Go Back   ForumKalbi.Com - Forum, Aşk Forum, Eğlence Forum, Sevgi Forum > İslam Forum, İslam Forumları > Dünya Dinleri

Dünya Dinleri Dünya dinleri hakkında aradığınız herşey bu bölümde.

Sabiiler Hakkında

Şu anda İslam Forum, İslam Forumları kategorisinin Dünya Dinleri bölümünde bulunan "Sabiiler Hakkında" konusunu görüntülemektesiniz. Bu konu kısaca; Sabiiler MANDENLER ( Sabiiler ) Araplar tarafından Sâbiî (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk kendilerine Mandenler (bilgili olanlar arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad Nasuralar dır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Manden adı tüm topluluk üyeleri için kullanılırken Nasura adı yalnızca ... gibi şeylerden bahsediyor.


User Tag List

Sabiiler Hakkında

Sabiiler Hakkında

Şu anda İslam Forum, İslam Forumları kategorisinin Dünya Dinleri bölümünde bulunan "Sabiiler Hakkında" konusunu görüntülemektesiniz. Bu konu kısaca; Sabiiler MANDENLER ( Sabiiler ) Araplar tarafından Sâbiî (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk kendilerine Mandenler (bilgili olanlar arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad Nasuralar dır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Manden adı tüm topluluk üyeleri için kullanılırken Nasura adı yalnızca ... gibi şeylerden bahsediyor.



Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 25-03-2014, 18:29   #1
Beni düşmanımın kötülüğü değil,
Dostumun sinsiliği korkutur...
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2014
Mesajlar: 2.949
Konular: 2334
Cinsiyet:
Burcunuz:
Takımınız:
Rep Bilgisi
REP Gücü:
REP Puanı: 3992
REP Seviyesi: TıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the roughTıLSıM is a jewel in the rough
İletişim
Sosyal Ağlar
Sabiiler Hakkında

Sabiiler Hakkında

Sabiiler

MANDENLER ( Sabiiler )

Araplar tarafından Sâbiî (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk kendilerine Mandenler (bilgili olanlar arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad Nasuralar dır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Manden adı tüm topluluk üyeleri için kullanılırken Nasura adı yalnızca din adamları topluluğun ileri gelenleri ve ataları için kullanılır. Mandenler ayrı bir dil olan Mandence konuşurlar. Sâbiî sözcüğü ise Mandence de vaftiz olmak ya da suya daldırmak anlamına gelen sab fiilinden türetilmiştir ve Araplar tarafından Mandenlerin en dikkat çeken ve sık uyguladıkları ibadetlerinden biri olan vaftiz uygulaması nedeniyle bu topluluğa bir ad olarak verilmiştir.

Sâbiîler in Kur an da üç ayrı yerde (Bakara: 62 Maide:69 ve Hac:17) bahsi geçmektedir. Bu üç yerde de onlardan Allah a iman edenler olarak söz edilmesi erken dönemden başlayarak Mandenler in kim oldukları ve nerede yaşadıkları konusunda İslam araştırmacıların ilgisini çekmiştir. X. Yüz yıla kadar araştırmacılar Sâbiîler in güney Irak ta yaşadıklarını ve kendine özgü bir dinleri bulunduğunu belirtmişlerdir.

Bu ilk değerlendirmeler yüzeysel olmalarına karşın genellikle doğruydu. Ne var ki Halife Me mun döneminde ölüm tehditlerinden kurtulmak isteyen Harraniler (Harranlı putperestler) kendilerini Sâbiîler olarak gösterdiler ve bugüne dek gelen bir yanlışın ortaya çıkmasına neden oldular. Oysa Asur-Babil politeizmini sürdüren ve putperest olan Harraniler in Sâbiîler ile hiç bir ilgileri yoktu. Sâbiî adını almalarından sonra bir çok Harrani Bağdat gibi önemli merkezlerde Sâbiî adını kullanarak ünlü oldu ve Sâbiîlik adı altında kendi inançlarını yayma fırsatı buldu. Gerçek Sâbiîler ise ezoterik ilkelerinin bir gereği olarak inançlarını açıklamamaları nedeniyle unutuldular.

Daha sonraları el-Bağdadi ve Biruni gibi araştırmacılar Sâbiîleri Harran Sâbiîleri ve VasıtSâbiîleri olarak ikiye ayırarak güney Irak takileri gerçek Sâbiîler olarak kabul ettiler. Bu araştırmacılar Harranlıların gerçek Sâbiî olmadıklarını ve bu adı sonradan aldıklarını da açıkladılar.

Batılı araştırmacılar Mandenler ile XVI. yüz yıldan başlayarak ilişki kurdular. Başta Cizvit misyonerleri ve çeşitli batılı araştımacılar önceleri Vaftizci Yahya Hıristiyanları diye adlandırdıkları Mandenler in kutsal metinlerini çevirmeye ve bu dinle ilgili bilgi vermeye başladılar. Son yüz yıl içinde oldukça ciddi araştırmalar gerçekleştirildi ve Manden literatürünün tümü çeşitli Batı dillerine çevrildi.

Tarihçe

Mandenler kendi dinlerinin Adem le birlikte başladığını ileri sürerler. Aslında bu din İ.Ö. 200 yıllarından başlayarak Filistin-Ürdün yöresinde yaşayan heterodoks Yahudi akımları içersinde filizlenmiştir. Bu dönemde Kudüs teki egemen Yahudi anlayışına karşı çıkan bir çok topluluk bulunmaktaydı. Bunlar arasında en önemlileri Esseneler Vaftizciler ve Nasuralar idi. Mandenler açısından bunların içinde en dikkat çekeni Nasuralar dır. Zira kendi kutsal metinlerinde Mandenler Nasuralar ı Filistin deki kendi ataları olarak kabul ederler ve Nasuralar ın Yahudiler ile yaptıkları mücadeleyi dile getirirler. Ortodoks Yahudi anlayışına karşı çıkan akımların içinde Nasuralar en güçlüsüydü. Bu yüzden Yahudiler o dönemde karşılarına çıkan her aykırı akımı Nasuralar dan olmakla suçladılar. Nitekim İsa ve yandaşları da Yahudilerce önceleri Nasura adıyla çağrılmıştı.

Mandenler tarafından IşıkPeygamberi olarak adlandırılan ve büyük önder olarak kabul edilen Vaftizci Yahya büyük olasılıkla Nasura topluluğu ile ilişki içindeydi. İsa nın çağdaşı olan Yahya bir Yahudiydi ancak sonradan resmi Yahudi görüşlerine karşı çıkarak kendi topluluğunu kurmuştu. İsa Yahya tarafından vaftiz edilmişti. Yahya nın aykırı inanç ve uygulamaları nedeniyle huzursuz olan Yahudiler bölgeye Roma adına egemen olan Herod Antipas a Yahya yı ihbar ettiler. Bunun üzerine Yahya tutuklandı ve çeşitli işkencelerden sonra başı kesilerek öldürüldü. Yahya nın yandaşları baskı ve zulum altına alındılar bir çoğu öldürüldü. Knight & Lomas The Hiram Key adlı kitaplarında Nasuralar ın İ.S. 37 yılında katliama uğrayarak göç etmek zorunda kaldıklarını söylerler ve bu baskı uygulamasının sorumluluğunu doğrudan Aziz Pavlus a (Saint Paul) yüklerler.

İncil in Habercilerin İşleri 19:1-5 bölümlerinde Aziz Pavlus un Efes te Vaftizci Yahya nın izinden giden topluluklarla karşılaştığı üstelik bu kişilerin İsa dan hiç haberlerinin bulunmamasına çok şaşırdığı kayıtlıdır. Kudüs ve Efes arasındaki uzaklık göz önüne alındığında Vaftizci Yahya ya bağlı inanç topluluklarının kısa sürede ne ölçüde hızlı bir yayılmayı sağladıkları açıkça anlaşılabilir.

Göç etmelerine neden olan katliama Mandenler kutsal kitaplarında ayrıntılı biçimde yer verirler. Katliamdan kurtulanlar kuzey Mezopotamya ya kaçmışlardır. Mandenler in kutsal metinleri göç edenlerin sayısını 60.000 olarak belirtir. Mandenler bir süre sonra güney Mezopotamya ya göç ettiler. VII. Yüz yılda Irak ın Müslümanlar tarafından fethedilmesi ile Mandenler İslam egemenliği altına girdiler.

Tüm bu tarihsel süreç boyunca Mandenler çeşitli inanç ve kültürlerle ilişki içine girdiler ve farklı geleneklerden etkilendiler. Kendi özgün Yahudi kültürleri üzerine İran dinlerinden Asur-Babil inançlarından ve Hıristiyanlıktan aldıkları çeşitli öğeleri uyarladılar. Filistin de uğradıkları katliam nedeniyle Yahudiliğe karşı bir polemik geliştirerek zamanla Yahudilik´ten iyice uzaklaştılar.

İnanç ve İbadetleri

Mandenler dünya üzerinde günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş en son gnostik din olarak dikkat çekmektedir. Vaftizci Yahya yı teolojilerinin en kutsal kişisi olarak kabul etmeleri nedeniyle Vaftizci Yahya Hıristiyanları (Christians of Saint John the Baptist) olarak da adlandırılırlar. Oysa İsa hakkındaki değrlendirmeleri oldukça farklıdır. Baigent Leigh & Lincoln The Messianic Legacy adlı kitaplarında Mandenler in İsa yı bir sapkın gizli öğretileri herkese açıklayan bir isyankar olarak gördüklerini belirtirler.

a)Kutsal Metinler:

Pek zengin bir dinsel literatüre sahip olan Mandenler in kutsal metinleri iki ana grupta toplanır: Yazılı metinler ve çanak ve tabletler üzerindeki giz metinleri.

Mandenler in kutsal kitapları arasında en önemli yeri üç ayrı kitap tutar: Ginza Draşia d Yahya ve Qolasta . Ginza (Hazine) yaklaşık 600 sayfadır ve Adem in Kitabı diye de adlandırılır. Çeşitli dualar teoloji mitoloji ölüm ve ölüm sonrası gibi konuları içerir. Draşia d Yahya (Yahya nın Öğretileri) büyük ölçüde Yahya nın yaşamını ve öğretilerini konu alan bir kitaptır. Qolasta (Övgü) ise vaftiz ritüelik yemekler ibadetlerle ilgili dualar ve çeşitli uygulamaları içeren bir kitaptır.

Yazılı metinler arasında yalnızca din adamlarınca kullanılmasına izin verilen ezoterik metinler de vardır. Alf Trisar Şuialia (Binoniki Soru) Alma Rişaia Rabba (Büyük İlkEvren) ve Alma Rişaia Zuta (Küçük İlk Evren) bu kitaplara örnek olarak verilebilir. Bunlar genellikle teoloji ve mitoloji anlayışlarını dile getirmektedir. Ayrıca çeşitli konularla ayrı ayrı ilgilenen divan şerh ve tefsirler de mevcuttur.

Astroloji ile ilgili yazılı metinler daha çok kehanet cin kovma ebced hesabına benzer yöntemlerle kişisel olayların yorumlanması konusunda bilgiler içermektedirler. Bunların en önemlisi Sfar Malvaşia dır (Burçlar Kitabı).

Yazılı olmayan giz metinleri ise çeşitli durumlarda hastalık büyü afet ve benzer kötülüklere karşı çanak çömlek üzerine ya da metal ve papirüs sayfalara yazılan kısa muskalardır.

Mandenler kutsal metinlerinin yaratılışta Tanrı tarafından Adem e verildiğine inanırlar. Mandenler in dinsel literatürü üzerine yapılan incelemeler bu metinlerin genellikle İ.S. II III. yüz yıllarda derlendiğini ortaya koymuştur.

Mandenler in kutsal metinleri Aramice nin doğu lehçelerinden biri olarak değerlendirilen Mandence ile yazılmıştır. Gündelik yaşamlarında Arapça konuşan Mandenler bu dili anlamadan sadece ibadet dili olarak kullanırlar. Mandence yi okuyup yazabilme ayrıcalığı yalnızca din adamlarına aittir.

b)Tanrı Anlayışı

Mandenler in dinsel anlayışları tümüyle gnostik düalizm temeline dayanmaktadır. Bu ikili anlayışta bir yanda Işık Evreni diğer yanda ise Karanlık Evreni bulunmaktadır. Işık Evreni nin yöneticisi Yüce Yaşam Kudretli Ruh ya da Yüceliğin Efendisi gibi niteliklerle de adlandırılan Malka d Nhura dır (Işık Kralı). Malka d Nhura nın en üstün niteliklere sahip olduğuna ve tüm eksikliklerden uzak bulunduğuna inanılır.

Malka d Nhura nın çevresinde sayısız Işık Varlıkları vardır. Bu varlıklar Uthria (Zenginler) ya da Malkia (Krallar) diye adlandırılırlar. Bunlar da her türlü kötülükten uzak varlıklardır. Işık Evreni her türlü yokluk kötülük eksiklik yanlışlık ve ölümlülükten arınmıştır. Düzen ve verimliliği simgeleyen Hiia (Yaşam) ilkesinden türeyen Işık Evreni nin kuzey de olduğuna inanılır.

Düalizmin diğer yönünü oluşturan Karanlık Evreni de benzer bir yapılanmaya sahiptir. Bu evrenin başında bir adı da Büyük Canavar olan Malka d Hşuka (Karanlık Kralı) bulunur. O sayısız kötü varlığın yaratıcısı ve kötülüklerin yayıcısıdır; kötü niteliklerin tümüne sahiptir. Aslan başlı ejder gövdeli kartal kanatlı ve kaplumbağa sırtlı olarak düşünülen Malka d Hşuka soluğu ile demiri eritir ve bakışıyla dağları sarsar. Yine de Malka d Nhura nın karşıtı olduğu için aptal ve sersem olduğuna inanılır. Karanlık Evreni yokluk eksiklik ve düzensizliği simgeleyen Kara Su (Kaos) ilkesi tarafından yaratılmıştır ve bu evrenin güney de bulunduğu varsayılır.

Malka d Hşuka nın yanında sayısız kötü varlık devler canavarlar şeytanlar ve kötü ruhlar bulunur. Bunlara ek olarak Karanlık Evreni ne düşmüş ya da kaderin bir sonucu olarak buraya atılmış bazı Işık Varlıkları da vardır. Bunların önderi olan Ruha özellikle evrenin ve insanın yaratılışında kötülükleri harekete geçiren dişi figür olarak Malka d Hşuka yı kışkırtan ve bu nedenle Karanlık Evrenine mahkum olan bir Işık Varlığıdır. Ayrıca Işık Evreni ile Karanlık Evreni arasında aracılık görevi gören Yuşamin Abatur ve Ptahil gibi varlıklar da mevcuttur.

Hem Malka d Nhura hem de Malka d Hşuka ezeli ve ebedi varlıklardır. Dünyanın sonu gelince tüm kötü varlıklar yok olacaklar ancak kaos ilkesi ile Malka d Hşuka kendi evrenlerinde tutsak olarak varlıklarını sonsuza kadar sürdüreceklerdir.

c) Yaratılış Anlayışı

Mandenler´e göre evrenin ve insanın yaratılışı iyilik ile kötülüğün arasındaki kaçınılmaz savaşın bir sonucudur. Evren yaratılmadan önce Işık Evreni ile Karanlık Evreni birbirinden tümüyle ayrı durumdadırlar. Yapısı gereği Karanlık Evreni düzensizliği simgeleyen Kara Su dan oluşmuştur; yaşam ve verimlilik öğelerini içermediği için orada hiç bir varlık yoktur. Bu yüzden Malka d Hşuka kimi Işık Varlıklarını tutsak etmeyi planlamaktadır. Bu durumdan haberdar olan Malka d Nhura kendi elçisi olan Manda d Hiia yı (Yaşam Elçisi) özel görevle gizlice Karanlık Evren e gönderir. Kutsal silahları sayesinde Manda d Hiia Karanlık Kralı nın yakalar ve zincire vurur. Ancak bu sırada Işık Evreni nde yaşayan Yuşamin ve Abatur gibi kimi Işık Varlıkları meraktan iki evrenin arasındaki perdeyi aralarlar ve Kara Su ya bakarlar. İşte onların bu merakı Işık Evreni nden düşmelerine neden olur. Işık Evreni ne geri dönmek isterler ancak ilahi kader gereği bu artık olanaklı olmayacaktır.

İkinci Yaşam ve Üçüncü Yaşam olarak da adlandırılan Yuşamin ve Abatur un düşüşleri evrenin ve insanın yaratılması açısından son derece önemlidir. Bunlar Işık ve Karanlık Evrenleri arasında sınırda kalırlar ve kendilerine ait yeni bir evren kurmaya çalışırlarsa da başarılı olamazlar. Abatur Kara Su ya bakar ve kendi yansımasını görür. Bu yansımadan Dördüncü Yaşam olarak adlandırılan Ptahil oluşur. Kara Su yun içinde kendini kurtarmaya çabalayan Ptahil i daha önceden Karanlık Evren e atılmış olan Ruha görür. Ruha gider ve Malka d Hşuka nın zincirlerini çözer. İkisi birlikte Ptahil e dost görünerek Ptahil i maddi dünyayı yaratması için kışkırtırlar. Amaçları sonradan Ptahil in yaratacağı bu maddi dünyaya egemen olmaktır. Bu arada Ruha ile Malka d Hşuka birleşirler ve bu birleşmeden kötü varlıklar olan yedi gezegen ve oniki burç doğar. Ptahil Işık Kralı Malka d Nhura ya kurtulmak için yalvarır. Malka d Nhura Ptahil e Yaşam Işığı nı verir. Böylece Ptahil dünyayı yaratır. Dünyanın maddi yönleri Kara Su dan yaşam ve verimlilik taşıyan yönleri Yaşam Işığı ndan oluşur. Yaratılış tamamlanınca Malka d Hşuka Yaşam Işığı nın kaçmaması için dünyanın çevresine kendi kötü çocukları olan yedi gezegen ile on iki burcu dizer; dünyayı Ptahil in elinden alır ve cinler şeytanlar gibi kötü varlıklarla doldurur.

Görüldüğü gibi Mandenler in inancında dünyanın yaratıcısı Malka d Nhura değil düşmüş bir Işık Varlığı olan Ptahil dir ve gnostik yaklaşımda sık görülen Demiurgos rolünü üstlenmektedir.

Yarattığı dünyanın kötü güçlerin eline geçtiğini gören Ptahil en azından dünyada kendisini simgeleyecek bir varlık bulunmasını arzular ve insanı yaratmayı planlar. Ancak kötü güçler yine işe karışırlar ve onu kandırmayı başarırlar; yaratılan sadece bedendir; yaşam öğesinden yoksun olduğu için cansızdır. Ptahil bedene can vermek için türlü yolları dener ancak başarısız olur. Bunun üzerine Malka d Nhura ya kendisine yardım etmesi için yalvarır. Bu yakarışa yanıt olarak Işık Kralı insanın ruhunu Işık Evreni nden yeryüzüne indirir ve Manda d Hiia aracılığı ile cansız bedene yerleştirir. Bunun üzerine Adem ayağa kalkar.

Mandenler e göre Adem ilk inanan kişidir. Işık Kralı insanı kötü varlıkların eline bırakmamış ruhun bedene konuluşu ile birlikte insanı eğitmesi için Manda d Hiia yı görevlendirmiştir. İnsanı korumak üzere Hibil Şitil ve Anuş adlarında üç muhafız yollamıştır. Böylece yaratılan ilk insan Işık Kralı na bağlanmıştır. Ayrıca Adem in yeryüzünde yalnız kalmaması için Havva yaratılmıştır. Adem ile Havva nın evliliklerinden üç kız ve üç erkek kardeş doğmuş ve bunlar vasıtasıyla insanlık çoğalmıştır.

d) İnsan ve Kurtuluş Anlayışı

Mandenler e göre insan madde ve ruhtan oluşan iki farklı öğeden meydana gelmiştir. Beden madde olarak kötülük ve karanlığı ruh ise iyilik ve aydınlığı simgeler. Beden varlık olarak kötülüğe aittir. Oysa ruh tanrısal Işık Evreni nden gelerek bedene konulmuştur. Bedene yerleştirilen ruh bu durumdan hiç hoşnut değildir ve Işık Evreni ne yeniden yükselmek istemektedir. Diğer yandan yeryüzündeki kötü güçler ellerine düşen bu Işık Varlığı nı kaçırmamak için çepeçevre kuşatarak çeşitli dünya nimetleri ile hırs şehvet kıskançlık gibi duygularla bu dünyaya bağlamaya çalışmaktadırlar. Ruh beden içinde bir tutsak yaşamı sürdürmektedir.

Manden inançlarına göre kurtuluş yalnuzca ruh için geçerli olabilir zira beden maddi dünyaya aittir. Ruhun kurtuluşu ise bedenden ve dünyadan ayrılması ile olanaklıdır. Bu kurtuluş uğruna ruhun doğru inanç ve ibadetlere bağlanması gereklidir. Ancak bu bile yetersiz kalabilir. Çünkü Mandenler e göre tek kurtuluş Tanrısal Bilgi ye sahip olmakla gerçekleşir. Bu bilgi kazanılan ya da öğrenilen bir bilgi değil ancak verilen bahşedilen bir bilgidir. İnsanın kurtuluş için yapması gereken bu bilgiyi alabileceği uygun ortamı hazırlamaktır. Bu da inanç ve ibadetlerle olabilir. Tanrısal Bilgi ye sahip olan ruh maddi dünyadan temizlenerek tanrısal Işık Evreni ne yüce Işık Kralı nın yanına yükselir.

İlk kurtuluş örneği Adem in kişiliğinde gerçekleşmiştir. Yaratıldıktan sonra Adem kötülükten uzak kalmış Işık Kralı na itaat etmiş ve kendi kurtuluşu için yakarmıştır. Böylece Adem e Manda d Hiia aracılığı ile Tanrısal Bilgi iletilmiş Adem in ruhu Işık Evreni ne yükselmiştir.

e) Kıyamet Anlayışı

Mandenler Adem in yaratılışından kıyamete kadar dünyanın 480.000 yıl süreceğini varsayarlar. Bu süre dörde ayrılır. Adem ile başlayan ilk dönem 216.000 yıl sürmüş ve sonunda insanlık kılıç ve hastalık tarafından yok edilmiştir. Yalnızca bir çift insan hayatta kalmıştır. İkinci dönem 156.000 yıl sürmüş ve insanlık bu kez ateş ile yok olmuş; yine bir çift insan kalmıştır. Bin yıl süren üçüncü dönem sonunda insanlık su ile yok edilmiş; sadece Nuh ve ailesi yaşamayı sürdürmüştür. İçinde bulunulan son dönem Nuh ile başlamış olup kıyamete kadar 8.000 yıl sürecektir.

Dördüncü dönemin son 2.000 yılı Kudüs ün kurulması ile başlayan kötülük ve savaşların giderek arttığı Ahir Zaman dır. Bu dönemde Mandenler e yönelik şiddet ve baskılar yoğunlaşır; kıtlık kuraklık salgınlar ve doğal afetler artar. Kıyamete dair çeşitli işaretler görülür. Bu işaretlerin başlıcaları bir yıldızın okyanusa düşmesi yedi denizin sularının kızarması; bu sulardan içenlerin kısır olması ve son olarak da büyük bir fırtınanın çıkmasıdır. Bu işaretlerden sonra Praşai Siva (Son Savaşçı) çıkacaktır. Bir anlamda Mehdi olan Praşai Siva döneminde tüm kötülükler son bulacak savaşlar ve tüm doğal afetler kaybolacaktır. Bu dönem bir Altın Çağ olacaktır. Mehdi nin egemenliği kıyamete kadar sürecektir.

Kıyamet günü önce havanın zehirlenmesi ile tüm canlılar ölecek sonra gezegenler ve burçlar yok olacaktır. Kıyametten sonra tüm ruhlar için genel hesap yapılacaktır. Ölen insanların ruhları yedi gezegenden geçerek Abatur un terazisine ve oradan da Işık Evreni ne yükselir. Ölen kişi eğer iyi ve inançlı bir kişiyse ruhu gezegenleri hızla geçer ve Işık Evreni ndeki Mşunai Kuşta adlı cennete ulaşır. Ölen kişi günahkarsa onun ruhu gezegenlerde kalır ve işkencelere uğrar. Kıyamet günü gezegenlerde tutulan ruhlar da Abatur un terazisinden geçerek günahlarının son cezasını çekmek üzere bir tür cehennem olan Suf Denizine atılacaklardır. Günahlarının cezasını tamamlayan ruhlar Işık Evreni ne yükselecektir. Manden olmayanlar ise sonsuza kadar Suf Denizinde kalacaklardır.

f) İbadetleri

Mandenler in yaşantısı dinsel kurallarla sıkı bir disiplin altına alınmıştır. Ruhun kurtuluşu için ibadet şarttır. Manden ibadetleri arasında en önemlisi vaftizdir. Masbuta Tamaşa ve Rişama biçimlerinde üç çeşit vaftiz vardır. Tam vaftiz olan Masbuta bir din adamı gözetiminde akarsuya tümüyle dalıp çıkma biçiminde uygulanır ve haftada bir kez pazar günleri yapılması zorunludur. Tamaşa ise bir din adamı yardımı olmadan kişinin kendi başına akarsuya üç kez dalıp çıkması işlemidir ve ancak kavga küfür etmek yalan söylemek gibi dinsel bakımdan kirli sayılan eylemler sonrasında uygulanır. Rişama ise İslam daki abdeste benzer biçimde uygulanan bir vaftiz türüdür. Vaftizin kesinlikle bir akarsuda yapılması gerekir. Mandenler akarsuları Işık Evreni ile ilişkili görürler ve onları Yaşam Suyu diye adlandırırlar. Haftada en az bir kere uygulanan vaftizin dışında dinsel bayramlarda evlilik doğum ölüm yolculuk gibi durumlarda da vaftiz uygulamaktadırlar.

İbadetler arasında çeşitli nedenlerle düzenlenen törenler ve yemekler de önemli bir yer tutar. Ölüm sonrasında yapılan Masiqta adlı tören ölen kişinin ruhunun Işık Evreni ne hızla ulaşması için uygulanır. Bu törende din adamları tarafından hazırlanan özel yemekler belirli ritüeller vasıtasıyla yenilir. Ölüm dışında rahipliğe giriş töreni (inisiyasyon) ve tapınağın temizlenmesi gibi nedenlerle de ritüelik yemekler düzenlenir. Bu tür ayin yemeklerinden önce din adamları tarafından güvercin ve koç kurban edilmesi de sık görülen uygulamalardandır.

Üç kez gündüz ve iki kez gece olmak üzere günün belirli saatlerinde Işık Kralına dua ederler. Bu dualar yüzler kuzeye dönülerek gerçekleştirilir.

Yılın belirli günlerini uğursuz kabul ederler ve böyle günlerde iş yapmamaya dışarı çıkmamaya özen gösterirler. Yılın belirli günlerinde de bayram yaparlar. En önemli bayramları bir tür bahar bayramı olan beş gün boyunca kutlanan Panja ya da Parvania bayramıdır.

Diğer gnostik geleneklerin aksine Mandenler de dünyadan elini eteğini çekerek bir inziva yaşamı sürmek biçiminde uygulamalara yer yoktur. Her ne kadar dünyanın kötü güçler tarafından yaratıldığına inansalar da evlilik çocuk sahibi olma ya da iş kurma gibi olaylara çok önem verirler.

Mandenler tapınaklarına Mandi adını verirler. Tapınaklar genellikle bir akarsu yakınında kuzeye bakan güney tarafında küçük bir kapısı olan penceresiz basık bir kulübeden ibarettir. Bu yapının akarsuya bağlanan küçük bir vaftiz havuzu vardır. Tapınak içinde herhangi bir döşeme ya da süsleme bulunmaz burada ibadet de yapılmaz. Mandi aslında Işık Evreni nin küçük bir modeli bir simgesi olarak düşünülür. Mandilere yalnızca din adamları girebilir. Onlar da sadece belirli zamanlarda girerler. Bu bakımdan Mandinin bir tapınak olduğunu söylemek bile zordur; zira tapınaktan çok bir kült kulübesi niteliğindedir.

Toplumsal Yapı

Mandenler de birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış toplumsal kastlar mevcut değildir. Bununla birlikte topluluk içinde dini törenleri yöneten bir din adamları grubu bulunur. Kuramsal olarak bedence sağlam soyunda bir sapkınlık ya da dinden dönme olmayan herkes din adamı olabilir. Ancak uygulamada din adamlığı babadan oğula geçen bir meslek gibidir.

Din adamı olacak kişiler uzun bir süre bir başka din adamı gözetiminde adaylık ve öğrencilik dönemi geçirirler. Daha sonra düzenlenen bir inisiyasyon töreni ile din adamı olurlar. Din adamlığı dört dereceden oluşan bir hiyerarşik yapıya sahiptir. Yardımcı din adamlarına Aşganda adı verilir. Normal din adamlarına Tarmida denir. Ganzibra derecesi ise yöresel baş rahiplik düzeyidir. En üst dereceye RişAma adı verilir ve Manden topluluğunun önderi anlamına gelir.

Topluluğun tüm üyeleri kutsal elbise olan Rasta yı sürekli giymek zorundadır. Rasta uzun beyaz bir elbisedir. Rasta sız ölmek ölüm sonrasında büyük cezalar getirecektir. Bu nedenle Mandenler dış elbiselerinin altına daima Rasta larını giyerler.

Din adamları Rasta ya ek olarak bazı özel eşyalar da kullanırlar. Bunlar arasında en önemlisi sağ el küçük parmağında taşınan altın bir yüzüktür. Ayrıca zeytin dalından yapılmış bir asa ağzı ve burnu kapatacak biçimde başa sarılan beyaz bir sarık ve saçları bağlamak için başa sarılan bir kurdele vardır. Yalnızca din adamlarının giyebildikleri bu nesneler din adamının ölümünde kendisi ile birlikte gömülürler.

Topluluk üyeleri için bir dine kabul töreni yoktur. Manden bir aileden doğan herkes topluluğun doğal üyesi olarak kabul edilir. Manden anne ya da babadan doğmamış bir kimsenin topluluğa kabulu olanaksızdır.

Her topluluk üyesinin bir dünyalık adı bir de gizli adı olmak üzere iki adı vardır. Gizli ad doğumda din adamları tarafından yapılan astrolojik hesaplar sonucunda verilir. Bu gizli ad yalnızca topluluk üyeleri arasında ve dinsel törenlerde kullanılır.

Her üyenin topluluğun gizlilik ilkesine uyması en önemli görevidir. Manden dininin herhangi bir kuralı ya da öğretisini Manden olmayanlara aktarmak en büyük günah olarak değerlendirilir.

Günümüzde Sabiiler

Günümüzde Sabiiler Dicle ve Fırat kıyıları Irak ın güneyindeki eski Kuzistan ın Karun Nehri Boylarında yaşamalarına rağmen büyük bir bölümü Bağdat ve Basra da yaşamaktadırlar. Sabiiler kendileri dışında kimseyle evlenmeyen kapalı toplum olup Altın ve Gümüş işçiliğinde oldukça ilerlemişlerdir.Irak´ın dışında İsveçAvustralyaABD gibi ülkelerdede yaşayan Mandaistlern Günümüzde Dünya da sayısı 30.000 kadardır

__________________
TıLSıM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Paylas Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hakkinda, sabiiler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:16.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1
- vBulletin Mods & Addons Copyright © 2015 DragonByte Technologies Ltd.
Kuruluş : 26 Temmuz 2008
Forumkalbi.Com Her Hakkı Saklıdır.
Dizayn: Deep Dreams - ForumKalbi V1
Web: Forum Kalbi - E-Posta: info[at]forumkalbi.com
ForumKalbi.Com; hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Forum Kalbi, 5651 Sayılı Yasa' da tanımlanan -Yer Sağlayıcı- olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, ForumKalbi.Com yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz -Uyar ve Kaldır- prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@forumkalbi.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler incelenerek ihlal olduğu belirlenen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388