsünde yaşıyormuş.
[Only Registered Users Can See Links]
Charles Manson’un İlk Gençlik Yılları
Daha sonra bir okul otobüsüyle şehir şehir gezmeye başlayan grup, hippi yaşam tarzıyla bir süre bu şekilde yolculuk etmiş. Ancak katıldıkları bir rock konserinde uyuşturucu alan Manson’un kendisini çarmıha gerilmiş İsa olarak görmesiyle işler değişmeye başlamış. Çünkü yeniden doğan Mesih olduğunu söylüyormuş. 1968 yılının yazında Mesih ile şeytanın bir arada vücut bulmuş hali olduğunu öne sürerek etrafındakileri etkisi altına alan müptezel, kısa süre sonra da Helter Skelter fikrini savunmaya başlamış.
The Beatles’ın 1968 yılında çıkardığı şarkının isminden türettiği Helter Skelter savına göre, ülkede bir ırk savaşı çıkacak ve siyahlar bütün beyazları öldürecekmiş. İşte böyle fikirlerle çevresindekilerin beynini yıkayan sözde peygamber, 6 Ağustos 1969’da müritlerine katliam emrini vermiş. Ünlü yönetmen Roman Polanski’nin evine giren 5 mürit, orada üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala unutulmayan dehşet dolu katliamlarını yapmış.
[Only Registered Users Can See Links]
Manson ve Ailem Dediği Müritleri;
Aralarında Roman Polanski’nin eşi güzel oyuncu Sharon Tate’in de bulunduğu vahşette, toplam 5 kişi acımasızca öldürülmüş. 8.5 aylık hamile olan Sharon Tate tam 16 yerinden bıçaklanmış ve bu da yetmezmiş gibi ölmüş bebeği de karnından dışarı çıkartılmış. Beverly Hills’deki güzel evinde öldürülen Sharon Tate’in yanında akşam yemeği için çağırdığı arkadaşları Jay Sebring, Abigail Folger ve Voytek Frykowski de varmış.
Hepsinin acımasızca katledildiği olayda bir de tamamen şanssızlık eseri orada bulunan 18 yaşındaki satıcı genç de kurban edilmiş. Ertesi gün evin hizmetkarı gördüğü manzara karşısında şok olmuş. Her yer kıpkırmızı kana bulanmış ve ayrıca duvarda daha sonra Sharon Tate’in kanıyla yazıldığı anlaşılan Domuz sözcüğü dikkat çekiyormuş.
[Only Registered Users Can See Links]
Manson ve Hippi Arkadaşları
İş için şehir dışında olan Roman Polanski olayı öğrendikten sonra büyük bir sarsıntı yaşamış. Katiller bulunana kadar paranoyak bir şekilde yaşayan yönetmen, daha sonra yazdığı otobiyografisinde o olaydan sonra Tanrı’ya dair hiçbir inancının kalmadığını belirtmiş. Suçluların bulunamadığı dönemde cinayetlerin satanizm ile ilgili olduğu konuşuluyor, Roman Polanski filmleri Eye of Devil ve en iyi korku filmleri listesinde de yer alan Rosemary’nin Bebeği’nin vahşette etkili olduğu söylentileri dolaşıyormuş.
Katillerin bulunacağına dair ümitler tükenirken, sürpriz bir gelişme yaşanmış. Araba hırsızlığından hapishaneye girmiş Susan Atkins, oradaki koğuş arkadaşlarını etkilemek için Sharon Tate cinayetiyle ilgili konuşmuş. Bunun üzerine ifadesi alınan Susan Atkins, Sharon’u ve bebeğini öldüren kişinin kendisi olduğunu itiraf etmiş. Katliamı 4 arkadaşıyla birlikte yaptıklarını söyleyen Atkins ve diğerlerinin liderlerinin de Charles Manson olduğu anlaşılmış.
[Only Registered Users Can See Links]
Kurban Sharon Tate ile Roman Polanski;
En sıra dışı canilerden biri olduğu anlaşılan Manson hakkındaki şaşırtıcı gerçek ise onun hiçbir cinayet işlememiş olmasıymış. Anlayacağınız; o hiçbir zaman elini kirletmemiş. Çünkü bunu onun için yapacak, Manson’un emirlerine sorgusuz sualsiz uyan müritleri varmış. Sharon Tate ile birlikte 5 kişinin cinayetinden sonraki gece Manson bizzat kendisi ailem dediği canilerle birlikte LaBianca çiftinin evine giderek, onların ölüm emrini vermiş.
Başka cinayetler de işlediği anlaşılan Manson çetesi, 1970’de yargılanmaya başlamış. Sharon Tate davasının görüldüğü mahkemedeki konuşmaları ile adeta bir fenomen haline gelen Charles Manson kendisine çok sayıda hayran edinmiş. İlk başta idam cezası ile yargılanan Manson ve müritleri için çok sayıda kampanya düzenlenmiş. Daha sonra ise Manson ve 4 arkadaşının cezaları, yapılan bir yasa değişikliği nedeniyle ömür boyu hapse çevrilmiş. Şu anda dünyanın en ünlü seri katili olarak bilinen Manson için çeşitli fan kulüpler bulunmakta, caninin hayran kitlesi Manson’un serbest bırakılmasını istemektedir.
8.5 Aylık Hamileyken Acımasızca Katledilen Sharon Kate
Yıllardır hapishanede olmasına rağmen hiçbir zaman unutulmayan Manson, ününü yazdığı kitaplar ve şarkılarla pekiştirmiştir. Örneğin; 1970 yılında Manson’un şarkılarından oluşan Lie: The Love & Terror Cult isimli albüm yayınlanmıştır. Ayrıca Guns N’ Roses grubu 1993 yılında çıkardığı albümde, Manson’un “Look at Your Game, Girl” isimli şarkısını seslendirmiştir. Ünlü şarkıcı Marilyn Manson’un da ismini Hollywood yıldızı Marilyn Monroe ve seri katilden aldığı bilinmektedir. Kısacası; Charles Manson, operalara, filmlere, dizilere, şarkılara, kitaplara konu olmuş, kendisini peygamber ilan edip müritlerinin beynini yıkayan seri katil bir şehir efsanesi haline gelmiştir.
-1969 yılında aralarında Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate'inde bulunduğu 9 kişiyi öldüren çetenin ele başı olarak dünyanın her yerinde aranmaya başladı.
-Sharon Tate'in Beverly Hills'deki malikanesinde yakın arkadaşlarıyla verdiği yemek katliam gecesine dönüşmüştü.
-9 Ağustos 1969 günü o evde yaşanan katliamda Hollywood'un ünlü kuaförü Jay Sebring, Folger Kahvelerinin sahibi Folger ailesinin sosyalist-aktivist kızları Abigail Folger ve onun arkadaşı aktör yazar Voytek Frykowski de vahşice öldürüldü.
-Ertesi sabah olay yerine gelenler gözlerine inanamadı. Her yer kan içerisindeydi. sonradan Sharon Tate'e ait olduğu anlaşılan kanla duvara yazılmış "DOMUZ" kelimesiydi.
-Maktuller tabanca ile vurularak, ama daha çok bıçak darbeleriyle öldürülmüşlerdi. Cinayeti kimin işlediği sorusu tüm dünyada yanıt ararken beklenmedik bir gelişme yaşandı.
-Araba hırsızlığı nedeniyle hapse girmiş bir kadın, Sharon Tate cinayetine ilişkin, koğuştaki arkadaşlarına bazı şeyler anlatmış ve bununla övünmüştü. Susan Atkins adındaki kadın sayesinde cinayetlerin bir tarikatın işi olduğu ortaya çıktı. Susan Atkins de bu tarikatın üyesiydi ve Beverly Hills'deki cinayeti bütün ayrıntılarıyla anlatıyordu. Sharon'u ve karnındaki bebeğini öldüren oydu. Cinayetleri dört kişi birlikte işlemişlerdi. Çetenin reisi ise Charles Manson'du.
-Psikopat cani Manson'un, adli tarihin kaydettiği en sıra dışı canilerden biri olduğu, yakalanması ve suçlarını itiraf etmesiyle birlikte ortaya çıktı.
CHARLES MANSON KİMDİR?
Manson, 12 Kasım 1934, Cincinnati, Ohio'da doğdu, ABD'lı en ünlü suçlulardan birisidir. Annesi 16 yaşında bir hayat kadınıyken doğan Charles Manson, çocuk yaşlarda annesinin cezaevine girmesi nedeniyle hırsızlık yaparak geçinmeye, sokaklarda yaşamaya başladı. 18 yaşında kendisi de tutuklandı. Cezaevinde bıçak tehdidiyle bir koğuş arkadaşı tarafından cinsel istismara uğrayınca ıslah evine yerleştirildi. 1954 yılında şartlı tahliye ile serbest kaldı. Sahte çek vermek, kadın satıcılığı, uyuşturucu vb. suçlar nedeniyle defalarca hapse girip çıktı. 1967 yılında son kez tahliye olduktan sonra, etrafına topladığı kişilerle bir "aile" oluşturarak Los Angeles ta bir çiftliğe yerleşti. Bu çiftlikte geliştirdiği "teorilerle" yönlendirdiği müritlerinden 5 kişi, Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate, Abigail Folger, Polonyalı oyuncu Wojciech Frykowski, erkek kuaförü Jay Sebring, ve lise mezunu bir genç Steven Parent'i Los Angeles, Kaliforniya'da vahşice öldürdüler.
Ertesi gece bu kez Manson'un da katıldığı grup, Labianca çiftini aynı şekilde öldürüp parçaladı. Taraftarı olan bir kadının, farklı bir suçla tutuklandığında, işledikleri cinayetleri övünerek anlatması sonucunda Manson ve 4 arkadaşı tutuklandı. İdama mahkûm edilmelerine rağmen Kaliforniya yüksek mahkemesince idam cezasının kaldırılmasıyla, cezaları ömür boyu hapis şekline dönüştürüldü. Toplam cinayetlerinin sayısı belirlenemeyen Manson ve grubunun 35 ölümden sorumlu olduğu sanılır. Charles Manson ABD'de nefret edildiği gibi, kendisini seven, serbest bırakılmasını isteyen çeşitli fan kulüpler oluşturup kampanyalar düzenleyen bir hayran kitlesine de sahiptir.
6 Mart 1970 tarihinde Manson'ın şarkılarından oluşan Lie: The Love & Terror Cult adlı albüm yayımlandı.Bu albümde daha önceleri Beach Boys tarafından bestelenen "Never Learn Not to Love"ın yeni bir sürümü olan "Cease to Exist" gibi kayda değer çalışmalar yer almaktadır.Ancak yayımlanmasından sonraki iki ay içinde albüm için basılan iki bin kopyanın sadece 300'ü sattı.Bu albümden sonra sürekli olarak Manson tarafından kaydedilen çeşitli müzik çalışmaları gündeme geldi.The Family Jams adlı albüm iki disklik bir çalışma olup 1970 yılında Manson ve ailesi tarafından kaydedilen şarkıları içermektedir. Steve Grogan tarafından gitar ve ana vokalleri üstlenilen albümde Lynette Fromme, Sandra Good, Catherine Share gibi isimlerin de imzası yer almaktadır. One Mind adındaki müzik, şiir ve konuşma kayıtları derlemesi de Nisan 2005'te yayımlanmış olup,Creative Commons lisansı altına alınmış durumdadır.
Amerikan rock grubu Guns N’ Roses da Manson'ın "Look at Your Game, Girl" adlı şarkısını 1993 albümleri "The Spaghetti Incident?" içinde belirtilmeyen on üçüncü şarkı olarak tekrar kaydetti. Marilyn Manson albümü Portrait of an American Family'de yer alan "My Monkey" adlı şarkıda Charles Manson'ın "Mechanical Man" şarkısında da yer alan sözler geçmektedir.
Yine Manson'ın "I'm Scratching Peace Symbols on Your Tombstone" (veya "First They Made Me Sleep in the Closet"), "Garbage Dump" ve "I Can't Remember When" adlı şarkıları 1976 yılı televizyon filmi "Helter Skelter"ın özgün film müzikleri arasında yer almaktadır. Ancak buradaki sürümlerin seslendirmesi Steve Railsback tarafından yapıldı. Günümüzdeki popüler bir şehir efsanesine göre Manson, 1965 yılında Monkees grubuna katılmak için bir yetenek denemesinde bulundu fakat o dönemde McNeil Adası'nda hapiste olduğu için bu isteği geri çevrildi.
Tate-LaBianca tutuklamalarından sonraki aylar içinde Manson, yeraltı basını tarafından 1960'ların "karşı kültürüne" bir örnek olarak ilan edildi.Haziran 1970 sayısında yer alması için Los Angeles'a gelen bir Rolling Stone yazarı, kanlı "Healter [sic] Skelter" cesedinin fotoğrafını gördü. Bu da Manson'ı popüler kültürle bağdaştırmaya yetecek bir tespitti. Manson'ın modada,grafiklerde,müzikte,filmlerde, televizyonlarda ve tiyatro sahnelerinde bıraktığı bir etki bulunmaktadır. Kurgusal olmayan Helter Skelter adlı kitabın 1994 basımı için oluşturulan bir sonsözde, davacı Vincent Bugliosi, bir BBC çalışanının kullandığı ve o dönemde Manson'a Avrupa'da nasıl bakıldığını özetleyen "neo-Manson ekolü" tabirine yer verdi.
Popüler müzik kültüründe Manson'a değinen çalışmalardan biri de, Alkaline Trio'nun "Sadie" adlı çalışması olup sözlerinde "Sadie G", "Ms. Susan A" ve "Charlie's broken .22" gibi kalıplara yer verilmektedir."Sadie Mae Glutz", Susan Atkins'in Manson'ın da içinde bulunduğu ailede bilindiği isimdi. "Sadie"nin sözlerini daha sonra Atkins'in yargılanması sırasında yaptığı ifadeden konuşma kayıtları izledi.
Manson o kadar büyük bir alanda etki bıraktı ki, kimi müzik gruplarına da bir şekilde isim verdi. "Spahn Ranch" ve Marilyn Manson gibi gruplar bunlardan ikisidir. Yine ailenin yaptığı suçlar, John Moran'ın opera çalışması The Manson Family ve Stephen Sondheim'ın müzikali Assassins gibi çalışmalarda kendine yer buldu. Manson'ın başından geçen kimi olaylar televizyona uyarlandı. South Park bölümlerinden olan Merry Christmas, Charlie Manson!'da, Manson, "666" sayısına ithaf edilen "06660" şeklindeki koğuş numarasıyla, animasyonda yer almıştır.
"Manson" adındaki bir belgesel Robert Hendrickson ve Laurence Merrick tarafından 1973 yılında çekildi.
"Charles Manson Superstar" adındaki bir belgesel Nikolas Schreck tarafından 1989 yılında çekildi.
Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])
Leydihan
09 Ekim 2024, 01:14
1 Yüz 1 İnsan: Charles Manson (1)
Herkes onu dünyanın en psikopat seri katili olarak tanıyor. Peki kimseyi öldürmeyen ya da öldürdüğü kanıtlanamayan biri nasıl seri katil olarak bilindi? 1 Yüz 1 İnsan, katillerin en pazarlanabilir karakteri Charles Manson’ı sunar
[Only Registered Users Can See Links]
Ben kimseyi öldürmedim, kimseyi öldürtmedim. Bıçaklarıyla üzerinize gelen çocuklar, onlar sizin çocuklarınız! Onlara ben öğretmedim, siz öğrettiniz!" Charles Manson
Yazar Albert Camus, 1951'de kaleme aldığı "İsyankâr Adam" denemesinin girişinde "İnsan ne ise o olmayı reddeden tek varlıktır!" diyordu. Hayatta oynadığımız rolün ne denli iki yüzlü olabileceğinin sinyallerini veriyordu belki de. Peki Charles Manson da böyle bir varlık mıydı? Ne olduğunu reddedip başka bir karaktere mi bürünüyordu her seferinde? Hâkim karşısında ya da hapishanede "Bunu ben değil, sizin kendi ellerinizle yarattığınız sisteminiz yaptı" derken samimi miydi? Yoksa kendisi için yazdığı hikâye eşliğinde sadece kişisel gösterisini mi icra ediyordu?
1 metre 68 santimlik boyuyla dünyanın gördüğü en tehlikeli ve manipülatif seri katillerinden biri olan Manson'ın aklına Camus'nün bu önermesi gelmiş midir orası meçhul. Ancak çoğunun nazarında hem insanlıktan çıkmış bir canavar hem ilgi çekici bir karakter hem de pazarlanabilir popüler bir suç figürü olarak görüldüğü kesin. Bu algı, 2017'deki ölümünün ardından bile hala sürüyor.
Manson, ünlü rock grubu The Beatles'dan aldığı gizli, "satır arası" mesajlarla "ırklar arası savaş" başlatması gerektiğini düşünen ya da bu saçmalığa çevresindeki itaatkâr grubu inandırabilen bir kişilikti. (Kuvvetle muhtemel Beatles için de bu durum saçmalığın daniskasıydı. Çünkü Manson grubun kendisine üstü kapalı mesaj yolladığını farz ederken onlar John Lennon'ın albüm kayıtlarına Yoko Ono'yu niye getirdiğinin kavgasını veriyordu)
Manson'ın demir parmaklıkların ardından yazdığı şarkı sözleri Guns'n Roses gibi kalburüstü rock gruplarının albümlerinde yer bulabildi ve suratı en çok sattığı yıllarda Rolling Stones dergisinin kapaklarını süsleyebildi. Aslında bu iki gerçek bile ortada üzerine düşünülmesi gereken bir algı olduğunun ispatı. Kim bilir belki de kapitalizmin "karşı kültür" kisvesi altında, altın tepside sunduğu bir imajdan, karanlık bir mit pazarlamasından ibaretti sadece Charles Manson.
Ne olursa olsun şurası çok net. İnsan kendini reddetse dahi doğasını reddedemeyecek bir yaratık, üstelik vahşi bir yaratık. Charles Manson'ın "aile" adında topladığı şu "kendini bilmez" gençlere öldürttüğü Sharon Tate ve arkadaşlarının katledişinin üzerinden tam 52 yıl geçmişken de mevzu bahis yine vahşet. Manson, Spahn Çiftliği'nde çoğu zaman yaptığı gibi marihuanasını sarmış tüttürürken, onun yönlendirdiği "aile üyeleri" Sharon Tate, Abigail Folger, Wojciech Frykowski, Jay Sebring ve Steven Parent'i öldürüyordu. Kuşkusuz bu yaşananların adı da kelimenin tam manasıyla vahşetti. Üstelik Hollywood yıldızı Tate, ünlü yönetmen Roman Polanski ile birlikte çocuk beklerken, hamileliğinin sekizinci ayında gerçekleştirilmişti bu katliam.
Manson azmettirirken, diğerleri cinayeti işlerken vahşiydi. Tate ve beraberindekiler kendilerini öldürmeye gelenleri gördüklerinde; bıçaklar kendilerine doğru yöneldiğinde korkudan dişleri birbirine vurmuş muydu, bilinmez. Eğer öyleyse, bu durum insanın esasen vahşi tabiatıyla açıklanabilecek bir ruh haliydi. Çünkü modern zamanlarda bile insanlar korktuğunda, ölüm tehlikesi sezinlediklerinde ilk çağlarda yaşayan atalarından miras tepkilerin hemen hemen aynısını veriyordu. Hala öyle. Korkunca çenemiz titriyor, tüylerimiz diken diken oluyordu. Hala öyle. Bedenimiz yüz binlerce yıl öncesine ait bu işleyişi, bu düzeni bugün bile devam ettirebilen bir mekanizmadan ibaret. Bu da fizyolojik olarak taş devri insanlarından bir farkımızın olmadığını gösteriyordu. Hala öyle. Bir insan kendini büyük bir tehlikenin içinde hissettiğinde vücudu şartlı refleks gösterip kendini savunmaya programlıyor, bunu yaparken karşısındaki ile savaşabilmek için kaslarını farkında olmadan hazır hale getiriyor ve tıpkı diğer canlılarda olduğu gibi bir yırtıcıymışçasına dişler ve çene ana savunma mekanizması halini alıyordu. Evet, hala öyle. Evrimin törpülenmiş hali bu! Aradaki tek ve temel fark mı? Büyük olasılıktır ki; Manson'ın "ailem" dediği katillerin çenesi saldırırken, kurbanların ise kendilerine yönelik tehdidi fark ettikleri an bu refleksi sergilemiş oluşuydu. Bir yandan vahşete uğramanın beraberinde getirdiği dehşet diğer yanda vahşetin ta kendisi… Buraya kadar yazıyı okuyabildiyseniz Manson'ı meşhur eden cinayet serilerine ve şüphesiz öncesine, yani hayatına bakmak gerekiyor. Çünkü şartlı ya da değil, ama açık saçık bu vahşetin kökeni çok ama çok öncesine dayanıyor. 1 Yüz 1 İnsan'ın iki bölümlük yazı dizisinin ilki başlıyor.
Babasını hiç tanımadı, annesini hiç hatırlamadı
12 Kasım 1934'te Cincinnati'de doğdu Manson, eskilerin deyişiyle gayrimeşru bir ilişkinin meyvesiydi. Babası Colonel Scott ile hiç tanışmadı. Alkolik annesi Kathleen Maddox, Charles'ı dünyaya getirdiğinde henüz 16'sındaydı. Manson soyadı annesinin ikinci evliliğinden geliyordu. Kathleen, William Manson ile dünya evine girdikten sonra Charles da üvey babasının soy ismini aldı. Annesi, oğlu henüz 5 yaşındayken silahlı soyguna karıştı, cezaevine gönderildi. O cezaevine girerken oğlunu da koruyucu bir ailenin yanına vermek istedi. Ama olmadı. Önce annesinin kardeşleriyle yaşadı Charles.
[Only Registered Users Can See Links]
Charles Manson ergenlik yıllarında; Omaha, Nebraska / Fotoğraf: Bettman
Ardından kaçtığı bir Katolik okuluna verildi. Annesi cezaevine girdikten sekiz yıl geçtikten sonra mahkeme, Charles'ın Indiana eyaletindeki Gibault Erkek Okulu'na gönderileceği yönünde karar aldı. Sene 1948'e geldiğinde ilk suçunu işledi Charles Manson. Bir marketi soydu. Kısa süre sonra yakalanıp gözaltına alındı. Kaçtı. Kaçtıktan sonra hayatının üç yılını geçireceği, aynı eyaletteki Plainfield'a gönderildi. Yine kaçmak istiyordu. Tam 18 kez teşebbüste bulundu. Bu okul daha sıkı çıktı. 1951 yılına dek…
Artık neredeyse annesinin kendisini doğurduğu yaştaydı. Çalıntı bir arabayla bir daha geri dönmemecesine uzaklaştı. Yol boyunca kimine göre 15 kimine göre 20 benzin istasyonunda durdu ve durduğu hemen her yeri soydu. Nihayet yakalandığında kaçtığı yerden neredeyse 3 bin kilometre uzaklıktaki Utah'taydı. Bu kez Washington D.C.'deki Ulusal Eğitim Okulu'na yollandı. 17 yaşın altındaki suçlular için hükümetin çocukları eğitebileceğine inandığı bir kurumdu gittiği yer… Okul psikiyatristi birkaç saatin ardından Manson'ı "kurnaz" ve "aşırı derecede kırılgan" olarak tanımlayabildi. O aşırı hassas çocuk, 1 yıl sonra artık reşitti. Ve bir erkek çocuğunun boğazına ustura dayayıp tecavüz etti. İki yer daha değiştirdi. Sistem hala şans tanıyor, Virginia ve ardından Ohio'daki ıslahevlerine gönderiyordu onu.
Evlendi, çocuk sahibi oldu, boşandı, pezevenkliğe başladı
1955 yılında bir restoranda tanıştığı garsonla, Rosalie Willis ile evlendi. Kısa sürede çocuk sahibi oldular. Ailesine otopark görevlisi olarak bakmak kâfi gelmeyince yine hırsızlığa girişti. Bu kez çalıştığı yerdeki arabaları çalıyordu.
Tutuklandı. Beş yıl ceza aldı. Şartlı salıverildi. Fakat şartlı salıverilmenin kurallarına uymayınca üç yıl daha hapis cezasına çarptırıldı. Evliliğinin üçüncü yılıydı. Yapamadı. Boşandı. Eski eşi Charles Jr. Manson'ın velayetini üstüne aldı.
Manson ise bir süre başıboş dolaştıktan sonra Güney Kaliforniya'da pezevenkliğe başladı. Hırsızlık ve tecavüzün ardından şimdi de kadın satıyordu. Daha doğrusu 16 yaşında bir kızı pazarlıyordu. 1959'da suç kartelasına bir yenisi ekledi: Çek sahtekarlığı. 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezası tecil edildi. Bunda Leona'nın etkisi yadsınamazdı.
[Only Registered Users Can See Links]
Charles Manson'ın ilk eşi Rosalie Wills / Fotoğraf: Purple Clover
Gözü yaşlı bir savunma yaptı Leona. Manson ile birbirlerine sırılsıklam âşık olduklarını söyledi. Eğer Charlie serbest bırakılabilirse evlenebilirler, yeni bir yaşama başlayabilirlerdi. Yıl sona ermeden 19 yaşındaki Leona ile evlenen Manson yine serbest kalmıştı. Hem de hapishanenin psikiyatristi Dr. Edwin McNiel'in "Onun şartlı tahliye için iyi bir aday olduğunu söyleyemem" uyarısına rağmen. Doktor yazdığı raporda şu tespiti yapıyordu: Charlie, ortalama bir birey olduğu izlenimini vermiyor. Duygusal açıdan çok dengesiz ve çok güvensiz... Bana göre muhtemelen psikozu olmayan sosyopatik bir kişilik. Ne yazık ki, hızla kurumsallaşmış bir birey oluyor. Onu şartlı tahliye için iyi bir aday olarak kesinlikle tavsiye edemem.
Scientology tarikatı, cezaevleri yılları ve Beatles takıntısı…
1955'te çalıntı bir aracı eyalet sınırlarını geçirmekten hapse atıldığında, ilk eşi hamileydi. Beş yıl sonra bu kez hapisten çıkabilmek için Leona kartını öne sürmüştü Manson. Bu kez evde onu bekleyen hamile eşi yoktu ama ona âşık olduğunu söyleyen bir eş adayı vardı. Leona Rae "Candy" Stevens, Los Angeles'tan tanıdığı bir hayat kadınıydı. Manson cezaevinden yine sıyrılıp özgürlüğüne kavuştuğunda Leona ve bir başka seks işçisini yanına alıp bu kez New Mexico'nun yolunu tuttu. Evlendiği kadını başka erkeklere pazarlamaya başladı. Şimdi de Mann Yasası'nı çiğnemişti Manson. 1910'da ABD Kongresi'nin çıkardığı bu yasaya göre fuhuş amacıyla bir eyaletten ötekine kadın taşımak suç kabul ediliyordu. Haliyle mahkeme hakkında bir kez daha tutuklama emri çıkardı. Özgürlüğü dört ay sürdü, Nisan 1960'da Teksas'ta tekrar tutuklandı.
Tutuklanmasının ardından yine başkent yolu göründü. Ana karanın hemen doğusundaki McNeil Adası'ndaki hapishane yeni evi olmuştu. Burada Scientology tarikatı üyesi olduğunu iddia etti. Cezaevindeki psikiyatristlere göre ise Manson çok köklü kişisel sorunları olan bir kimseden başkası değildi.
[Only Registered Users Can See Links]
Manson'ın hapisten kurtulmasına yardım eden Leona / Fotoğraf: Manson Family Blog
Tarih 1963. Manson'ın ikinci çocuğu geldi dünyaya. İlki gibi adını yine Charles koydu. Ve çocuğu olduktan kısa süre sonra bir kez daha boşandı. 1964'te farklı bir şey yapmayı denedi. Hırsızlıktan, tecavüzden, pezevenklikten, polisten kaçmaktan, yalan söylemekten, manipüle etmekten çok daha farklı bir şey… Eline gitar aldı. Bu hevesin ardında yatan en büyük neden esasen modaya uymasıydı. Batı kültürünü hipnotize etmeye başlayan The Beatles'ın hayranları arasına katılmıştı o da.
[Only Registered Users Can See Links]
Manson, 1969 / Fotoğraf: Britannica Ansiklopedisi
Abbey Road albümünün çıkmasına da ağzından çıkacak talimatla gerçekleşecek Sharon Tate cinayetine de daha dört yıl vardı. Bir yandan Beatles dinleyip bir yandan şarkı yazarlığına soyunmuştu. Hapishane çatısı altındaki 1966 yılını böyle geçiriyordu işte. 21 Mart 1967'de 10 yıllık cezasını tamamladığı için tahliye vakti geldi. Belki de ilk kez cezaevini sevmişti. Gidip hapishane müdürüyle konuştu, "Burada kalmak istiyorum" dedi. Ama sistem izin vermedi. San Francisco'ya doğru yola çıktı Manson. Müritlerini etrafında toplamasına az bir zaman kalmıştı.
1968: Fransa'da Mayıs patlaması ya da Manson'ın iç dünyasının infilakı
1968. Vietnam'da Amerikan askerlerinin My Lai katliamını yaptığı yıl. İnsan hakları savunucusu Martin Luther King'in suikasta kurban gittiği yıl. ABD'de Richard Nixon'ın başkan olduğu sene. Fransa'daki Sorbonne Üniversitesi'nde De Gaulle hükümetine karşı öğrencilerin isyan ettiği, özgürlük hareketinin tüm dünyaya yayıldığı yıl… Aynı zamanda o sırada 34 yaşında olan Charles Manson'ın müritleri ile birlikte Güney Carolina'daki Spahn Çiftliği'ne yerleştiği tarih. Yaz ayları… 55 dönüm genişliğindeki arazi, 50'li yılların başında George Spahn'a satılmıştı.
[Only Registered Users Can See Links]
Spahn Çiftliği, Manson'ın cinayet planlarının filizlendiği yer olarak geçti tarihe / Fotoğraf: History Channel
Önceleri film çekimlerinde kullanılan bu yer zaman içinde bir eğlence kasabasına dönüşmüş, setlere kiralanmıştı. Daha sonra çiftlik içinde mazbut Amerikan aileleri için doğa gezilerinin düzenleneceği, cebinde biraz parası olanlar için at biniciliğinin yapılacağı bir mekân olacaktı. Tarihin en çok ses getiren cinayetlerine dair planların masaya yatırılacağı bir yere dönüşmesi ise tarihlerin belki de en semboliği 1968'e denk geliyordu. Manson o sıralar 80 yaşında olan Spahn'ı ikna etti ve çiftliğin işlerini üstlenmek kaydıyla oraya yerleşti. Yanına "ailem" dediği ve kısa süre sonra beynini yıkayacağı gençleri de alarak…
[Only Registered Users Can See Links]
George Spahn, San Fernando Vadisi'ndeki Spahn Çiftliği'nin görme engelli sahibiydi. 1969 sonlarında Charles Manson ve takipçileri tutuklanmadan hemen önce onun çiftliğinde yaşıyorlardı / Fotoğraf: Ralph Crane
Manson'ın yardım teklifi, zaten artık görme engelli olan çiftlik sahibinin de işine geliyordu. İddiaya göre işine gelen sadece bu değildi. Spahn, Manson'ın arada sırada yanına yollayacağı kızları da kabul edecekti.
Manson'ın rock yıldızı dostu
6 Nisan 1968. Bu kez yollara düşen Manson değil Dennis Wilson'dı. Manson'ın hayranı olduğu Beatles'ın tahtına göz diken Amerikalı rock grubu Beach Boys'un davulcusu Wilson'ın en büyük alışkanlıklarından biri de yolda otostop çekenleri arabasına almak, yeni insanlarla tanışmaktı. Yolda Manson ailesinin üyelerinden Patricia Krenwinkel ile başka bir genç kadını ellerini havaya kaldırmışken gördü.
İki kadını da arabasına aldı ve Sunset Bulvarı'ndaki evinin yolunu tuttu. Yol boyunca sohbet ettiler. Wilson yeni arkadaşlarına kendisinin stüdyoya gitmek zorunda olduğunu ama isterlerse evinde kalabileceklerini söyledi. Kadınlar kabul ettiler.
Wilson sabahın ilk ışıklarıyla eve döndüğünde garajına doğru giden araç yolunda daha önce hiç rastlamadığı bir otobüsü fark etti. Eve girdiğinde içerisi bıraktığı gibi değildi. Oda kalabalıklaşmıştı. Tam 18 kadın vardı. Bunlara ilaveten orta yaşlı pejmürde halde bir adam da salonundaki koltuklardan birinde oturuyordu. Wilson korktu. Ve daha önce hiç görmediği bu adama "Bana zarar mı vereceksin?" diye soruverdi. Manson kısa bir duraksamanın ardından "Hiç sana zarar verebilecek birine benziyor muyum kardeşim?" deyip beklenmedik bir şey yaptı. Dizlerinin üstüne çöküp Beach Boys üyesinin ayaklarını öpmeye başladı. Rock star ve şartlı tahliye olmuş mahkûm artık yakın arkadaş olmuşlardı.
Sadece Manson ve ailesi onun evine gitmiyor zaman zaman Wilson da onların çiftliğine gidip iade-i ziyarette bulunuyordu. Manson ile arada sohbet ediyor, ailenin genç kadın üyeleriyle sevişiyordu Wilson. Kadınlar evine geldiğinde sağı solu süpürüyor, bulaşıkları yıkıyor, geleneksel ev işleriyle de ilgileniyorlardı.
[Only Registered Users Can See Links]
Beach Boys üyesi Dennis Wilson ile Manson arasındaki tuhaf arkadaşlık para, müzik, seks ve uyuşturucuyu barındırıyordu / Fotoğraf: Michael Ochs Arşivi
Kim bilir; Manson belki de birkaç yıl önce sarıldığı gitarından çıkan besteleri, yazdığı şarkı sözlerini ABD rock müziğinin bu "mütevazi", arkadaş canlısı yıldızıyla paylaşabilir, hayatında yeni bir sayfa açılabilirdi. Aslında açıldı da. Wilson, yeni arkadaşını müzik ve şov dünyası ile tanıştırdı. Hatta cinayetler öncesinde Beach Boys, Manson'ın yazdığı "Never Learn Not to Love" şarkısını kaydetti. Gerçekten Manson yetenekli olduğu için miydi yoksa ondan çekindiğinden mi? Aslında bu sorunun göreceli yanıtını Wilson (ancak) cinayetlerden sonra Manson davasının savcısı Vincent Bugliosi'ye verecekti: Manson'a zaman zaman nakit para veriyordum. Susan Atkins'in dişleriyle ilgili sorunu vardı. Doktorun onun için çıkardığı tüm faturayı karşıladım. Ailede zührevi hastalığa yakalanmış hemen herkesi doktora gönderdim, masraflarını üstlendim. Hatta onları Beverly Hills'teki kendi doktoruma yolladım. Ödünç verdiğim Ferrari arabamla kaza yaptılar. Aslında bu dünyadaki en şanslı adam olabilirim. Çünkü sadece paramı kaybettim. Müzik mi? Charlie'nin bedeninde müziğe dair en ufak bir zerre yoktu, zaten hiçbir zaman olmamıştı.
Manson'ın "Helter Skelter" saplantısı ve ırklar arası savaş
Manson, Wilson'ın evine artık uğramaz olmuştu. Çünkü Beach Boys davulcusu o ve tarikatının üyeleriyle daha fazla görüşmek istemediği belli etmişti. Neredeyse Manson ailesinin tüm kadınlarıyla cinsel ilişkiye girmişti ve korunmasız seks yüzünden hastalık kapmak istemiyordu. Charlie ve melekleri ise kendi yolundalardı.
[Only Registered Users Can See Links] Manson'a inanmak Charlie'nin meleklerine pahalıya patlayacaktı / Fotoğraf: Time
Otobüse atlayıp ülkeyi dolaştılar, sonra çiftliğe geçtiler. Koca bir yaz marihuanayla, LSD ile, seksle, sonu gelmez sohbetlerle, sözde dini ritüellerle, felsefeyle, İsa peygamber ile, beyaz ırkla ilgili muhabbetlerle geride kalıyordu. Eski bir mahkûm kendini Mesih ilan etmiş, bir çiftlik içinde kendi kilisesini kurup toplumun yozlaştığını söylüyor, hatta dünyanın sonunun geldiği iddia ediyordu. Elbette tüm bunların yanında bir de müzik vardı. Manson ailesi için durum buydu.
[Only Registered Users Can See Links]
Beatles'ın "Helter Skelter" şarkısının kendisine ırklar arası savaş çıkarması için bir mesaj olduğuna inanan Manson uzun süren uğraşların ardından yine cezaevini boylayacaktı, tek farkla bu kez son nefesine verene dek demir parmaklıklar ardında kalacaktı / Fotoğraf: The Rolling Stone
The Beatles ise artık dünya müzik listelerine hükmediyordu. Grup üyeleri Hindistan'a gitmeye karar verdi. Orada geçirdikleri zamanın ürünü olarak "White Album" çıktı ortaya 1968'te. Bu albüm Manson'ın düşünce dünyasında büyük etki bıraktı. Özellikle de Türkçe'de "karışıklık" ya da "kaçan kaçana" anlamına gelen "Helter Skelter" şarkısı... Şarkıda /Aşağıya geldiğimde sürgünün tepesine geri gidiyorum/Durup dönüp bir yolculuğa çıktığım yere/Aşağıya varıp tekrar seni görene kadar/Söyle bana, söyle bana, hadi bana cevabı söyle/Dikkat et/Karışıklık, karışıklık, işte o geliyor/ diyordu özetle. 1968'in yılbaşı gecesiydi Manson ve beraberindekiler şarkıyı dinlediklerinde.
[Only Registered Users Can See Links]
Beatles üyeleri şarkılarının seri cinayetlere ilham verebileceğini nasıl tahmin edebilirdi ki? / Fotoğraf: Jim Gray
4 buçuk dakikalık dinletinin ardından Manson aile üyelerine döndü ve şöyle dedi: "Beatles'ın ne dediğine uyandınız mı? Karışıklık çökecek. Beatles bize bunun olacağını söylüyor" Irklar arası savaşın başlayacağından bahsediyordu Manson. Mesajı almıştı!
Manson hedefini seçiyor: Müziğini görmezden gelen zenginler
Yeni yılın üçüncü ayı bitmek üzere, tarih 23 Mart 1969. Manson, Cielo Drive'daki Tate konutuna gitmeye karar verdi. Aslında Tony Melcher'ı arıyordu. Ve daha önce yaptığı keşiflerden Melcher'ın ara sıra o eve gittiğini biliyordu. Melcher, 1960'lı yılların ortalarından sonuna dek ABD'de folk rock hareketini şekillendiren, önde gelen plak yapımcılarından biriydi. Aynı zamanda şarkı yazarıydı. Manson onunla buluşup şarkılarından bahsedecekti. Randevusu yoktu ama o kendinden emindi. Belki müziğini yayınlayacak kişi Melcher olabilirdi. Kapıyı çaldı. Açan Tate'in fotoğrafçısıydı. Manson meramını anlattı. Aldığı yanıt "Geldiğin gibi geri dön, mümkünse arka sokaktan dolaşarak…" oldu.
[Only Registered Users Can See Links] Charles Manson, 1971 / Fotoğraf: AP
Manson bilenmişti. Ama önce plan yapmalıydı. Belki de büyük cinayetin provasını. Sadece dört ay sonra "dostum" dediği genç müzik öğretmeni Gary Hinman'ı aile üyelerine öldürttü. "Helter Skelter" başlamalıydı. Sadece Hinman'ın öldürülmesi emrini vermemişti Manson. Genç adamın öldüğünden emin olunduktan sonra kanıyla duvara "Politik domuzcuk" yazılacaktı. Öyle de yapıldı.
[Only Registered Users Can See Links]
Gary Hinman, katledildiği evinin duvarı ve Manson'ın öldürmekle görevlendirdiği Robert "Bobby" Beausoleil / Fotoğraf: All That Interesting
10 gün sonra benzer saçma mesajlar, kendisiyle müziği hakkında konuşmayı geri çeviren Tate malikanesinin duvarlarında da kendine yer bulacaktı. Manson'ın ilham kaynağı yine Beatles'tı. Sözüm ona bu yolu açan White Album'deki "Piggies" şarkısıydı: Küçük domuzcukları gördün mü?
Kirde mi sürünüyorsun?
Ve tüm küçük domuzcuklar için
Hayat kötüye gidiyor
Her zaman oynamak için kir olması gerek
Daha büyük domuzcukları gördün mü?
Kolalı beyaz gömleklerindeler mi?
Daha büyük domuzcukları bulacaksınız, kirleri karıştırarak
Her zaman oynamak için temiz gömlekleriniz olsun
Tüm destekleriyle arpacıklarında
Etrafta ne olduğu umurlarında değil
Gözlerinde bir eksiklik var
Onlar ne?
Kaynak ([Only Registered Users Can See Links])
Asrevya
09 Ekim 2024, 23:04
Cezaevi aslında eğitim yeri olmuş.
Ürkütücü bir yaşam.
vBulletin v3.8.11, Copyright ©2000-2026, Jelsoft Enterprises Ltd.