Leydihan
08 Ağustos 2024, 17:26
Late Night with the Devil: Televizyon, Korku ve Hicivin Buluştuğu Film
[Only Registered Users Can See Links]
Cameron ve Colin Cairnes’in birlikte yazıp yönettiği Late Night with the Devil (Şeytanla Bir Gece), Stephen King’den övgüler almış ve eleştirmenler tarafından beğenilmiş bir yapım olarak vizyona girdi. Film, İstanbul Film Festivali sonrası genel gösterime ulaştı ve okültizm ile doğaüstü öğeleri televizyon dünyasıyla harmanlayarak izleyiciye sıra dışı bir gerilim deneyimi sunuyor. Başlıca rollerde David Dastmalchian, Laura Gordon, Ian Bliss, Fayssal Bazzi, Rhys Auteri ve Ingrid Torelli yer alıyor.
Hikaye, bir dönem zirveye oynayan ancak reytingleri düşen TV sunucusu Jack Delroy üzerinden ilerliyor. Delroy, eski gücünü geri kazanmak ve yeni bir kontrat almak için Cadılar Bayramı temalı özel bir bölüm hazırlar. Programda, ölülerle iletişim kurduğunu iddia eden bir medyum, şeytanla bağı olan genç bir kadını tedavi eden bir parapsikolog ve hipnoz yeteneği olan şüpheci bir misafir bulunur. Başlangıçta merak uyandırıcı ve eğlenceli olan program kısa sürede kontrolden çıkar.
[Only Registered Users Can See Links]
Cairnes Kardeşler, medyanın sınırsız güç hırsını eleştirirken, Amerikan TV tarihinin ikonik gece şovlarını karikatürize ediyor. İzleyicilerin tepkileri arttıkça, sunucu ve yapımcı haz duymaya devam ediyor; bu durum, Network ve Requiem for a Dream gibi eserleri anımsatan medya eleştirisi niteliği taşıyor.
David Dastmalchian, filmdeki rolüyle karakterin hırsını, manipülatif yanlarını ve şeytana ruhunu satma isteğini etkileyici biçimde yansıtıyor. Film, retro 70’ler estetiği, kara komedi göndermeleri ve belgesel tarzı anlatımıyla dikkat çekiyor.
Korku ögeleri (beden ele geçirme, parapsikoloji, ölülerle iletişim) filmde hızlı tüketilse de yapım, popüler kültür ironisi ve tekinsiz atmosferiyle öne çıkıyor. Tek mekanda geçen kurgusu ve talk-show ile kamera arkası sahneleri arasındaki başarılı geçişler, filmin temposunu canlı tutuyor. Final kısmı bazı izleyiciler için tatmin edici olmasa da film, yaratıcı kurgusu ve gerilim-komedi dengesiyle dikkat çekiyor. İzleyiciler, sunucunun şeytana ruhunu satıp satmadığını ya da her şeyin bir tiyatro mu olduğunu kendileri değerlendirebilir.
[Only Registered Users Can See Links]
[Only Registered Users Can See Links]
Cameron ve Colin Cairnes’in birlikte yazıp yönettiği Late Night with the Devil (Şeytanla Bir Gece), Stephen King’den övgüler almış ve eleştirmenler tarafından beğenilmiş bir yapım olarak vizyona girdi. Film, İstanbul Film Festivali sonrası genel gösterime ulaştı ve okültizm ile doğaüstü öğeleri televizyon dünyasıyla harmanlayarak izleyiciye sıra dışı bir gerilim deneyimi sunuyor. Başlıca rollerde David Dastmalchian, Laura Gordon, Ian Bliss, Fayssal Bazzi, Rhys Auteri ve Ingrid Torelli yer alıyor.
Hikaye, bir dönem zirveye oynayan ancak reytingleri düşen TV sunucusu Jack Delroy üzerinden ilerliyor. Delroy, eski gücünü geri kazanmak ve yeni bir kontrat almak için Cadılar Bayramı temalı özel bir bölüm hazırlar. Programda, ölülerle iletişim kurduğunu iddia eden bir medyum, şeytanla bağı olan genç bir kadını tedavi eden bir parapsikolog ve hipnoz yeteneği olan şüpheci bir misafir bulunur. Başlangıçta merak uyandırıcı ve eğlenceli olan program kısa sürede kontrolden çıkar.
[Only Registered Users Can See Links]
Cairnes Kardeşler, medyanın sınırsız güç hırsını eleştirirken, Amerikan TV tarihinin ikonik gece şovlarını karikatürize ediyor. İzleyicilerin tepkileri arttıkça, sunucu ve yapımcı haz duymaya devam ediyor; bu durum, Network ve Requiem for a Dream gibi eserleri anımsatan medya eleştirisi niteliği taşıyor.
David Dastmalchian, filmdeki rolüyle karakterin hırsını, manipülatif yanlarını ve şeytana ruhunu satma isteğini etkileyici biçimde yansıtıyor. Film, retro 70’ler estetiği, kara komedi göndermeleri ve belgesel tarzı anlatımıyla dikkat çekiyor.
Korku ögeleri (beden ele geçirme, parapsikoloji, ölülerle iletişim) filmde hızlı tüketilse de yapım, popüler kültür ironisi ve tekinsiz atmosferiyle öne çıkıyor. Tek mekanda geçen kurgusu ve talk-show ile kamera arkası sahneleri arasındaki başarılı geçişler, filmin temposunu canlı tutuyor. Final kısmı bazı izleyiciler için tatmin edici olmasa da film, yaratıcı kurgusu ve gerilim-komedi dengesiyle dikkat çekiyor. İzleyiciler, sunucunun şeytana ruhunu satıp satmadığını ya da her şeyin bir tiyatro mu olduğunu kendileri değerlendirebilir.
[Only Registered Users Can See Links]